Aragones tatile erken çıkmak istedi herhalde. Takım hiç de kötü oynamıyorken, oyun dengede giderken Semih'i oyuna salıp sol kanada koyması bitişi başlattı. Gerçi Semih'in ilk girdiği pozisyon golle sonuçlansa sonuç farklı olurdu ama bu yapılan yanlışı değiştirmiyor. Sonrasında tabi Emre'nin çıkıp Deniz'in girmesi tam evlere şenlik. Ben zaten senelerdir alamıyorum bu sene de almayayım diye düşündüler herhalde.

Gökhan'ı sağa kaydırmak hiç mi aklına gelmedi? Fenerbahçe atak yapamıyor, kanatlara inmen gerekirken kanatları kullanamaz hal getirdi iyice. Maçlarda ciddi ciddi uyuduğunu düşünüyorum artık Dede'nin.

Maça gitmedim, zaten kupayı da 26. sene de kazanmak pek anlamlı olmaz, 30'a kadar beklemeliyiz diye yazmıştım maçtan önce. Üstelik seneye de kupanın anlamlı olabilmesi için bizim kupayı almamamız gerekiyor çünkü artık Türkiye Kupası'ndan bahsedilirken Türkşye Kupası diye değil de Fenerbahçe'nin bilmem kaç senedir alamadığı kupa şeklinde bahsediliyor, bu büyü bozulmamalı.

Aziz Yıldırım yeniden başkan olmak istemiyorsa cuma günü Aragones ile devam ediyorum açıklamasını yapar. Yok olacağım, 10 yılda yaptıklarımı 1 sene sadece futbolda yaşanan başarısızlıkla görünmemesini sağlamam diyorsa sabah olmadan Aragones'i gönderir, bu formaya yakışmayan futbolcuları gönderir ve takımı yeniden coşturabilecek bir hocayı lig bitmeden takımın başına getirir.

Beşiktaş'ı da galibiyetinden ve kupadan dolayı tebrik ederim. Yusuf'un 2 hareketi kupayı getirdi. Attığı ilk gol Babacan'ı bitirdi, Gökhan'dan kaptığı topla da maçı bitirdi. 60'dan sonra bu halde bir Fenerbahçe'ye az bile attı Beşiktaş, takım dağılmış, defans dağılmış, daha da farklı bitebilirdi maç. Tebrikler tekrar Beşiktaş'a.