3. Kısım
Bir gitar kalmıştı.

57 model Sunburst Les Paul'una baktı Mayne. Rengi karşısında büyülenmişti gitarın.Sarı, kırmızı,turuncu karışımı mükemmel bir renk gitarın tahta bedenini kaplamıştı. Altın parçaları da kullanılmıştı gitarda. Gitarda bu renk her zaman tercihiydi.İki düzine gitar daha vardı dolabında;ancak bu gitarın Mayne'deki anlamı farklıydı. Suicide Shift'teyken albüm anlaşmasından hemen sonra almıştı bu gitarı Mayne. Kendini bu gitarı alarak ödüllendirmişti Mayne”Without You”yuda bu gitarla yazmıştı . Yavaşça ve nazikçe yaklaştı gitara. Kibarca aldı gitarı. Zemine oturdu,Hintli gibi. Bu gitarı parçalamadığına memnun kalmıştı. Eli yaralıydı;ancak gitar çalmak istiyordu Mayne. Ellerinden kan akıyordu gitara. Mayne konsantre oldu ve yavaş yavaş çalmaya başladı. Sarhoş bile olsa parmakları ona ihanet etmezdi hiçbir zaman. Hendrix çalmaya başladı. Bir anda durdu.Bir anda kafasına sanki demirle vurmuşlardı. Şarkının bir bölümü ona üstü kapalı bir şekilde” Without You” yu anımsatmıştı.Derin bir nefes aldıktan sonra yavaşça kontrolünü yeniden sağladı. Mayne gibi milyonerler hiç ağlamazdı,onların göz yaşları hiç yere düşmezdi,yada halk bu şekilde inanmak istiyordu.Mayne Mann'da Stephen Maynard Mandraich gibi, yetekliydi gitar konusunda. Thin Lizzy’nin "Don’t Believe a Word." deki riff Mayne'in favori riffiydi. Gitar amfiye bağlı değildi;ancak ne gerek vardı ki zaten amfiye.Mayne amfiye bağlamış gibi sesini duyuyordu gitarının sonuçta. Bir notayı çaldıktan sonra,tekrar aynı notayı çalıyordu. Gitarını çalarkenki hissettiği duyguları seviyordu Mayne. Gitarın tellerine hayat vermek istiyordu.
Birden aklı ona acımasızca bir oyun oynadı. Elizabeth'in ölerken hissettiklerini,hissedince de mutlu olacağını düşündü. Hemen ayağa kalktı,gitarını kenara fırlattı. Gitar büyük bir gürültüyle yere düştü.
Gitara boş boş bakarak Elizabeth'i düşündü. Bu ikiside ona çok mutluluk vermişti zamanında.Ancak bu duygusunu anlatamamıştı hiç.Elizabeth'e hiçbir zaman söyleyememişti ,onu ne kadar sevdiği hakkında ki gerçekleri. Bunu söylediğinde ise o şarkının sözleri tekrarlanıyordu ve bu olmamalıydı,o şarkı söylenmemeliydi.En azından Elizabeth yaşıyor olurdu şu an. Ancak şarkı saftı ve Elizabeth için söylenmek istiyordu. Elizabeth fiziksel olarak burada değildi ;ancak bu şarkıyı ona cennette söyleyebilirdi Mayne. Evet bu fikir çok iyiydi ancak gitara dokunmak istemiyordu Mayne.
Alternatif buldu Mayne. Son kullanma tarihi geçmiş viskiyi gördü.Kaptığı gibi sonuna kadar içti. Sarhoştu artık,yürürken piyanoya doğru takıldı.Az kalsın yere düşüyordu. Odasında halının üstünde belli etmeden yanan sigara bir anda alev aldı.Alevler odasını sardı kısa süre içinde.Dağılmış giysileri sanki yanıcı birer maddeymiş gibi odayı alevlerin sarmasına yardımcı oluyorlardı.
Bulanık geçen birkaç saatten sonra,yaşamı ne kadar berbat geçmiş olsada,birçok insanın hayal ettiği biçimde sona erecekti yaşamı.Rock N Roll kahramanı olarak . Şu anda özüne geri geliyordu Mayne ve hiçbir şey önemli değildi.Kalbini dikenlerin sardığını farketmişti uzun zamandan beri ilk kez,bir insan olduğunu hatırlamıştı. Uyuşturucıu yüzünden hayatını karartmıştı.Sağlığını,kişisel gelişimini,kariyerini hiçe saymıştı kötü alışkanlıkları yüzünden. Kendini kör etmişti; çünkü hayattaki amacını unutmuştu,ona yaşamın verdiği hediyeyi görememişti ve kendini unutmuştu,kendi gerçeklerini unutmuştu en sonundada. Bu gerçeği bulduğu tek an ise, müzikle uğraştığı anlardı. Gitar çalan elindeki parmaklardan geliyordu melodileri,hayat bularak. Elinin yaralanmasının hiçbir önemi yoktu,müzik yapmakta inat etmişti Mayne. Dünyadaki tüm melekler ve Elizabeth'e yapacaktı müziğini karar vermişti.Her bir melodide,her bir notada,her bir şarkıda kederi biraz azalıyordu. Her notanın sesinden sonra müzikle bütünleşiyordu.
Terlediğini hissetti bir an. Arkasında birşeyin kıpırdadığını zannetti. Bir süre için önemsemedi. Arkasını döndüğünde ise odasından alev çıktığını gördü. Halüsinasyon gördüğünü zannetti; ancak değildi.Alevlerin bütün eşyaları yuttuğunu ve kendine doğru yöneldiğini gördü. En sevdiği gitarının durduğu tarafa baktı. Gitarın da alevler tarafından yutulduğuna şahit oldu. Gitarı kurtarmaya çalıştı ancak başaramadı. Öbür dünyaya göçünde rahatsız edilmek istemiyordu.Elizabeth onu dinliyordu şu an. Piyanonun tuşlarına basmaya devam ediyordu Mayne. Her basışında tuşa, tuşların üzerinde kırmızı bir leke belirdiğini görüyordu. Bu lekeleri hiç önemsemedi.Elini kırmızı lekeye sürdü. Yaralı kolundaki damarlar şişmişti,yüzünden ter akıyordu. Yaşamı boyunca müzik yapmak istemişti ve şu anda müzik yapıyordu. Bir anda kendini şeytanlarından,günahlarından arınmış hissetti. Cesur olmaya çalıştı ve “Without You”yu söylemeye başladı. Oda cehennem olmuştu resmen.Halı alevlere büründü. Korkunç alevler piyanoyuda yutmaya başlamıştı artık. Mayne bu durumu dikkate almadı. Bütün evi alevler sardığında Mayne hiç çığlık atmamıştı.”Without You” yu söylemeye devam etti hemde hiç nota kaçırmadan....

Alıntıdır.