Şemsiye Giremez Yönetici Girer

Evinden şemsiye ile çıkıp stada gelen taraftarın sağnak yağmurda şemsiyesini stada sokmasının yasak olduğu ama maç sonrasında kulüp yöneticilerinin sahanın ortasına kadar girip hakeme saydırabildikleri bir ülkede yaşıyoruz.Futbolumuzun son garipliği budur. Zirveye oynayan hiçbir takımı yenemeyen Beşiktaş karşısında favoriydi Galatasaray. 3 gündür yağan yağmur eğer zemini bozsaydı ve kozu yerden ayağa pas oynamak olan Galatasaray topu şişirmek zorunda kalsaydı Beşiktaş'ın boy avantajı devre girer miydi? Derbi öncesi bilinmeyen buydu. Sami Yen'in zemini gerçekten iyi, oyuna etki etmedi. İlk derbisinde savunma ağırlık kadro yüzünden eleştirilen Denizli gereğinden fazla cesur olmak zorunda hissetti kendini. Kadro tercihi bana mantıklı gelmedi. Sırf Arda'yı durdurabilmek için sol kanattaki en formda adamı Ekrem'i sağ beke mahkum etti. Üstelik Galatasaray maça sağ kanatta tek adamla başlamış ve ilk 20'de o kanatta bas bas açık verirken... Devşirme adamlara bakalım. Gerçek mevkiisinde olmayanlar. Ekrem, Toroman, Seric ve hatta Holosko.
Skibbe de kaydırmalı defansla Nonda'ya yer açtı onbirde. Beşiktaş tandemini üstüne çeken Nonda'nın kaleye şutu yok ama o bölgede rakibin ayarını bozduğu da bir gerçek. Servet'in golünde faul yok gördüm. Tello'nun pası muhteşemdi, Galatasaray da yediği ilk golde, kaydırmalı defansta Arda tandeme kaçan Balta'nın kademesine gireceğim derken ofsaytı bozdu. Penaltıdan golün; yenilenin hemen arkasına gelmesi büyük şans. Olmasa Beşiktaş sol kanattan sağlam geliyordu. Barış da bol bol fırça yedi Meira'dan. Delgado'nun ilk sarısında kırmızı da çıkabilirdi. Hareket direk rakibin bileğine. İkinci sarıda; evet ne anlatmaya çalıştığını hepimiz biliyoruz ama; o saçma sapan kural yüzünden çok adam sarı kart gördü bu sezon. Eliyle kart göster jesti yapmanın yanında söylenen cümle, hafifletici sebep olmamalı. Denizli de kenarda farklı düşünmüyordu, Delgado'ya bunu anlattı. Bu kuralı bir an önce değiştirmeleri lazım. Ardından durdurulamayan Lincoln'un asisti ve 3. gol. Holosko yine erken cevap vermese tabelada 5 de yazabilirdi. Denizli'nin önce Cisse ardından Delgado ile 10 kişi kaldığı derbilerde bu bahaneye sığınıp paçayı kurtarması mümkün değil. Seric tercihi saçmaydı. Sağ bekte Ali Tandoğan ya da Toroman, ortada Uğur oynasa, Ekrem sola geçse ilk onbirde daha makul olurdu. Skibbe'nin sorunu istikrardı.
3 Ankara takımından aldığı galibiyetlerle seriyi yakalamıştı. Bunu 4 maça çıkardı. Kulübü de, Florya'nın felsefesini de, elindeki kadronun ne yapıp yapamayacağını da özellikle son 2 ayda ilk dönemine göre daha fazla mesai harcayarak öğrendi. Gençlerbirliği ve Beşiktaş'ı oynamadan önce tribüne gidip seyretmesi ufak bir ayrıntısıdır bunun. 2. devre hazırlıklarının startını yılbaşı öncesine çeken Denizli, takıma büyük bir ceza verdi. Muhtemelen takımda kelleler kopacaktır. Galatasaray, Sabri de dönünce daha rahatlayacak. Mecburiyetten kaydırmalı defans da klasik olması gereken dörtlüye dönecektir. Pembe kramponlarıyla 10 gol atan Baros da, geldiğinde kariyerinden önde giden şöhretini artık istatistiklerle (ligde 14 gol) perçinledi...

Aceto güzel yazmış yine: http://acetobalsamico.blogspot.com/2...ici-girer.html
...........