benim 2 tane var herhalde unutamayacağım maç, birisi iyi manada, diğeri kötü manada. iyi olan fm 2010'da, ilk önce onu anlatayım..

yıllarca beşiktaşın başında olmuşum, gün gelmiş şampiyonlar ligi finaline çıkmışım. karşımda sporting lisbon var. oraya gelene dek manchesterlar'ı chealse'leri elediğim için kupayı cepte görüyorum. ama ne yazık ki kazın ayağı öyle olmuyor. önce 1-0 öne geçiyorum, ardından yediğim 2 golle 2-1 yenik duruma geliyorum. sonra beraberliği sağlasam bile 3. gole engel olamıyorum ve skor 3-2'ye geliyor. dakikalar 90+3'ü gösterirken ölüm döşeğinde bir insanın ölümü beklemesi gibi son düdüğü bekliyorum, derken almeida (vallahi şans, zaten yedekti de sonradan forveti 3'lemiştim) çıkıyor 90+4'e girdiğimiz anda beraberlik golünü ağlara bırakıyor. sonra rahatlıyorum tabii. uzatmaları yüzüm güleren izliyorum ve artık işin penaltılara gitmesine razıyım. ama o da ne? 120+4'te sahneye wagner love çıkmasın mı, maçı 4-3 alıp kupaya uzanıyorum )

diğeriyse 2011'de trabzonun başındayken oluyor. aslında maç 3 dakika uzatma olan bir yerde 90+4'te yediğim golle 1-1 berabere bitiyor, pek efsane değil. ancak sonuçları çok efsane oldu. son maçta 90+3'te şampiyonluk kutlamaları yaparken yediğim gol ile 4.lüğe düştüm (yensem her türlü ben şampiyondum). ve o maçtan sonra 3 ay fm oynayamadım sanıyorum..