Ilk yariya bakmaya bile gerek yok.
Futbolcular kisacasi Skibbe'nin yapmalarini soylediklerini yapmadilar. Kendi kotu aliskanliklari nedeniyle Steaua macinda da ayni durum sozkonusu idi.
Ikinci yari ile beraber Galatasaray topu ayaginda 3 saniye tutmak yerine, birbirine yakin oynamaya, topu ayakta 1 saniye tutmaya basladi, o zaman Kayseri'nin presi etkisizlesti. Kayseri'nin presi etkisizlesince de Galatasaray'li oyuncular dripling yapacak bos alan bulmaya basladi. Isin anahtari da burada zaten. Pres yersen ya ileride kuvvetli forvetlerin olacak ve onlara uzun top oynayacaksin, ya da birbirine yakin oynayip, hizli pas yapip birden kanat degistireceksin. Topa uzun sure bu sekilde sahip olabilirsen de bu sefer topu kaptirdiginda ileride baski yapacak enerjiye sahip olursun. Steaua macinda ve Kayseri macinin ilk yarisinda Galatasaray kisa paslari yapamadi cunku herkez farkli telden caliyordu. Ikinci yarida ne zaman futbol'un bir takim oyunu oldugunu tekrar hatirladilar, antrenmanlarda calistiklarini uygulamalari gerektiginin farkina vardilar, o zaman etkili olmaya basladilar.
Isin ozu, bence, bu.
Dogru olan Skibbe'nin oynatmaya calistigi minimalist futbol. Takimdaki bazi tecrubeli oyuncular bu oyun stiline alisamiyorsa, en kisa zamanda takimdan ayrilmasi gereken bu tecrubeli oyuncular olur. Cunku gencleri, takimdaki tecrubeli oyuncularin oynamaya calistigi cag disi futbol stilinde oynamaya alistirmanin pek bir anlami yok.


Alıntılı Yanıtla