Bence çok saçma bir maç oldu. Fenerbahçe adına iyi olan tek şey maçın ikinci devresi o zeminde dahi fiziken diri kalabilmekti. Ligin ilk yarısında maçların 2. devrelerinde lif lif dökülen ve fiziken yetmeyen Fenerbahçe bu defa tam tersine o kötü saha şartlarına rağmen ayakta kalan taraftı. Diğer yandan fiziki gücün paralelinde zihinsel dirençte artmış. Eski Fenerbahçe olsa 2-0'dan 2-2'ye gelen bir maçta darmadağın olur, o maçı çevirmek bir yana, 1 puanı dahi kurtaramazdı.

Maçın kırılma anı Niang'ın attığı goldü. O anda düşündüm: "Her büyük takım, böyle kritik bir maçta, böyle kritik bir dakikada en az bir tane pozisyon bulur. Attı atar, atamadı maç gider. Şu anda Niang yerine Guiza oynuyor olsaydı halimiz n'olurdu?" Malesef geçen yıl en kritik maçların kırılma dakikalarında kaçan net pozisyonlar aklıma geldi ve burnumun direkleri sızladı. Büyük takım golcüsü girdi mi atacak arkadaş; başka çaresi yok.

Guiza'nın oyuna girmesiyle ilgili düşüncelerimi yazıp kimsenin ağzının tadını kaçırmıyayım. Fakat taraftarın dakikalarca "Guiza" diye bağırması eğer ciddi ve içlerinden gelen bir davranışsa hayretle karşılarım. Yok eğer adamcağızla (futbolcumuzla demeyeceğim ve demem de) dalga geçiyorlarsa, onu da ayıplarım. Islık çalınması dahi bu şekilde alay etmekten daha uygundur. Ama cidden ve içlerinden gelerek böyle yapmışlarsa, yaz aylarında kendisini kulüpten kovdurmak için elinden geleni yapan, İspanyol basınına olur olmaz demeçler veren, bugüne gelene kadar takımın muhtemelen lig maçlarını bile izlemeyen bir adama böyle ilgi göstermek, şu gün itibariyle 54 puanı toplayanların emeğine saygısızlıktır.

İlk gol ofsayttı deniyor. Bana Gençlerbirliği oyuncusunun kafasından sekmiş gibi geldi. En kötü ihtimal ikisinin kafasına aynı anda dokunmuş. Ama yanılıyor olabilirim. Çünkü maç içinde tekrar görüntüsü çok ayrıntılı değildi. Penaltı pozisyonu ise, penaltıdan ziyade endirek serbest vuruş olarak cezalandırılacak bir pozisyon kanımca. Çok tehlikeli gelmiş ve orada bir temas olsa Niang sakatlanabilirdi. Kendisini kurtarmak için atlamış.

2-0 öne geçmek bizi bozdu ve oyundan düşürdü. Çünkü 2-0 öne geçmeyi hakedecek bir oyun oynamıyorduk. Eğer 2-0 öne geçmesek 25-45 arası o silik futbolu da oynamaz ve o 2 golü de o şekilde yemezdik. Futbolun cilvesi...

Skor dışında futbol adına doyurucu bir maç değildi. Bunda saha ve hava şartlarınında etkisi olabilir ama gerçek bu. 0-0'lık bir maç kadar tatsızdı.

İstanbul dışında oynayacağımız maçların en zorunu atlattık. Sanırım birde Karabük deplasmanımız var ama bence bu maç daha zordu. Bundan sonra herşey daha kolay olacaktır. Bakalım nefesimiz nereye kadar yetecek?