Olan olaylar büyük tehdit. Çünkü çarşı içinde yönetimden gelen paranın dönmesi büyük sorun oluyordu artık. Rant kavgası takıma zarar vermeye başladı sonucunda.
Olan olaylar büyük tehdit. Çünkü çarşı içinde yönetimden gelen paranın dönmesi büyük sorun oluyordu artık. Rant kavgası takıma zarar vermeye başladı sonucunda.
dar ağacında olsak bile son sözümüz FENERBAHÇE !
Çeşitli badirelerin, sayısız hüzünlerin ve nice sevinçlerin dışa vurumudur bu film.
Aslında bu film, bir hayatın yollara nasıl aktığının bir belgeselidir de...
Gönül isterdi ki şampiyonlukla kucaklaşılmış bir senede bacak bacak üstüne ataraktan "inanın çocuklar başardık" şarkılarını söyleyerekten ve de şöyle 32 dişimizle gülerekten bir fotoğraf karesinde olalım.
Lakin, çok sakin bir şekilde söyleyelim ki; Beşiktaş Camiası'nı o fotoğraf karesinde buluşturmak istemeyen güçler var.
Amatör ruh, profesyonel düşünce içinde hazırlanmış bu filmde belki birşeyler hissedeceksiniz.
Kıpır kıpır olan yanınıza kulak verin. Çünkü o yanınız size mutlu bir fotoğraf karesinin adresini söyleyecektir.
Beşiktaş'ı yaşamak, Çarşı'yı hissetmek, tutkunlarına bir peri masalı gibidir.
Dinleyenlerine bir zamk gibi yapışan bu aşk yaşayanlarına neler eylemektedir?
Hiç düşündünüz mü?
Devamlı sırtında kamburla dolaşan, ama negatif ama pozitif mutlaka eleştirilen, her daim içine çomak sokulan, dudak dudağa bile hayalken, göz göze sevişmelerine bile ferman çıkartılan bu coğrafyayı...
Hiç düşündünüz mü?
Bağırıyorken de, bağırmıyorken de her şekilde her dönemde para alıyorlar düye suçlanan, seviyesiz muhabbetlerin odak noktası bu haritanın ızdıraplarını hiç düşündünüz mü?
Ve siz "karşı" olmak ne demektir bilir misiniz?
Düşünün bakalım.
Tam 1,5 saatiniz var.
Mahallenin hep kötü çocuğuyduk.
Hep içimizden, gönlümüzden birşeyler katmaya çalıştık.
Ama yalnızca çalıştık.
Zaman denilen amansız girdapla hep dalga geçtik.
Zamanın tümünü Beşiktaş'la geçiren bu kitlenin ne yaptığını "zaman" bile anlayamazdı eminiz.
İyi, kötü, güzel, çirkin, farklı, ayrıcalıklı, hit ve hep bir numara birçok imzamız oldu.
Her şeyi Beşiktaş için yaptığımıza kalıbımızı basardık.
Hala da basarız.
Lakin bunları yaparken,
galiba
sanırım
zannediyorum
ve hissediyorum ki zarar veriyormuşuz.
Şanlı, şerefli camiamızı rahatsız etmeye başladığımızı hissettik sanki. Biz fazlaysak, biz birilerinin adamıysak, biz Beşiktaş'sız bir hayat yaşamaya başlamışsak ve biz zarar veriyorsak hemen gidebilirdik.
Herşey Beşiktaş için değil miydi?
Aslında herşey geçen sene "satılmış Çarşı" diye bağırıldığında başladı.
Yazık kere yazıktı. Tam bırakıyorduk ki...
24 Saat Beşiktaş'ı yaşarken Beşiktaşsızlık nasıl bir duyguydu ki?
Ve biz nereye gidiyorduk?
Dedik ki zamansız ayrılıkları sevmiyoruz, uygun zamanını bulalım öyle terkedelim diyarı.
Ama baktık ki; hakaret almış başını gidiyor ve dayanılmaz bir ızdırap var içimizde ve biz kimin hakaret ettiğini bile göremiyoruz, masket takmış bir sürü insan atıp tutuyor...
Sessizce ve kimsesizce ayrılmak geçti içimizden, hem bu limandan, hem bu can evimizden.
Bu kararı verirken kaburgamızın tam ortasına saplanan bir hain hançeri sizle paylaşmak istiyorum:
"Çarşı Beşiktaş'ın üstüne geçti"
İşte bu halüsülasyon ve sınırı belli olmayan dedikodulardan dolayı...
Beşiktaş neresiydi, Çarşı kimdi? Bu ne yaman çelişkiydi ki...
Şanlı Beşiktaş olmasa Çarşı olurmuydu ki?
Neyse...
İnşallah geriye bayrağı göklerde, şerefi yedi düvelde bir tribün bırakıyoruz. Dinlenmek ve yapılacakları görmek bizim de hakkımız sanırım.
Hakkımız geçtiyse size hakkınızı helal edin.
Biz bizimkileri sizlere helal ediyoruz.
ÇARŞI
adına Alen Markaryan
Arkadaşlar aslında büyütülecek bir durum yok.Çarşı "ismi" sona erdi sadece.Kişiler aynı ve sevdalar aynı...
Bundan sonra Çarşı bunu yaptı,Çarşı şunu yaptı denilmeyecekte,Beşiktaş taraftarı denilecek bu kadar basit...
.
.
.
Birleştirilen Mesaj:
Çarşı belgeseli "Asi Ruh" galasında,Çarşı grubu kururcularının veda konuşması üzerine yazılmış bir yazı...
Dünya aleme dim dik,tek yürek kafa tutan o adamlar vardı bugün sahnenin önünde.En saydam halleriyle,saymadım,sayamadım,yitip gidenler oldu.Azalmıştı sayıları,hepsi yaşlanmış,saçları ağarmış koca koca adamlar vardı...
Para ile adamcılıkla suçlanan o adamlar dizilmişti ip gibi.Anarşiyi yüreklerinde yaşayan o isyankar adamlar bir taburun askerleri gibi dizilmişlerdi ilk kez(ve son kez).Karakolda polisin bile arkadaşlar lütfen dediği o adamlar ilk kez bu kadar sessiz ve sakindi.Kimisinin üzerinde bir atleti andıran eski bir t-shirt,kimisinin üzerinde 10 yıllık takım elbise,bizdendi hepsi.Bilmeyenler "aaa" onlar bunlarmı diyordu?Sanki sokaktan geçen 15-20 adamı kolundan tutup getirmişler gibiydi...
HAYATLARINI,YAŞAMLARINI,AİLERİNİ,PARALARINI,MADDİ MANEVİ HERŞEYLERİNİ BİR AŞK UĞRUNA FEDA EDEN BU ADAMLAR EN BÜYÜK VEDAYA HAZIRLANIYORLARDI...
Ve size bir şey söyleyim mi?Kimisi otobüse bindi,kimisi yürüdü evine,hiç biri ferrarisiyle,cebinde tomarları ile gelmedi o galaya.Hiçbirinin üzerinde en kalite kıyafetler yoktu.Kimisinin elinde samsun sigarası vardı.Bu adamlar rantçıydı,bu adamlar para için varlardı dimi?Onlar sahnedeyken ben insanlığımdan Beşiktaşlılığımdan utanıyordum seyirci koltuğumda....
25 yıllık koca bir sevdayı kuran bu adamlar,bugün o sahnede sanki en ağır suçu işlemiş mahkumlar gibi dizilmişti karşımıza.Bir babanın,evladının canı yandığında ki hali vardı hepsinde,başları hala dikti ama bedenleri eğilmişti önlerine...
Kimisi gözündeki yaşı siliyor,kimisi kendini zor tutuyordu ama bir tanesi bile ses etmedi,duruşunu bozmadı öyle bir ağırlık ve hoşgörü vardı ki içlerinde sahneyi terk ederken ÇARŞI BİTMEZ diyenlere Çarşı değil BEŞİKTAŞ diye sesleniyorlardı....
O kadar dolu o kadar üzgün o kadar pişman o kadar çaresiz o kadar sinirliyim ki tek tek yitip gidenlerin ardından,sonunda ÇARŞI da yitip gidiyor.Ne basına ne yönetimlere atıp tutun burada.Dönün kendinizle gurur duyun.Yüzüm yerde kendimden nefret ediyorum kendimden utanıyorum.Çarşı bugün 25 yıl sonra bu kararı alıyorsa benimde suçum vardır bunda...
Ne bu yazıya ne bu cümleye devam edebileceğim.Bugün galada gözlerimle şahit olduğum,kulaklarımla işittiğim şeylerden sonra kendime yazıklar olsun dedim.Eve gidene kadar ve şimdi ben dahil hepimize şunu söylüyorum..
ÇALSIN DAVULLAR SAZLAR KİMSENİN YAPAMADIĞINI YAPTIK BİZ YAPTIK BAŞARDIK...
Herkesle baş ettiler 25 yıl boyunca bir kez bile taviz vermeden....
Ama kendi kardeşleriyle,kendi evlatlarıyla baş edemediler,yani bizlerle onlar bir kalemde yıkabilirlerdi alayımızı ama dediler ki; "ne gelecekse sizden gelsin biz hazırız"...
Bizim yaptıklarımızı,üzerimizdeki formanın sevdasına sineye çektiler.HeR tekmemizi,her yumruğumuzu,sırtlarına sapladığımız her hançeri bir abi hoşgörüsüyle kabul ettiler.Bir kez bile bizim gibi olmadılar,çünkü onlar bizim hiç bir zaman olamadığımızı yaptılar BEŞİKTAŞ'lıydılar...
"Alıntıdır"
Anlaşıldığı üzere tribünde "Abi" diye nitelendirilen kişiler artık emekli olma,grup ismine son verme kararı aldılar.Ama tribün yine aynı kalacak,bundan kimsenin şüphesi olmasın...
.
.
.
Birleştirilen Mesaj:
Alen Markarya'nın resmi açıklamadan sonra basına verdiği ilk demeci buradan izleyebilirsiniz;
http://www.sporx.com/video/tv.php?frm_id=10632
Last edited by DisCo : 29.Mayıs.2008 at 11:37 Reason: Düzgün olmayan ithamlar çıkarılmıştır.
Anıl tribün içinde çıkan son 10 büyük kavganın tamamının para meselesi olduğunu artık her o grubun içindeki kişi biliyor.
Ayrıca sadece isim değişecek çarşı bir ruhtur isimsizde olur gibisinden bir söz söylüyordu arkadaşlar. Tribündeki yerlerini yine alacaklar kişiler. Tribünü bırakma gibi birşey olmayacak bildiğim kadarıyla.
Last edited by DisCo : 29.Mayıs.2008 at 11:37 Reason: EBU TEAM :)
dar ağacında olsak bile son sözümüz FENERBAHÇE !
Eren tamamen yanlış düşünüyorsun,bu gelişmede senin gibi düşünenler yuüzünden,bu söylentiler yüzünden oldu zaten.Yönetim ne diye parar verir tribüne gelen adama.Bu kişiler kombinelerini bile kendi cebinden alan adamlar.Kavgalar hep kişisel sebeplerden.Tamam kavga var ama bu "para" kavgası değil.Kim daha önde olacak,kim Çarşı'nın başı olacak,kim önplanda olacak bunun kavgası...
Bu adamlar madem avantadan para kazanıyorlar,yan gelip yatıp keyfine bakacaklarına neden çekiliyorlar.Çok ağır ithamlar bunlar Eren.Elinde hiç bir kanıt yokken,gözünle görmeden bu tirübün emekçilerine böyle söylemen yakışıkalmıyor...