Bende gerçek bir voleybolsever sayılmam. Ama Fenerbahçe sözkonusu olduğu ve takım sporlarınında başarıyı çok mühimsediğim için voleybolu son 4-5 senedir epey sıkı takip ediyorum. Tabii sadece Fenerbahçe'nin maçlarını... Onun dışında ilgimi hiç çekmiyor diyemem ama FAZLA çekmiyor. Elbette ülkemizde düzenlenen ve Avrupa 2.si olduğumuz 2004 Avrupa şampiyonası başkaydı. Kenan Doğulu'nun "güzeller içinde bir seni seçtim" şarkısıyla beraber ülkede müthiş bir voleybol sevgisi başlamış, o maçları kalbimiz durarcasına takip etmiştik. "Filenin sultanları" başkaydı. Onları unutmak mümkün değil.

Voleybolu yine de severim. Bu sene kalbimizi çatlatacak kadar adrenalimizin tavan yaptığı inanılmaz maçlar izledik. Fiziki temaşaya dayalı olmadığı için benim kriterlerimde 3.önemli spor... Yoksa heyecan noktasında bazen bir basketbol maçı kadar tavan yapabiliyor. Sıralarsam:

1-Basketbol
2-Futbol
3-Voleybol

Sırasıyla ilgilendiğim sporlar bunlar... Dediğim gibi voleybolun 3.sıraya düşmesinin nedeni fiziksel temaşaya dayalı olmadığı için... Yani Malazgirt meydanında göğüs göğüse kılıç şakırtılarıyla savaşmıyorsun; siperlerin ardına saklanıp oradan ateş açıyorsun. Futbol ve özellikle basketbolda ise "delik demir çıktı, mertlik bozuldu" durumu yok; oynamıyor, savaşıyorsun adeta... Hele basketbolda... (Futbolda nisbeten tembellik etme, aktif dinlenme şansın var yine de... Basketbolda uyukladığın an, rakibe yarım metre mesafe uzak durduğun an cezayı keserler.)