İlk yarının bitiminde de yazdım: "Hakemlerin sertliğe izin vermesini anlıyorum... Bir standartta yakaladılar aslında... Ben sert basketbolu severim.. Ama ele vurulan darbelere müsade etmek basketbolu güzelleştirmek değil, canına okumaktır... yani hiç olmazsa ele ve penetre esnasında kola vurulan darbelere mutlaka faul çalmalılar... O faulü çalmaktan korkuyor, devamında darbeyi alan oyuncu darbe nedeniyle top taşıyor, bu defa stepsi de çalamıyor... Suçunu biliyor çünkü... Bu maçın devamını böyle getiremezler..."

Ayrıca şunu da eklemeliyim: Galatasaray sertliği sayesinde ayakta kaldı... hakemler kolay düdük çalsaydı maç uzatmaya filan gitmez, 3.periyot kopardı... Resmen dayak atarak maça tutundular... ama ben sertliği severim... Yeter ki Esmeral, Birsel ve Penny'nin penetrelerinde ellerine vurulanlar gibi olmasın...

Dediğin gibi altı kişiyle bir final serisi oynuyoruz... Nevin ve Begüm sakat... Powel sahada YOK... Onun yerine bir hayalet dolaşıyor parkede... 3.periyodun bitiminde sağ forwetten Tuba'nın attığı üçlüğü nasıl seyrettiğini izledin mi? Adamını kaçırdı, peşinden koşmaya bile tenezzül etmedi, rakip ölçtü-biçti ve periyot sona ererken üçlüğü sokup farkı ikiye indirdi ve maça ortak oldu...

Son dört yılın şampiyonuyuz... Bu sene 5. defa üst üste olursak; ki daha seri bitmedi... İnanın en zorlu şampiyonluk olacak... İlk defa altı kişilik bir rotasyona düştük... tabii bu plansız ve proğramsızlığın dersini alır ve önümüzdeki sezon en azından daha zengin bir yerli çekirdek toplarız... Çünkü yıllardır Melike'ler filan bir katkı vermiyor, vermiyor, vermiyor... Ve kadromuz her sezon daralıyor...