Quote Originally Posted by anilton View Post
Bana göre en uygunu Ertuğrul Sağlam-Bülent Uygun ikilsidir...

Ertuğrul Sağlam'ın adaleti ve kişiliği,Bülent Uygun'un taktiksel bilgisi ve motive gücü ile birleştiği taktirde iyi şeyler olabileceğini düşünüyorum...

Hatta bana kalırsa hali hazırda antreörlük yapan Oğuz Çetin-Metin Tekin ikilisi ile devam ederim...
Aynı mevkide ikili veya daha çoklu sistem bizi bizi kaosa sürükler, bu isimlerden biri kısa süre geçmeden ayrılır..

Milli takım hocalıgı zor bir iştir, kulup gibi değildir.. daha fazla baskı görür hocalar.. bunu kaldırabilcek isim ya kulup futboluna damgasını vuran ya da milli takım çalıştırmış bu konuda görmüş geçirmiş bir isim olmalıdır.. Hatta tartışmamızın biçimi yanlıştır.. İsimden ziyade isimin getireceği ekip ve kurulacak yeni düzen daha önemlidir. Sadece kulubedeki sorumlu teknik isim bu işin %30-40'ı dır bana göre.. bu açıdan milli takımı kaldırabilcek isimlerin milli takım çalıştırmış bu platformu iyi bilen birisi olması kanaatindeyim.. Yerli ya da yabancı tartışmasında ben yabancı seçeneğini savunuyorum.. fakat iyi bir yerli hocayı, bu durumu kaldıramayacak bir yabancı hoca yerine tercih ederim.
Peki bu durumu kaldırabilecek ya da iyi hocalıgın ölçüsü nedir.. Bir kere Ertuğrul Sağlam, Bülent Uygun, Hakan Şükür, Metin Tekin, Oğuz Çetin, bu işe uygun adaylar değildir, yani fm tabiriyle gelecek vaad etmekte fakat şu an ilk 11de oynatmanın fantezi olabiliceği isimlerdir bir numaralı mevki için..
ve hatta ve hatta Mustafa Denizli'yi de bu makam için uygun görmüyorum.. tamam çok tecrübeli ve yenetekli bir hoca olabilir fakat Denizli geldiği takdirde ikinci bir Terim vakası yaşayacagız..
Yabancılardan devam edelim.. Rıdvan Dilmen'in de dediği gibi gelen isim 4-5 sene kontrat imzalayacak, yerli ya da yabancı bu isime bu kadar süre kontrat imzalatma nası olsa 2012 gidemezsek onu göndereceksin, ya da imzalatıyorsan arkasında duracaksın bu yeni oluşumun, bence son bir haftada ani gelişen olaylar karşısında kaosa dönmesin durum diye altyapısız kararlar alındı, bence hal ve tavırlarından da belli oldugu gibi Terim bırakmayacaktı, farklı bir sisteme, farklı bir anlayışa gidilecekti; Terim tribüne çıkacaktı, farklı isimler kulübeye girecekti, ama Terim yine etkili olacaktı.. bugun mili takımın ideal kadrosundaki bir çok isim Terim'in elinden geçmiş, yani çoğunu Terim gelecek isimlerden daha iyi tanıyordur.. ha belki yanlış sistem, yanlış seçimler yapıyor olabilirdi fakat, bu oyuncuları uzun zamandır tanıyan, bilen, takip eden yegane isimdir.. Fakat Terim'in bu planı Estonya ve Belçika maçı sonrası spontane gelişen durumdan dolayı birden rafa kalktı, iptal oldu, Terim'e yol gözüktü..Terim'in menejerlik koltuguna oturup, Teknik patronluğa başka bir isimin gelmesi sanki bana daha mantıklı olacaktı gibi geliyordu.. ama olmadı.. TFF Terim'in ipini çekti ve bana kalırsa kendi başını yaktı biraz da.. Şimdiki sorumluluğu Terim üstüne aldı, ama artık TFF yanlız bundan sonra gelecek ismin kısa vadede başarısızlığı TFF'yi de zan altına alacaktır..
Şimdi kim gelirse gelsin baştan çok eleştirilecek, çok fazla yıpranacak.. umarım başarılı olup kısa zamanda medyanın ve bazı köstekçilerin agzını kapamayı bilir..
Yabancı hoca seçimine gelecek olursak.. bazı kesimler biz ne zaman yabancılarla başarı aldık ki diyorlar.. bu mantelite yanlıştır.. somu başarılar.. Dünya 3.lüğü, Avrupa 3.lüğü, UEFA ve Super Kupa belki yerli çalıştırıcılarla gelmiş olabilir.. Fakat bizim yeni bir oluşuma ihtiyacımız var artık.. Piontek Terim'i, Derwall; Denizli'yi yetiştirdi demeyeceğim fakat onların kişisel görüşlerinde gelişmelere neden oldukları kesindir..
Bugun yabancı olarak kim gelirse gelsin, yabancı olmasının bir olumlu bir de olumsuz yanı vardır;
olumsuz yanı ; Türk futbolcusunu hatta futbolcusunu geçtim, Türk insanının beklentilerini ve yapısını bilmemek
olumlu yanı ; yine Türk futbolcusu ve insanının beklentilerini ve yapısını bilmemek!
evet yanlış yazmadım, yabancı hocanın bu durumu lehine ya da aleyhine çevirmek kendi elindedir.. yani yapıyı ve beklentiyi bilmemek, sonradan yavas yavas ögrenmek, onu ilk baştan zan altında bırakmayacak sıkıntı yaratmayacaktır.. yani Terim'in; Tekke ve Yıldıray takıntısı, Ersun Yanal'ın Hakan Şükür takıntısı yabancı hocada olmayacaktır, analizlere bakacak, çıplak gözle izleyecek ve kim iyise kim formdaysa, onu alıp sistemine yerleştirecek..
Tipi davranışlara cezalar verecek, düzeni sağlayacak.. bu durum sonucunda ya başarı gelecek ya da gelmeyecek bunu bilemeyiz..
Fakat yerli hoca gelirse baskı ve kaygının farkında olacak, sürekli sıkıntı içinde çalışacak, darboğazda olmak başarıyı getiremeyecek.. Türk futbolcusu ne yazık ki yabancı hocaya daha fazla saygı duyuyor, daha nötr bakabiliyor.. ama yerli hocaya aynı şekilde davranamıyorlar..
Benim görüşüm uzun zaman sonra bir kez daha yabancı hoca formulunu denemek, getireceği ekip çok önemlidir, Daum'u Koch, Rijkaard'ı Neeskens başarılı yapmıştır..