Büyük bir stres yaşıyordum maçtan önce. Gerek önceden hakkımda çıkan dedikodular gerekse kaybetmemiz halinde evimizde kaybedeceğimiz şampiyonluğun baskısı ile maça hazırlandık.

İlk yarı golsüz sona erdi, ikinci yarının başında yediğimiz golle çöktüm. Açıkçası artık ümidim kalmamıştı ta ki 60. dakikada kazandığımız penaltıya kadar. O penaltıyı da Alex’e attırmadım çünkü kaçırırsa bana karşı yine eleştiriler gelecekti. Penaltıyı İbrahim Akın kullandı ve kaleciye nişanladı. Bir ümit doğmuşken tekrar yitirmiştik ama karamsarlıktan kurtuldum.

4 dakika sonra İbrahim kendisini affettirdi ve durumu 1-1’e getirdi. Alex’in asistiyle eşitliği sağladık. 12 dakika sonra İbrahim tekrar sahneye çıktı ve galibiyet golümüzü attı. Kalan dakikalarda savunma yaptık, Fenerbahçe çok yüklendi, yine mi aynı şey olacak diye endişeleniyordum. Yine son dakika gol yememeliydik. Ve yemedik de, bu sefer kazandık. Maç sona erdiğinde taraftar şampiyon olmuş gibi seviniyordu, farkı 3’e indirdik fakat şampiyonluk şansımız çok az, yine de taraftar mutluydu.



Son haftaya girilirken puan farkı 3. Biz Trabzonspor deplasmanına gidiyoruz, Fenerbahçe de Rize deplasmanına gidiyor. Son hafta büyük heyecan yaşanacak.



Bu galibiyeti Fenerbahçe'yi yenemez diyen arkadaşlara hediye ediyorum.