1 ile 30 arası toplam 512 sonuç

Konu: EURO 08 | Yarı Final | Almanya - Türkiye

Hybrid View

  1. #1
    Nesil
    2007
    Yer
    59-39
    Yaş
    32
    Mesajlar
    4,596

    Default



    Almanlar'dan kışkırtıcı afiş!
    24.06.2008 19:13
    Almanya'nın Recklinghausen kentinde aşırı sağcı bir grup, Almanya-Türkiye Yarı Final maçı öncesi kışkırtıcı afiş ve bildiriler dağıtıyor. Gruba ait www.re-partycrew.de adlı internet sitesindeki afişlerde Türk bayrağı hedef olarak gösteriliyor. Stefan Hesse isimli bir Alman'a ait olduğu iddia edilen internet sitesine halen yetkili kurumlar tarafından müdahale edilmedi.




    Kaynak : İHA

    -------------------


    Terim: "Emre kesin yok"
    24.06.2008 20:37
    A Milli Takımımızın Teknik Direktörü Fatih Terim, yarı finalde karşılaşacağımız Almanya karşılaşması öncesi bir basın toplantısı düzenledi. Emre Belözoğlu'nun, Almanya maçına kesinlikle yetişemeyeceğini söyleyen Terim, Tümer'in ise yarım saat, en fazla 45 dakika forma giyebileceğini söyledi. Terim sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk Milli Takımı tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası'nda yarı final oynuyor. Takımım bir ilki başardı ama benim için hedefler bitmez. Yapılanın hep bir daha iyisi vardır. Almanya'ya her rakibimize duyduğumuz gibi saygı duyuyoruz. Ama Almanya'dan korkmuyoruz, Türkiye için Avrupa Şampiyonaları tarihinin şimdilik en önemli maçı. Almanya'da ise korku yok, çünkü bu tarz maçları çok oynadılar. Belki bazı sıkıntılarımız var sakat ve cezalılar gibi ama ne ben ne de oyuncularım bugün bulunduğumuz noktayı yeterli görmüyoruz. Ben her oyuncuma güveniyorum, onun için burdalar ve bunu da biliyorlar. Turnuva başında dünya onları çok az tanıyordu ama şu an herkes onlara şapka tanıyor. Sadece beyniyle değil, yüreğini de sahaya koyuyorlar. Her türlü sonuç mümkün, elimizden geleni yapacağız ve terimizi son damlasına kadar akıtacağız."

    "İMKANSIZ YOKTUR, MUCİZELER ZAMAN ALIR"
    Benim bildiğim futbolda üç sonuç var; galibiyet, beraberlik, mağlubiyet. Mucize diye birşey yok. İstanbul'da odamda asılı posterde şu sözler yazıyor: "İmkansız diye birşey yoktur, mucizeler biraz zaman alır." Bu benim hayata bakışım, felsefem. Bizim başarımıza mucize diyenlere gülüp geçiryorum, her insan kendi mucizesini kendisi yaratır. Einstein'ın şu sözünü hatırlatırım, yaşamanın iki yolu vardır, birincisi her şeyi mucize görerek yaşamak, ikincisi hiç birşeyi mucize saymadan yaşamak ben ikinci sınıfa giriyorum. Bir takım pes etmiyorsa, yenilgiyi kabul etmiyorsa bir şekilde elbet kazanacaktır. Biz böyle bir takım yaratmak için çok uğraştık ve yarattığımız inanıyorum, Çalışkan ve azimli. Yalnızca Türkler'in değil herkesin Türk Milli Takımı'nda zevk aldığını düşünüyorum, Bu ayrıca herkese bir mesajdır. Bölünmüş toplumlara, ekonomik zorluklar yaşayan toplumlara. Berlin'den, Van'a kadar tüm insanlar tek bayrak altında birleştiler, işte mucize arıyorsanız esas mucize bu. Çeşitli dinden, dilden insanlar aynı bayrak altında birleştiler. Milyonlarca insana kısa bir süreliğine de olsa dertlerini unutturduğumuz için mutluyuz ve gururluyuz.
    "TOLGA KONUSU ESPRİYDİ"
    Tolga konusunda söylediklerim bir espriydi ama işi ciddiye aldılar. Sakatlarımızın ve cezalılarımızın çok olduğunu belirten bir yaklaşımdı yalnızca. Hamit çok önemli bir oyuncu, bir sakatlıktan sonra geri dönmek kolay değil. Avrupa'nın en önemli oyuncularından bir tanesi, beyniyle kalbini birleştiren ender oyunculardan bir tanesi bu maçta da çok önemli işler yapacağını düşünüyorum.
    Ben buraya gelirken, çeşitli sloganlarımız vardı. Bunlardan birtanesine de tecrübe mi yoksa başarıya olan açlık mı diye cevap vermiştim. Kazım ve Uğur genç olabilirler ama başarıya bir açlıkları var. Kazım ve Uğur'u yarın kullanabiliriz, Kazım'ı zaten turnuva başından beri oynatıyorum. Yarın tüm oyuncularımdan mecburen faydalanacağım önce mi sonra mı olur onu bilmiyorum. Tecrübe saygı duyulması gereken bir şey ama o dinamiz de takıma katkı sağlayabilir.
    "TAKIMIM FİNALE ÇIKSIN YETER"
    16 takımdan hiç birini birbirinden ayırt etmiyorum, bunu ilk günde söylemiştim. Muhakkak arada bazı farklılıklar vardır ama burda oynamaya hak kazanmışlarsa artık onlara saygı duymak lazım. Oynadığımız takımlarda çok önemli takımlardı, en son oynadığımız Hırvatistan da Almanya'yı yenmişti. Finale ben çıkayım da diğer taraftan kim gelirse gelsin, böyle bir tercihimiz yok. Elenen antrenörlere bir soralım, bu kadar eksikle benim yerimde mi olmak isterlerdi yoksa tam kadroyla evlerinde mi olmayı isterlerdi. Tabii ki burada olmak isterlerdi, takımım finalde olsun da karşıma kim çıkarsa çıksın.
    Çekişmesi son haftaya kadar süren lig maratonundan çıkan oyuncularımızın yıpranmış olduklarını gördük, bir hayli özveride de bulundular. Birbirinden önemli maçlar oynadılar turnuvada. Dolayısıyla çok zorlandılar, yenik durumda olmanın baskısı onun getirdiği kazanma arzusu ile birleşince sahanın içinde oynamak çok kolay değil. Bazı oyuncularımız vücudunun kendisine verdiği sinyalleri bile bize söylemeden devam edip büyük bir inancı ortaya koydular. Böyle bir zorlu turnuvada bu kadar sakat ve cezalı olması muhakkak bir dezavantaj gibi görülebilir. Nihat Avrupa'nın en önemli golcülerinden biri, hiç aklımızda sakatlığı yoktu. Serin İsviçre akşamında bunlarla uğraşmanın artık çok fayda getirmeyeceği yerine koyacağımız oyuncuların da en az onlar kadar mücadele edeceğini düşünmemiz gerekir. Şekil böyleyse o şekle uyacağız.
    "ŞANS DİYE ISRAR EDİYORLAR"
    Buraya gelirken çeşitli sloganlarımız vardı, bunlardan birtanesi de dünyaya kendimizi hatırlatmaktı. Ama görüyorum ki çok geniş şekilde açıklamama rağmen, 40 senedir futbolun içindeyim ve futbolun şansı diye birşey görmedim ama arkadaşlarımız şans diye ısrar ediyor. Şanslar oynayanın yanındadır. Çünkü hiç birşeyin mucize olmadığına inanaların grubundayım. Emre ve Tümer, Tümer oynasa oynasa belki yarım saat en fazla kırkbeş dakika oynar ama Emre'nin oynaması imkansız. Tümer dün ilk kez idmana çıktı, oyunun ilerleyen bölümlerinde bir taktik değişikliğine gidersek kullanabilirim ama maçın başında kullanmayacağız.
    Buraya gelirken çeşitli sloganlarımız vardı, bunlardan bir tanesi de Türkiye'yi dünyaya hatırlatmaktı. Geldiğimiz nokta elbette çok önemli ama geçtiğimiz yol ve yaşadıklarımız bulunduğumuz noktayı çok daha anlamlı hale getiriyor. Bugün dünyada taraflı tarafsız herkes takımımızın yaptıklarını konuşuyor. Burada kendimizi hatırlatmaya geldik demiştik öyle bir hatırlattik ki yıllar sonra EURO 2008 dendiği zaman akıllara Türkiye gelecektir. Ben ve oyuncularımın geldiği nokta ülkemizin insanlarını gururlandırmıştır ama hedefimiz sürüyor. Ben sizlere altı ay önce programlarımı gönderdiğimiz zaman bunları haber yapmıştınız şu an 25'ini garantiledik, inşallah 29'una kadar burda kalacağız. Demek ki o günlerde programı doğru yapmışım. Seyredilmesi zevkli bir takımız diye düşünüyorum. Yarı finalde takımız diye bahsedilmek daha doğru olur. Şampiyonların evine döndüğü turnuvada kalan takım diye bahsedilmemiz daha doğru olur.
    "ANTRENMANA ÇIKMAMA GEREK YOK"
    Tabi özellikle Almanya'daki vatandaşlarımızı daha yakından ilgilendiren bir maç oynayacağız. Ama gerek kulüp bazında gerekse milli takımlar bazında ben onları hep alınları yukarıda gezdirmişimdir. Ümit ederim onlara yine güzel bir hediye veririz. Ama şartlar ne olursa olsun en çok vatandaşımızın olduğu yer Almanya bizim için önemli bir ülke, biz de onlar için önemli bir ülkeyiz. Bir taraf kaybedecek ama umarım kazanan futbol olacak. Antrenmana çıkmama gerek yok çünkü bütün teri burada attım. Biraz açık hava hepimize iyi gelecek. Herkese iyi akşamlar.

  2. #2

    Default

    Avrupa Şampiyonası'nın en iyi 10 maçı
    UEFA EURO 2008™ has produced a succession of exciting matches up there with some of the best seen at a UEFA European Championship. Starting with Turkey's thrilling 3-2 comeback win over the Czech Republic in Austria/Switzerland, euro2008.com takes its pick of ten of the best EURO games. Which is the most outstanding and are there any other matches you would have included on the list?

    Turkey 3-2 Czech Republic
    Group stage, UEFA EURO 2008™
    "We never give up," said Fatih Terim after Turkey's stunning defeat of the Czech Republic. There was no doubting that after they struck three times in the final 15 minutes to overturn a 2-0 deficit to triumph 3-2. Petr Čech's mistake allowed Nihat Kahveci to prod in the equaliser on 87 minutes before the same player scored a stunning winner a minute from time.

    Netherlands 2-3 Czech Republic
    Group stage, UEFA EURO 2004™
    Pavel Nedvěd inspired a superb recovery as the Czech Republic hit back from 2-0 down after 19 minutes to prevail by 3-2. Arjen Robben had dazzled for the Dutch but, after he was taken off, Karel Brückner's side seized the initiative and sealed their place in the last eight with late goals from Milan Baroš and Vladimír Šmicer.

    France 2-1 Italy
    Final, UEFA EURO 2000™
    Italy thought Marco Delvecchio's 55th-minute goal had won the trophy as they joined hands on the touchline waiting for the final whistle. That advantage stood until deep into injury time when Sylvain Wiltord's low drive squeezed under Francesco Toldo. Thirteen minutes into extra time David Trezeguet's golden goal added the Henri Delaunay trophy to the FIFA World Cup France had lifted two years earlier.

    Italy 0-0 Netherlands (Italy win 3-1 on pens)
    Semi-finals, UEFA EURO 2000™
    Short on goals but high on drama, as Italy held their nerve and the Netherlands lost theirs at the Amsterdam ArenA. Italy survived Gianluca Zambrotta's 34th-minute dismissal and penalty misses from both Frank de Boer and Patrick Kluivert in normal time to force a shoot-out – which they won when Toldo blocked Paul Bosvelt's kick.

    Yugoslavia 3-4 Spain
    Group stage, UEFA EURO 2000™
    Spain came back from the dead to book their place in the quarter-finals. Trailing 3-2 with the 90 minutes up, Spain were on the brink of being eliminated when Gaizka Mendieta's penalty secured them a lifeline. The celebrations began in earnest three minutes later when Alfonso Pérez volleyed in to cap a remarkable revival.

    Germany 1-1 England (Germany win 6-5 on pens)
    Semi-final, EURO '96™
    "Football's coming home," rang round Wembley but it was Germany fans singing after a tense penalties win. Alan Shearer and Stefan Kuntz swapped early goals, Darren Anderton hit a post and Paul Gascoigne just failed to connect with a low cross with the goal gaping in extra time. The defining image, though, was Andreas Möller strutting on the Wembley turf after firing in the decisive penalty.

    France 3-2 Portugal
    Semi-finals, 1984 UEFA European Championship
    France should have killed the game off after Jean-François Domergue gave them the lead. A succession of missed chances, though, kept Portugal in contention and they made the hosts pay when Rui Jordão headed in Fernando Chalana's cross 16 minutes from time. The pair combined again in overtime to edge Portugal in front; but this was France's year. Domergue drew Les Bleus level six minutes from time, then man-of-the-moment Michel Platini struck his eighth goal of the tournament to take France to the final.

    Denmark 3-2 Belgium
    Group stage, 1984 UEFA European Championship
    Goals from Jan Ceulemans and Frankie Vercauteren put Belgium 2-0 up after 39 minutes and looked to have ended Danish chances of reaching the semi-finals. Sepp Piontek's side then showed all their attacking flair to get back into the match. Frank Arnesen's penalty on 41 minutes gave Denmark hope before they grabbed victory with second-half strikes from Kenneth Brylle Larsen and Preben Elkjær, the latter crowning a great performance with the winner six minutes from time.

    Yugoslavia 2-4 West Germany
    Semi-final, 1976 UEFA European Championship
    Yugoslavia had one foot in the final when West Germany coach Helmut Schön made one of the most inspired substitutions of all time. Losing 2-1 with eleven minutes left, he replaced Herbert Wimmer with Dieter Müller who, on his debut, had the game of his life. Within three minutes Müller had equalised before scoring twice more in extra time to complete his hat-trick and earn West Germany's place in the final.

    France 4-5 Yugoslavia
    Semi-final, 1960 UEFA European Championship
    This semi-final at the Parc des Princes is still the highest-scoring match in the history of the competition and looked to be going the way of the hosts until three goals in four minutes turned the game on its head. Chasing a 4-2 deficit, Tomislav Knez reduced the arrears for Yugoslavia on 75 minutes before two goals in as many minutes from Drazen Jerković sent Yugoslavia through.

    To watch some of the great contests of past UEFA European Championships, click here.
    "click here"a tıkladığınızda tüm Avrupa Şampiyonaları'nda ki çoğu maçın özetini izleyebilirsiniz.

    Haberin linki.

    Sadece bu olay bile bizim için büyük onurdur. Zaten kimsenin de "Ne ballı takımlar ya, şansa bak" dediği falan yok. Herkes bizim mucize geri dönüşlerimizden söz ediyor, o çok bilen yorumcuların dediği gibi şansımızdan değil!

    UEFA haber başlıkları altında insanlar yorum yapabiliyor, Almanya maçıyla ilgili yorumlara baktım yabancıların ve herkes çok eksik olduğumuzu söylüyor, yani yenilsekte Avrupalılar'ın gözünde küçülmeyeceğiz.

Mesaj Yetkileri

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •