Takımı beğenmedim. Bu performansla Vakıfbank'ı geçmemiz çok zor. Sokolova'nın bu plase merakı beni öldürecek. İyi takımları plaselerle bitirmek mümkün değil. Seda ise istenen kıvamda, yani vurdu mu öldürür diyeceğimiz düzeyde değil. Bugün zaten Eda ve Naz resmen döküldü, hata üstüne hata yaptı. Akıcılıktan uzak, tatsız bir oyunla kazandık.

Bizim en büyük sorunumuz, gözü kapalı pas verip "bitirir" diyeceğimiz bir skorer... Bugün yine aynı problemi yaşadık. Çok yumuşak hücum ediyoruz. İşin daha acısı, bu takımda "gerçek potansiyelinin çok altında, kendini bulursa takımı alır götürür" diyeceğimiz bir Marshall, bir Ivan yok. Mesela Erkek Voleybolunda işlerin en kötü gittiği günlerde bile içten içe "Marshall'ın birgün uçmaya başlayacağını, Ivan'ın kendini bulacağını, takımı sahiplenip sorumluluk alacağını" büyük bir sabırla bekledik. "Onlar beklentilere cevap verirlerse kötü gidiş tersine döner" düşüncesindeydik. Ama burada potansiyelinin altında diyeceğimiz kaç hücum silahımız var? Biraz Seda, hepsi bu.

Bu handikapı aşmanın yolu nedir? Kusursuz bir takım savunması...

Başka türlü takım ışık veriyor diyemem.