Quote Originally Posted by DisCo View Post
Aziz Yıldırım mafya tavrını sürdürdükçe bu tarz konularda herzaman suçlanacaktır.

Hemen hemen her sezon hakemleri koridorda veya odalarında tehdit ediyor. Yine her sezon bizim penaltılarımız verilmiyor diye açıklama yapıyor.

Zaten problemin asıl temeli de burası... Tam da meselenin bam teline parmak basmışsınız. Bir kulüp başkanının, Fenerbahçe kulübü başkanının hakem odası kapısında işi ne? Bir hakem kulüp başkanının muhatabı mıdır? Bürokrasinin bütün teamüllerine ters... Fenerbahçe başkanı şartlar her ne olursa olsun, hakemle muhatap olmaz. Fenerbahçe başkanının tek muhatabı, MHK bile değil, Federasyon başkanıdır. Bu kadar basit.

Fenerbahçe başkanının görevi hakemin kapısında bağırıp çağırmak değil, ülkede milyonlarca taraftarı olan bir kulübün dinamiklerini harekete geçirmek, gerekli lobileri oluşturmak, bürokrasiyi ve medyayı kullanmaktır. Gerisi laf-ı güzaf... Bir vali bir okulu teftişe gitse ve okulun hademesini beğenmese kapıda onunla tartışır mı? Okul müdürünü bile değil, direk il milli eğitim müdürünü alır karşısına. Sen kapıda o görevliyle tartıştığın anda valilik karizman sıfıra inmiş demektir.

Ne desek boş... Nato mermer durumu... "Hesap sorarım haaa..." Hesap soracak adam bunu dillendirmez. Sorar. Olmadı, kamuoyunu ayağa kaldırır. Hele Fenerbahçe başkanıysa... Fenerbahçe başkanını büyük yapan tesisler filan değil, bunlardır. Şükrü Saraçoğlu'nun, Emin Cankurtaran'ın niçin örnek başkanlar olduğunu anlayamayanlar için Aziz Yıldırım efsane başkan...

-Hesap sorarım haaaa...

-İşte hesap, buyur.

-Yok baba, bu hesap biraz kazzık geldi, ben almıyayım.

Şimdilerde "dün" hesap soracağı adamlara Topuk yaylasını gezdirmekle meşgul...

Mafyalık filan hikaye, kısacası... Onu da beceremiyor yani. En fazla Çocuklar Duymasın'daki küçük Hüseyin'in kabadayılığı kadar...

-Şükrüüüü... Elimden bir kaza çıkacak Şükrüüüü!