CAS' a gidilseydi cezamız 6 maçtan daha da fazla olabilirdi, daha da az. Ancak FIFA kararını vermişken, gerekçeli kararını açıklamışken ne diye tekrardan görüşüldü bu konu. Ben bizim federasyonun bi etkisinin olduğunu sanmıyorum, yine ne yaptıysa Şenez Erzik yapmıştır.
Tabi federasyonun bu kararı başarı olarak algılaması işin ayrı garipliği. Zira ha 3 maçı seyircisiz oynamışsın ha 6 maçı, Ama seyircinin yaptığı bir taşkınlık olmadı ki FIFA hala seyircisiz oynayacaksınız diye tutturuyor...
Bence en azından maçların seyirciye açılması için CAS a başvurulmalı, bu 3 maç seyircisiz oynama cezası hala çok ağır. Maç sonu olaylarını tetikleyenler İsviçreli futbolcular. Hakemin bitiş düdüğünü duydukları an sanki tüm seyirciler ve futbolcular onlara saldırmış gibi tünele kaçmaya başladılar. Oysa ki bitiş düdüğü ile birlikte hiçbir Allahın kulu onlara doğru yönelmedi. Belli ki bu olayı elenseler de elenmeseler de yapacaklardı. Elendikleri zaman Türkiyeye ceza aldırıp diskalifiye etmek için, kazandıkları zaman ise 2008 Avusturya - İsviçre ortak Avrupa Şampiyonasına gidişimizi zora sokmak için bu hareketi yapacaklardı. Sonuçta bizim akılsız futbolcular da onların bu oyununa gelip adamlara saldırdılar. Ama kameralardan İsviçreli futbolcuların hakemin bitiş düdüğü ile birlikte nedensiz yere tünele doğru adeta "kaçmaları" açıkca görünüyor. Burada çok ağır bir tahrik var, bunu nasıl olurda kullanamayız hala akıl sır erdiremiyorum. İşin diğer garip bir yönü ise İsviçreli bir oyununcunun da "tünelden içeri girdiğimde Nihat kasıklarıma tekme attı" diye defalarca ifade vermesi ancak o sırada Nihat'ın tirübünde olduğunun ispatlanması... vs.
Hala CAS' a gitmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Alıntılı Yanıtla