-
Salonun yarıdan fazlasının dolu olması sevindirici... Bu takıma 500 veya 1000 taraftar karşısında Euroleague maçı oynamak yakışmıyordu. Eğer yine aynısı olsaydı başarısızlık halinde kimse oyuncu ve teknik heyete bir eleştiri getiremezdi, buna hakkı olmazdı. Tabii bu gelen taraftarın ne kadar oyuna ağırlık koyduğu, sayılarının hakkını verip veremedikleri ayrı bir tartışma mevzuu... Tv'den gözlemleyebildiğim kadarıyla müthiş bir akort bozukluğu vardı. Bir defa bile ortak bir tavır ve tezahürat olmadı. Birbirinden kopuk adacıklar vardı. Bir grup maçla ilgisi olmayan, hatta rakip serbest atış kullanırken bile şarkı söyleyip eğlenirken büyük bir çoğunluk ise tiyatro seyircisi kadar sessiz ve uysaldı. Tabii şu durumda 7 ile 8 bin arası canlı varlığın o koltuklarda çıt çıkarmadan oturması bile bu takımı yeterince motive edecektir; şimdilik... Boş koltuğa oynamaktan iyidir en azından. Tabii ambiansı asıl değerlendirecek olanlar salonda bulunan arkadaşlardır. (Bu arada, yeni anonsçuyu hiç beğenmedim. Hele oyuncular sahaya çıkarken "ölü" gibi anons ediyordu.)
*******
Maça gelecek olursak... Maçın yıldızı caydırıcılığı ile kesinlikle Vidmar'dı. Oğuz oyuna girdiği kısa sürede çift hanelere ulaşacak kadar skora katkı yaptı ama savunmada çok yumuşuyoruz. Lavrinoviç farkını hisettirmeye başladı, çok yönlü bir hücum opsiyonu ama ayakları nisbeten yavaş olduğu için savunmada kolay fauller alıyor. Vidmar, Kaya ve Marko Tomas'ın ribauntlara olan müthiş konsantrasyonu işimizi çok kolaylaştırdı. Efes ve Banvit maçlarında ribaunt sorunu yaşamıştık; özellikle Kaya'nın devreye girmesi bu soruna ilaç oldu. Mirsad ise Efes maçının bir bölümü hariç eski Mirsad günlerinden çok uzakta... Dilerim bir an önce kendine gelsin. Ukiç ve Kinsey potansiyellerinin altında ve yeterince hazır değiller, fakat bu halleriyle bile yer yer maça ağırlıklarını koyacak kadar klas basketbolcular... Ömer'den bahsetmeye gerek yok zaten; mükemmelliği otomatiğe bağladı.
Emir Preldziç gibi genç oyuncular el üstünde tutulurken birden geri plana düşerse bunun yıkımını daha derinden yaşar. Bir anda özgüven kaybı yaşayabilirler ve gelişimleri sekteye uğrayabilir. Bu sebeple ona ayrıca destek olmak ve özen göstermek gerek. Bu kadar geri plana atılması hiç hoşuma gitmiyor. Biz ona çok katlandık, çok saç baş yolduk ve bu noktaya gelmesi için çok emek verildi. Şimdi birdenbire kaybetmek ve yeniden başa dönmek çok kötü olur. Koçun ona ayrıca önem vermesi, kendine olan güvenini yitirtmemesi lazım.
Takım keyif veriyor, hücumda bazen çok basit hatalar yapsalarda savaşıyorlar, savunmada ellerinden geleni yapıyor ve keyif veriyor. Zamanla hücum setleride yerine oturacaktır. Çember altını ısrarla kullanmak ve önceliği boyalı bölgeye vermek hücumda alkışlanacak olan taraf...
İyi başlamak önemliydi. İyi bir galibiyet oldu. Tebrikler Fenerbahçe'm!
Mesaj Yetkileri
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
-
Forum Rules