Çok güzel bir yazı olmuş. Eskiden Yılmaz Vural'ı Türk futbolunun renkli kişilerinden olarak görürdüm ama son zamanlarda bu fikrim tamamen zıt yöne döndü.

Doğruya doğru Kasımpaşa gibi bir takıma iyi futbol oynatıyor, kabul. Milli takım teknik direktörlüğü için adaylığını açıklaması da güzeldi. Fakat gün geçtikçe Yılmaz Vural işi yerli-yabancı çarpışmasına dönüştürmeye çalıştı. Yok efendim Türk futbolcusunun başarılı olabilmesi için kendi dilinde konuşan hoca şartmış. Doğrudur, motivasyon konuşmaları ayrı bir etkendir ama Yılmaz Vural işi sadece gaz boyutuna indirgiyordu. Yahu Yılmaz hoca bu iş sadece gazla olsaydı Fatih Terim bu işi bu ülkede en iyi yapan yerliydi, o bile demek ki bekleneni veremedi ki yollar ayrıldı.

Milli takımı geçiyoruz; geldik her açıklamasında kendisiyle Daum'u kıyaslamasına ve onlar gelsin burda çalışsın meselesine. Daum'la Yılmaz hoca aynı okuldan mezun olmuşlar. Daum bu ülkede el üstünde tutulan bir hocaymış fakat kendisi değilmiş. Yani Daum Fenerbahçe'de çalıştığı dönemde 2 yıl üst üste şampiyon olup son yılda da 81 puanla son maçta şampiyonluğu kaçırmış bir teknik direktör -yani başarılı bir teknik direktör- değil de sadece diplomasıyla Fenerbahçe'de çalışan bir hocaymış gibi davranıyor. Daum niye Kasımpaşa'yı çalıştırsın Yılmaz hoca ? Sen çalış, kendini kanıtla, git büyüklerde teknik direktörlük yap. Veya Trabzonspor'da kalmayı başarsaydın. Bir de Daum'a belaltından vurmaya çalıştığı açıklamalar var ki; onları hiç saymıyorum.

Büyük ihtimalle haftaya Kasımpaşa - Fenerbahçe maçından sonra artık o ezberlediğimiz açıklamalardan birini yapacak.