Biraz nostalji yapalım. Nostalji yaparken de düşünelim ve hatırlayalım.
Yıl 1988. Daha 14 yaşındayım ortaokul sıralarından liseye geçiş dönemim.
Meşin yuvarlağa inceden ve yeni gücüm yetip hükmetmeye başladığım yıllar.
Sahada kimimiz Feyyaz Kimimiz Ali kimimiz Metin oluyorken, bir adam çıktı aniden.
22 yaşında bir siyahi. İngiliz Hoca Gordon Milne’nin İngiliz futbolcusu.
Queens Park Rangers’tan kiralık gelen adam.
Les Ferdinand.

Bahis yok, kanal yok, hatta birçok evde TV yok. Kim bilir kim tanır Ferdinand’ı
İşte o tarihte başladı Beşiktaş taraftarının siyahi oyunculara karşı sempatisi.
Ferdinand saha da duruşuyla, saha dışındaki sempatik tavırlarıyla hem takım arkadaşlarının hem de taraftarın sevgilisi, Beşiktaş’ın bir Ferdi oluyordu…
Beşiktaş’ta siyahi futbolcu geleneğini başlatan adamdı.
O yıllardan bu güne kadar, onun kadar genç bir siyahi forvet de gelmedi.
Kimler geldi kimler geçti. Jenerasyonlar değişti. Ama en güzeli Nouma kadar sevilmedi.
Çünkü o Fransa’da doğdu Beşiktaş’ lı oldu.
Ohen ve Amokachi Nijerya’da, Fani Madida G.Afrika’da, Ailton Brezilya’da Carew Norveç’te doğdu.
Ama hiç birisi Pascal Oliver Nouma gibi Beşiktaş’lı olamadı.
Ohen 28 yaşında kiralık geldi, Madida 26, Amokachi 24, Ailton 32, Carew 25 ve Pascal 28’inde geldi.
En genç olanı Ferdinand’dı 22’sinde kiralandı.
Ve şimdi Beşiktaş, 23 yıl aranın ardından, Ferdinand’tan sonra genç siyahi bir hücumcuya kavuştu.
Tiago Manuel Dias Correia yani 21’lik BEBE.
Yaptığımız bu nostaljinin ardından konunun buraya geleceğini tahmin ettiniz elbet.
Kapalı bir kutu Bebe, başarısız bir Manchester United kariyeri var. Tamam kabul.
Beni üzen, daha gelmeden, sırtına o güzelim Beşiktaş formasını geçirip bir dakika bile oynamadan bu çocuğun infaz edilmesi.

Biliyorum, Costa, Forlan, Maicon, Bosingwa gibi adamlar beklenirken bu da nerden çıktı deniyor.
Düşünce aynen bu. Anlayabiliyorum.
Geceden beri okumadığım forum kalmadı ve kendi sitemize gelen yorumlara baktım.
Memnun kalanlarla kalmayanlar neredeyse eşit.
Ama ben bu çocuğun iyi işler yapacağına inanıyorum.

Portekizli ağabeyleri ve Beşiktaş taraftarının inanılmaz desteği yetimhanede büyümüş bu çocuğa yeter.
Aynı dili konuşabileceği bir sürü memleketlisinin olduğu ve kaybettiği o güveni kendisine geri verebilecek bu taraftar topluluğunun önünde, uyum sürecini de çok kısa sürede atlatacağını düşünüyorum.
Şahsi fikrim kumaşı iyi.

Tamam Forlan kadar yetenekleri olup kanatlara inemese de inebiliyor.
Ronaldo kadar olmasa da adam geçebiliyor.
Nani kadar olmasa da, her iki ayağıyla orta yapabiliyor, şut atabiliyor.
Messi kadar olmasa da dripling yapabiliyor dikine çok çabuk gidebiliyor.
Zaten tüm bunları tam anlamıyla yapabilse Real’de Barça’da olurdu elbet.
Her özellikten var bünyesinde. Ama yeterli ama yetersiz.
Aşama kaydedebilir, patlama yapabilir, gelişebilir.
Yıkılan, yok olan kendine güven meselesini burada halledebilir.
Ve ummadık bir anda taraftarın yeni Ferdinand’ı yeni Pascal’ı olabilir.
Bu ten de bize yine uyabilir.

Olmadı, zaten kiralık… Gider… Ama baktın ki oluyor Fernandes gibi basar parayı alırsın.
Bobo’dan Bebe’ye geçiş dönemi kolay olmayacak tabi.
Ama benim bu çocuktan ümidim var.
Sadece biraz destek verelim ve onun çok özlediğini düşündüğüm şevkati ona gösterelim.
Madem ki Ferdinand’dan Bebe’ye kadar geldik.
Unutmadan son bir hatırlatmam daha olacak.
Ronny Johnsen Beşiktaş’ta beğenilmez ve basının eleştiri okları kendisine saplanırken, Daum ipini çekmiş Norveçli Manhester United’a gitmişti.
Yıllarca başarıdan başarıya koşan bu adam 6 sezonda 4 Lig, 1 FA Cup ve bir de Uefa Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu yaşamıştı.
Ne dersiniz Bebe’nin de kaderi Johnsen’e benzer mi?

Alaaddin Orhan