PDA

View Full Version : M.City ile Kanserimsi Sezon :)



Borlach
22.Aralık.2011, 04:34
M. City ile başladığımız kariyerimizde ilk sezonumuz dün gece itibari ile bitmiş bulunmakta.

Sezon başı kadromuza sadece Mats Hummel takviyesini yaparak yola çıktık ve taktik olarak ise, 4-3-1-2'yi benimsedik.

Genel hali ile ilk on birimiz;

Hart

M.Richards - K. Toure - V. Kompany - G. Clichy


Y.Toure - N. De Jong - S. Nasri

D.Silva

Agüero - Dzeko

şeklindeydi. Mükemmel bir hazırlık dönemi geçirdikten sonra ilk resmi ve ciddi maçımız olan Community Shield finalinde M.United'ı 2-1'lik skorla geçmemiz bize lig öncesinde ümit verdi. Tahmin ettiğimiz gibi lige fırtınacasına giriş yaptık ve ilk dört maçta kalemizde 1 gol görürken rakip ağlara 12 gol yağdırdık ve hiç puan kaptırmadık. Bu sırada Şampiyonlar Ligi grubumuz belli oldu;

M.City
FC İnter
Olympique Lyonnais
Trabzonspor

4. lig maçımızın ardından kapımıza dayanan İnter maçında bir çok fırsatı tepmemiz sonucu evimizde maçı 0-0 bitirdik. Daha sonra deplasmanda oynadığımız Olympique Lyonnais maçınıda bir çok fırsatı harcayarak maçı 0-0 berabere bitirmemiz üzerine acaba gruptan çıkamayacakmıyız sorusunu kendimize ufak ufak sormaya başladık. Grubun ilk yarı son maçında ise Trabzonspr'u 3-0 mağlup ederek derin bir nefes aldık. Grubun ikinci yarı ilk maçında Trabzonspor'u deplasmanda 2-1 yenmemiz ve İnter-Olympique Lyonnais maçının berabere bitmesi üzerine grup liderliği için umutlanmış olduk. Bu sırada ligde ise oynadığımız 10 maçta sadece B.Rover'a 2, Arsenal'e kaptırdığımız 3 puan dışında kayıp vermeyerek liderliğimizi sürdürdük. Daha sonra Şampiyonlar Ligin de İnter'i 2-0, Olympique Lyonnais'u 2-1 geçerek grup lideri olduk ve kolay bir rakip gelmesi için 2 rekat namaz kıldık.

Grup tablo;

http://a1112.hizliresim.com/s/q/18gdl.jpg

16. haftaya kadar herşey çok güzeldi. Bir sonraki maçımız ezeli rakibimiz M.United ileydi ve maç için çok ümitliydik. Maça da ateşli başlayıp, ilk golü de Agüero'nun ayağından bulduk ama Barnetta bize öyle bir gol attı ki takımın bütün düzenini alt üst etti, ki bu gol daha sonra Premier Division'da yılın golü seçilmiştir. Daha sonra K. Toure'nin penaltı yaptırıp, kırmızı kart görmesi bizi tamamiyle bitirdi ve maçı 4-2 kaybettik. Bu maçtan sonra takımımızın sakatlıklar silsilesi ile boğuşması ve bu sebeple düşüşe geçmesi üzerine 2 hafta sonrada Liverpool'a 2-0 mağlup olarak ligin ilk yarısını M. United önünde 1 puan farkla lider bitirdik. Fakat kayıplarımız büyüktü. Nigel De Jong 5 ay, Agüero 6 ay sakatlandı. Yılların verdiği CM ve FM tecrübesi ve burnu kalkık bir menejer olmamız hasebi ile Al Mubarak Baba'nın transfer bütçemizi 99 Milyon £'ya çıkartmasına rağmen; ''Ben bu sakatlarla bile yürüye yürüye şampiyon olurum.'' diyerek devre arasında takımımıza sadece
Sulley Muntari kiralık transferi ve kaleci Rene Adler takviyesi dışında transfer yapmadık. Gelin görün ki takımın ahengi bir kere bozulmuştu. İkinci yarının açılış maçında Stoke City'i 3-2 mağlup etmemize rağmen bir türlü takımı harekete geçiremedik ve arkasından gelen Leage Cup yarı final maçında Wolves ve bir sonraki lig maçında Swansea ile alınan 1-1 skorlar moralimizi bozdu, tabiri caizse takımımızın Allah'ı şaştı.

Hele birde FA Cup 4. tur maçında M.United ile eşleşmemiz ve normal süresi 1-1 biten maçta MANU'nun bizi penaltılar ile elemesi bizi bitiren nokta oldu. Bundan sonra artık ligde takımımız bütün yırtınışlarımıza rağmen bir kazanıp bir kaybetmeye başlamıştı. Tam ''Allahım bu sezon nasıl biter?'' derken UEFA'dan gelen haber bizi sevindirdi ve dualarımızın kabul olduğunu gösterdi. Çünkü Şampiyonlar Ligi ikinci eleme turunda FC Porto ile eşleşmiştik. Hemen 2 rekat şükür namazı çakarak maça ilk hazırlığımızı gerçekleştirdik. Amma ve lakin deplasmanda oynadığımız ilk maçta, aldığımız 1-1'lik skor tekrar yüzümüzü düşürdü ve ''Bu da mı gol değil Hakim Bey?'' triplerine girmeye başladık.

Neyse ki imdadımıza ligde almış olduğumuz 3-1'lik B. Rover galibiyeti ve ardından çok şükür, binlerce kere şükür, hele şükür M. United'a karşı League Cup finalinde aldığımız 2-1 skor hem bize sezonun ilk kupasını getirmiş hemde tekrar bizi diriltmişti, en azından o an için öyle düşünüyorduk. Ama peşine aldığımız 3-1'lik Everton ve 4-0'lık Porto galibiyetleri bile takımımızı diriltemedi ve bir sonraki lig maçında Aston Villa'ya 3-1 mağlup olduk.

İçimizden binlerce kere Allah belasını versin böyle takımın! demedik dersek, yalan söylemiş oluruz. Tabi bu arada sadece skorlar değil sakatlıklarda bizi kanser ediyordu. M. Richards ikişer, üçer haftalık periyotlar halinde, ikişer, üçer haftalık sakatlıkar alarak sezon boyunca toplamda takımımızı 3.5 ay yalnız bırakması mı dersiniz, takımımızın en kral topçusu David Silva'mızın 2 ay sakatlanması mı dersiniz, Yaya Toure'nin bizi 1 ay terk etmesi mi dersiniz... Vallahi öldük öldük dirildik sayın okuyucular! Hele ki birde büyük umutlarla aldığımız Mats Hummels'in angut angut gollere sebebiyet vermesi bizi vereme sürüklüyor, devamlı sol omuzumuzdan gelen ses Save'i sil, sürttürüp git İnter ile oyna! sesi beynimizi deliyordu. Sabrı az olan zat-ı aliniz ben deniz Borlach'ın eli en az on kere save'i silmeye gitmediğini söylersem Allah beni çarpar sayın okuyucular. Ama FM'nin her zaman insan sabrınını geliştirici olduğunu ve oyuncuyu hayata hazırladığını savunan biri olarak, kişisel gelişimimiz açısından bu fikriyatı beynimizden silip kariyerimize devam ettik.

Bu karar sonrasında arkamızda bıraktığımız 3-1'lik Aston Villa maçının ardından an itibari ile mevcudiyetimizdeki gazla 6-2 Arsenal'i mağlup ederek odamızda; ''Benim adım bomba, soy adım ölüm ulaaaan!!! nidaları içerisinde yam yam dansı yapıyorduk ki, Wolves geldi; ''Senin arpan fazla gelmiş, otur ulan yerine! deyip ağzımızın orta yerine 1-0 çaktı ve bizi youtube'dan ''Allahım neydi günahım?'' şarkısını aramamıza sebep oldu. Dolu gözlerle şarkı eşliğinde gelen yeni haberlere bakarken birde ne görelim sayın okuyucular, Şampiyonlar Ligi çeyrek final rakibimiz olarak Bayern Leverkusen ile eşleşmişiz.

Hooop, iki rekat şükür namazı daha!

Kıldığımız namazın verdiği huzur ve Wolves'un attığı yumruğun acısı ile Leverkusen'e 4 tane yağladık. Peşine Wigan geldi, son 5 dakikasına 3-0 galip girdiğimiz karşılaşmayı gol yemezsek ayıp olur deyip, iki gol yiyerek 3-2 kazandık. Leverkusen tekrar geldi 1-1 beraberliğin üstüne yattık, peşine Sunderland onada 5 tane, Chelsea geldi onuda 1-0 ile yollayıp tam ''Rüzgar aldım sallanıyorum'' şarkısı ile havaya girmişken, Bolton Baba geldi Hoop! Dur bi dakka. dedi attığımız 2 gole karşılık kucağımıza aynından 2 tane bıraktı ve 2-2'lik skorla bize yara verdi.

Bu skor sonrası takımızın attığı zilyon tane gole karşılık kamyon kamyon gol yemesi ve futbolcularımızın Durumu dengelemeliyiz baba! düşünceleri içerisinde yaşadıkları Yin&Yang kafasına çare ararkene, gelen haberlerde, yarı final rakibimizin, çeyrek finalin ilk maçında Barcelona'yı 3-0 ve ikinci maçında 3-1 mağlup eden Real Madrid'in olduğunu görmemiz üzerine kendi kendimize söylediğimiz ''Aga harbiden sileyim save'i. Hiç uğraşmama değmez :( fısıltıları sonucu fiiliyatı tatbik etmek üzereyken, FM 2010 ve FM 2011 Fenerbahçe ile iki versiyonda da ilk sezonumuzda Şampiyonlar Ligi'ni Real Madrid'e karşı ev ahalisinin şahitliği önünde kazanmamızı hatırlayarak ''Yine olur mu lan acaba?'' düşüncesi içerisinde save tekrar devam ettik. Bu arada FM 2010'da Şampiyonlar Ligi'ni ev arkadaşlarım önünde alışımız ve 2. sezonumda tranfer listesinde Villa, Juan Mata ve David Silva'nın olduğunu görüp üçünü toplamda 44 miyon £'ya transfer edişimiz ( 17, 15, 12 dün gibi aklımda) ve adımızın evde ''Yeni Menejer Ekle Borlach'' a çıkışı, FM 2011'de oynadığımız malum final maçı sonrası bu sefer adımızın ''Aç-kapa Borlach'' olarak değişmesi gözümüzün önüne gelmiş, gözde canlanan bu hatıralar sonucu, bizi hafif bir bıyık altı tebessüme sevk etmiştir. :) (FM 2010 transferleri yine şahitler önünde yapılmıştır. Kimsenin inanası gelmemiştir. Sanırım Valencia oyunda batmak üzereydi. :) )

Bu hatıraların eşliğinde ilk maçta kapalı bir oyunla Madrid'i deplasmanda Dzeko ve Nasri'nin golleri ile 2-1 mağlup ederek adeta havalara uçtuk. Bu gazla bir sonraki maç olan Manchester derbisinde aramızda 5 puan fark olan lider United'ı mağlup edeceğimizi düşünüyorduk. Amaaaa yine hüsran yine hüsran! United bize bi temiz çaktı (1-0) ligde ümitlerimizi söndürdü. Bu da yetmezmiş gibi bi de Nasri'mizi sakatladı. Mağlubiyetin ardından boynu bükük çıktığımız Madrid maçında ise rakibimiz bize adeta senin tırnağın çok uzadı deyip biletimizi kesti. Kalemize hediye niyetine bıraktığı 3 gole karşılık bizde onlara finale yürürken şans getirmesi amacıyla bir gol verdik. 3-1!

Artık FA Cup, Şampiyonlar Ligi ve Premier Lig hedeflerimizi gerçekleştiremeyip başarısız olmamız üzerine; Hele sezon bi bitsin bak ne transferler yapıcam. Yakıcam olm hepinizi. Bittiniz lan siz! triplerine girerek umursamaz tavırlarla son üç maçımızı oynayıp ligi 8 puan farkla ikinci kapattık.

Tablo şöyle oldu;

http://a1112.hizliresim.com/s/q/18j6u.jpg

Şampiyonlar ligini ise Real Madrid'in kazanması, bizi en azından şampiyona elendim triplerine sokarak, elenmişliğin haklı gururunu yaşattı :D


İkinci sezona yeni başlıyoruz. Takımımız tatilden döndü, tarih 17 Temmuz 2012. Transfer sezonu başlar başlamaz Mats Hummels ve Balotelli'yi sattık. 20M'e aldığımız Mats Hummels'i 15M'e, Balotelli'yi 7.5M'e sattık. İkisini de AÇ Milan aldı. Parayı mezaramı götürücez harca ulan diyerek, Napoli'den Cavani'yi 25M'e, PSG'den Javier Pastore'yi 70M'e aldık. Yana yakıla defans ararken Phil Jones'un mutsuz olduğunu gördük. Hemen demeç bombardımanına tutarak aklını çelip onu da MANU'dan 46M'e kopardık. Üstüne bide 15.5M'e Fellaini transferi patlattık ki bizden kralı yok.

Gençlerimizi hiç sormayın, 3 tane de çıtır aldık ki, keyifler gıcır.

Varan 1;

http://b1112.hizliresim.com/s/q/18jbr.jpg

Varan 2;

http://b1112.hizliresim.com/s/q/18jc0.jpg

Varan 3;

http://c1112.hizliresim.com/s/q/18jc8.jpg

Artık yeni sezona hazırır. Uzun oldu biliyorum, çok özür dilerim ama başka türlü anlatılamazdı bu sezon :)

GeNç KaRTaL
22.Aralık.2011, 08:23
Kariyerinizde başarılar dilerim.Umarım uzun soluklu ve zevkli bir kariyer olur.

nannar
22.Aralık.2011, 12:25
resim adreslerini mesaj yazdıgın yerdeki küçük ikonlar arasında yer alan "araya resim ekle" ikonuna basıp eklersen forumda direk görünür.

serdarakyol
22.Aralık.2011, 13:55
bir sezon ancak böyle anlatılır :) süper olmuş eline sağlık :)

Borlach
22.Aralık.2011, 15:22
@Genç Kartal: Teşekkürler

@nannar: isim vermeyeyim ama oynadığım web tabanlı bir menejerlik oyununda foruma yazmıştım. sonra aklıma geldi turksportala da yapıştırayım dedim. o nedenle aklıma gelmedi ama kariyer devamındaki mesajlarımda dediğin taktiği uygulayacağım, sağol :)

@serdarakyol: teşekkürler :)

İkinci sezona fırtına gibi giriş yaptık. Zannımca bu gece biter. Yalnız 2. sezon için yeni bir başlık mı açıyoruz yoksa burdan mı devam ediyoruz? Eğer burdan devam edeceksek başlık adı edit ister :D

BaGa TaRKaN
22.Aralık.2011, 15:37
İlginç Bir Kariyer Daha Bizleri Bekliyor, Başarılar Kardeşim. Yalnız David Silva'yı Kanatta Kullansan Daha Randıman Alırsın.

Kariyere Burada Devam Edeceksin, Başlığını Değiştirmek İçin İstek Alanına Kariyer Linki ile Beraber Olmasını İstediğin Başlığı Bildirmen Yeterlidir :)

Buradan (http://forum.turksportal.net/vb/showthread.php?t=102768&page=6) Ulaşabilirsin

Borlach
22.Aralık.2011, 16:04
Teşekkürler. David Silva'yı kanatta kullanmamamın sebebi taktiği 4-2-3-1'e çevirmek zorunda kalmamı gerektirmesi. Bilmiyorum tek forvet bana ofansta bana takım eksik kalıyormuş gibi geliyor. Taktiği zaten bu sezon değiştirip 4-1-2-1-2'ye çevirdim. Baklava dilimi oynuyorum şu anda. Müthiş randıman almaktayım. Hele Pastore müthiş gidiyor, Allah nazardan saklasın :D