Oyunun genelinde iki takım adına da iyi futbol yoktu. Şu dönemde iyi futbol pek de önemli değil zaten, 3 puan almamız yeterliydi, onu da başardık. İyi futbol oynasanız da puan kaybetmişseniz o iyi futbolun ne kadar önemli olduğu tartışılır.

Lugano'nun dönüşüyle birlikte rakiplerimize pozisyon vermiyoruz. Lugano'nun oynamadığı dönemde hücumu iyi yapıp, defansı kötü yapıyorduk. 2 tane atıp, 2 tane yiyorduk, 3 tane yiyorduk; yaptığımız hücumun da manası kalmıyordu. Dolayısıyla pozisyon vermeyip, gol attıktan sonra sorun yok. Lugano'nun dönüşü Bilica'nın da toparlanmasını sağladı.

Alex'ten bugün büyük beklentilerim vardı fakat 2 haftalık ara Alex'e yaramamış, etkisizdi. Aynı şekilde Özer'in de maç eksiği var, istediklerini yapamadı. Güiza'nın maça ayrı bir motivasyonla başladığı çok belliydi. Arkadaşlarından çok fazla top istedi, çok sık görmediğimiz çalımlar denedi, normalde hakemlerle hiç uğraşmayan adam bugün hakemlerle de didişti. Muhteşem golüyle de oyununu süsledi. Güiza'dan sonra maçın en iyi ismi; Andre Santos, ileri-geri çok fazla çalıştı.

Emre sinirliydi, Daum derbide Emre'den mahrum olmamak için oyundan çıkardı fakat bana göre tercih yanlıştı. Yiyebileceğimiz bir golden sonra Selçuk-Deniz ikilisiyle hücumda etkili olmamız çok zor olurdu. Bana göre giren isim Selçuk değil Vederson olmalıydı. Vederson sola, Özer sağa, Emre'nin bölgesine de Mehmet. Fakat şunu atlamamak lazım ki, Selçuk da iyi iş çıkardı. Topla gereksiz hareketler yapmadı, sadece defans yaptı, onu da iyi bir şekilde yaptı. Şaşırmadım desem yalan olur.

Maçın başında Santos'a yapılan hareket, Carlos'un Cangele'ye yaptığı hareketin %100 aynısı. O gün o harekete penaltıyla alakası yok demiştim, bugünkü pozisyona da aynısını diyorum. Ama o gün o pozisyona penaltı diyen yorumcuların da bu pozisyona yapacakları yorumu merakla bekliyorum.

Tebrikler Fenerbahçem.