-
13.Ağustos.2011, 23:41
#2
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu adaylığın büyük bir heyecanla yürütülen hummalı çalışmaların sonucunda ortaya çıktığını dile getirerek, her gayret gösterenin bu uğurda gecesini gündüzüne kattığını ifade etti.
Bundan da önemlisinin, böyle bir hedefe yürürken hissettikleri heyecanın bir benzerini her insanın, bütün Türkiye'nin hissetmesi olması olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bu desteğin, bu sinerjinin bu defa İstanbul'u olimpiyat heyecanıyla buluşturacağına can-ı gönülden inandıklarını belirtti.
''YARININ HEDEFLERİNİ KOVALIYORUZ''
Daha önceki adaylıklardan elde edilen tecrübelerin elbette çok önemli olduğuna işaret eden Erdoğan, ''Dünü biliyor, bugünü yaşıyor ve yarının hedeflerini kovalıyoruz. Hükümet olarak tüm imkanlarımızla bu dev projenin, bu güzel hayalin arkasındayız. Bildiğiniz gibi Türkiye geçmişte dört defa olimpiyat organizasyonu için talip oldu, ancak mutlu sona ulaşamadı'' şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan, bunlardan bir tanesinin belediye başkanlığı dönemine isabet ettiğini, diğerlerini başbakanlığı döneminde yaşadıklarını anımsatarak, ''Bu tablo bizim heyecanımızı kırmıyor, bu yolun uzun bir yol olduğunu biliyoruz. Geçmişte yaşadıklarımızdan dersler çıkardık, teşhislerimizi koyduk, hesabımızı bu minval üzere yaptık. Eksiklerimizi tamamlamış ve gerekli kriterleri yerine getirmiş durumdayız. Artık maketlerle konuşmuyoruz, gerçeklerle masaya oturuyoruz'' dedi.
Başardıklarını, başaracaklarının teminatı olarak ortaya koyduklarına işaret eden Erdoğan, ''Şunu gönül rahatlığıyla söylüyorum ki olimpiyatlar İstanbul'a çok yakışacaktır. Belki de başka hiçbir kente yakışmadığı kadar yakışacaktır. Doğal güzellikleriyle, tarihi birikimiyle, insani ve kültürel zenginlikleriyle İstanbul bu fırsatı fazlasıyla hak ediyor. Ama sadece bunlarla da değil, dünya standartlarında sportif tesisleri ve organizasyon yeteneğiyle de bunu hak ediyor. Öte yandan barışın, esenliğin ve evrensel değerlerin meşalesini taşıyan olimpiyatlar da bütün bu değerlerin bir başka sembolü olan İstanbul gibi bir şehrin ev sahipliğini hak ediyor. Diliyoruz ki bu büyük buluşmanın dünya için ne kadar ilham verici bir buluşma olduğu kararını verecek olan saygıdeğer
muhataplarımız da görebilsinler. Ve diliyoruz ki bu ihtişamı, bu muhteşem şehirde hep birlikte yaşayabilelim. Bizler arzulu, heyecanlı ve hazırız. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı olarak, buradan dünyaya, 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları'na adaylığımızı ilan ediyorum. İstanbul 2020 Olimpiyatları'na adaydır. Hayırlı ve uğurlu olsun'' diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet desteği olmayan Olimpiyat Oyunları'na adaylığın söz konusu olamayacağını belirterek, ''Hükümet desteği olmadan bu işler olmaz. Bunlarla ilgili İzmir ve Trabzon'da olduğu gibi özel kanun çıkarıyoruz ve özel kanunla da bu konuda yetkilendirme yapıyoruz. Burada da aynı şekilde gerek ihale, gerekse yatırımların süratle yapımı konusunda gecikme olmasın diye özel kanun çıkarmak suretiyle yetkilendirmeleri yapacağız'' dedi.
Bir soru üzerine Erdoğan, olimpiyatlarla ilgili gerek alt, gerek üst yapıda yapılması gereken birçok yatırım söz konusu olduğunu belirterek, 1990'lı yıllarda İstanbul'un birçok eksiği bulunduğunu ama artık İstanbul'un bu eksikliklerini büyük ölçüde gidermiş bir şehir olduğunu söyledi.
Sadece ulusal bazda değil, özellikle uluslararası bazda, bunun yanında kamplar noktasında ve gelen uluslararası misafirlerin yerleşim durumları hususunda İstanbul'un çok ciddi bir kapasiteye ulaştığını kaydeden Erdoğan, ''Burada misafirlerimizi rahatlıkla ağırlayabileceğimiz gayet lüks imkanlara sahibiz ve bunlar dünya standartlarının üstünde. Bu havza artık İstanbul'da olimpiyatların ağırlıklı merkezi halindeki yerlere yakın merkezler. Bütün bunların yanında gerek lastikli, gerek raylı sistemler gerçekleşmiş vaziyette. Alt yapı bu noktada zaten şu anda hazır diyebileceğimiz konumdadır. Üst yapı itibariyle de şu andaki eksikliklerimiz süratle ve rahatlıkla bitirebileceğimiz yatırımlardır. Bunlar bizim için artık bir sorun oluşturmuyor, makette de bunları göstermemize gerek yok, belirlenecek başlıklar rahat rahat bitirilip, uygulamaya geçilebilir'' dedi.
''STADLARIMIZ DÜNYA STANDARTLARINDA VE HATTA ÜZERİNDE''
Başbakan Erdoğan, ''Türkiye'nin önceki müracaatları ile kıyaslandığında, geçmiş yıllara oranla elinin daha güçlü olduğunu söylemek mümkün mü? Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne desteğinizi bildirdiniz mi?'' şeklindeki soru üzerine de İstanbul'un şu anda geçmiş yıllarla mukayese edildiğinde, mukayesesi kabil olmayan imkanlara sahip olduğunu ve diğer şehirlerin de olimpiyat organizasyonuna sahip olduğunu anlattı.
Hangi branşlar olursa olsun, olan birkaç eksiğin de rahatlıkla ve süratle giderebilecek imkana sahip olunduğunu belirten Erdoğan, ''Sadece İstanbul'da Türk Telekom Arena'yı, Olimpiyat Stadı'nı, Şükrü Saracoğlu Stadı'nı alın, bunlar dünya standartlarında hatta standartların üzerinde... Bugün Türk Telekom Arena'yı, Avrupa'nın hiçbir ülkesinde bulamazsınız. Bizim olimpiyat stadımızın sadece açık tribünler hariç, onları şu anda planlamamız içine aldık, onları kapalı tribüne çevirdiğimiz anda alt donanımı itibariyle Olimpiyat Stadyumu da dünya standartlarının üstünde bir staddır, açık tribünler hariç. Orayı kapattığımız anda bu iş de bitmiştir. Çevrede yapılacak düzenlemelerle, yeni tesis ilaveleriyle bir merkezde bunu toplama şansını yakalamış oluyoruz. Atletizmle ilgili kapalı salon yanı başımızda yapılıyor. Aynı zamanda tenis birliği noktasındaki sıkıntıyı aşıyoruz. Tenis kortlarını yoğun bir şekilde çoğaltmış olacağız ve diğer branşlarda da eksik neredeyse bunu rahatlıkla giderebilecek konumdayız. Bu fark 1990'lı yıllarla mukayese edildiğinde istisnasız bir durumda olan Türkiye var. Olimpiyatlarda en önemli konu ulaşım. Ulaşım noktasında da raylı sistem, bu merkezlere kadar geliyor. 2 yıl içinde raylı sistem noktasında sıkıntılarımızı tamamen gidermiş oluyoruz. Metro noktasına çok ciddi bir konuma geliyoruz. Metro, hafif metroyu bu yollarla buraya getirmiş olacağız ki, toplu taşıma noktasında da sıkıntıları gidermiş oluyoruz. Aynı şekilde zaten farklı uygulamalardan bir tanesi olan metrobüs sistemi toplu taşıma büyük rahatlık getiriyor. Avrupa-Asya yakası olarak bakıldığında diğer taraftan deniz ulaşımı da İstanbul'un en önemli zenginliklerinden bir tanesi. Uluslararasında da havaalanı yanıbaşımızda. O da ayrı bir zenginlik katıyor. 2023 hedeflerimiz içinde diğer yapacağımız 60 milyon kapasiteli havalimanı ile birlikte buna çok daha farklı bir zenginlik katacağız ve orada da ayrıca spor tesislerimiz yapılmış olacak'' dedi.
Başbakan Erdoğan, hükümet desteği olmadan bu işlerin olmayacağını belirterek, bunlarla ilgili İzmir ve Trabzon'da olduğu gibi özel kanun çıkardıklarını ve özel kanunla da bu konuda yetkilendirme yaptıklarını söyledi.
Erdoğan, burada da aynı şekilde gerek ihale, gerekse yatırımların süratle yapımı konusunda gecikme olmasın diye özel kanun çıkarmak suretiyle yetkilendirmeleri yapacaklarını bildirdi.
"BİZ OLİMPİYAT DENİNCE HOŞGÖRÜ VE BARIŞI ANLIYORUZ"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir kez olimpiyat verilen ülkeye ikinci kez olimpiyat verildiğine şahit olduklarını, bunların adil yaklaşım tarzları olmadığını ifade ederek, ''Biz olimpiyat denince hoşgörü ve barışı anlıyoruz. Öyleyse bu barışı, hoşgörüyü, yani olimpiyat meşalesinin çok farklı ülkelerden farklı kıtalara yansımasını hep birlikte başarmamız, sağlamamız gerekir diye düşünüyorum. Bu anlayışın özellikle güncellenmesini o fiziki yapıdan daha önde görüyorum. Önce bu olmalı, bundan sonra bu işin fiziki alt yapısı oluşturulmalıdır diye düşünüyorum. Türkiye bunun ikisine de her şeyden önce psikolojik olarak hazır durumdadır'' dedi.
Bir katılımcının, ''Rakiplerle karşılaştırıldığında İstanbul'un olimpiyatlara ne gibi yeni bir özellik katabileceğini düşünüyorsunuz?'' sorusu üzerine Erdoğan, 2020'ye kadar olan tüm olimpiyatlardaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini, bunun geçmişle mukayesesini yaparak bu gelişmeleri kendi projelerine nasıl aktaracaklarını müzakere edeceklerini, bunların en önemli veriler olacağını söyledi.
Erdoğan, ''Bütün bu verileri yapacağımız yatırımlara katmak suretiyle işin fiziksel boyutunu oluşturmuş olacağız. İşin fiziki boyutundan öte buradaki en önemli konu şu; bugüne kadar olimpiyatlar nerede yapıldı? Hangi ülkelerde yapıldı? Bu çok önemli. Bilindiği gibi bir kez olimpiyat verilen ülkeye ikinci kez olimpiyat verildiğine şahit olduk. Bunlar adil yaklaşım tarzları değil. Aslında bu konuda bir olimpiyatın verildiği ülkeye ikinci kez olimpiyat oyunlarını vermek, dünyanın bir kısır döngü içinde döndüğünün ifadesi midir? Bu akla geliyor. Dünyada başka ülke mi yok, bunu yapabilecek ülke mi yok? Niçin aynı ülkeye vermek durumunda kalıyoruz? Bunlar işin yaklaşım tarzlarını gerçekten düşündürüyor ve bunların olmaması gerektiğini biliyoruz. Biz olimpiyat denince hoşgörü ve barışı anlıyoruz. Öyleyse bu barışı, hoşgörüyü, yani olimpiyat meşalesinin çok farklı ülkelerden farklı kıtalara yansımasını hep birlikte başarmamız, sağlamamız gerekir diye düşünüyorum. Bu anlayışın özellikle güncellenmesini o fiziki yapıdan daha önde görüyorum. Önce bu olmalı, bundan sonra bu işin fiziki altyapısı oluşturulmalıdır diye düşünüyorum. Türkiye bunun ikisine de her şeyden önce psikolojik olarak hazır durumdadır'' dedi.
''BİR BARIŞ NESLİNİ HAZIRLAMAK GEREKİYOR''
Başbakan Erdoğan, ''2020 Avrupa Futbol Şampiyonası yerine olimpiyatlar yönünde bir tercih mi yapıldı?'' sorusunu, ''Ben tabii 2020'deki olimpiyat oyunları veya Avrupa Futbol Şampiyonası mı, bunların mukayesesini yapmıyorum. Yani birinden vazgeçip, birini yapmak, her ikisi farklı şeyler. Biz orada da adaylığımızı sürdürürüz, olimpiyat oyunlarında da adaylığımızı sürdürürüz. Buradan hangisi Türkiye'ye verilir ya da verilecek, onu bilemem. Bir başbakan olarak her ikisini de yapmaya hazır ülke olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim'' diye yanıtladı.
''Olimpiyatlar sadece sportif alanlar ya da tesislerden ibaret değil. Aynı zamanda seyirciye de ihtiyaç var. Bu noktada hükümet olarak bir programınız var mı?'' sorusu üzerine Erdoğan, böyle bir nesli hazırlamanın fiziki imkanlarla da doğru orantılı olduğunu belirterek, ''Bir hoşgörü neslini, futbolda hep kullanırız 'fair play, fair play' diye, bunu büyük ölçüde henüz başarabilmiş değiliz, bir barış neslini hazırlamak gerekiyor. Bunu hazırlamak da eğitimden geçiyor. Türkiye'nin 2020'ye kadar olan sürecine bakıldığında, 81 vilayetin tamamına üniversite açan bir Türkiye var. Bunu açarken 9 yıl içinde 163 bin derslik inşa eden bir Türkiye var. Artık ilköğretimde, ortaöğretimde, okul öncesinde eğitim oranını yükseklere çıkaran bir Türkiye var. Böyle bir Türkiye, bir olimpiyat anlayışını, ahlakını da genç kuşaklara verebilme iradesini ortaya koymuş demektir. Şu anda 2011 yılındayız ve 2020'ye 9 yıl var. Ustalık dönemimizde gençlik artık Gençlik ve Spor Bakanlığı adı altında yürütülmeli ve bunu bir bakanlık adı altında topladık. Bakanlık bunu hedefleyerek, gençliği çok farklı bir şekilde eğitecek. Yatırımlarımız hükümetten iane olarak değil, icracı bir bakanlık olmak suretiyle milli bütçeden gerekli paylar ayrılacak. Bu yatırımlarla beraber gerek Gençlik ve Spor Bakanlığı gerek Milli Eğitim Bakanlığı gerekse Kültür ve Turizm Bakanlığı ile dayanışma içinde inşallah geleceğe çok daha güçlü bir şekilde neslimizi hazırlayacağız'' dedi.
"TÜRKİYE OLİMPİYATIN RUHUNU YAKALAMIŞ BİR ÜLKE"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şu anda Türkiye'nin bir olimpiyatı düzenleyebilecek ülke olduğunun işaret fişekleri bulunduğunu belirterek, ''Türkiye, olimpiyatın ruhunu yakalamış bir ülke. Psikolojik olarak yakalamış ve fiziki olarak da buna hazır bir ülke'' dedi.
Bir gazetecinin, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Başkanı Jacques Rogge'nin İstanbul'un adaylığını desteklediğini anımsatarak, ''2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndan önceliği olimpiyatlara vermenizde Rogge'nin bu çağrısı da etkili oldu mu?'' sorusunu, ''Olimpiyatlar noktasında yapılan açıklamanın tabii ki bizim bu kararı vermemizde etkisi vardır. Bu sizi de psikolojik olarak oraya hazırlıyor. Bu destekler de olmayınca 'Bu yatırımlarla artık daha rahat bir zeminde girebiliriz' dersiniz, ama böyle bir şeyin ışıklarını gördüğünüz zaman çok daha süratle bu yatırımların içine girmek durumundasınız. Türkiye zaten bu konularda yeterli bir deneyime sahip olduğu için inşallah 2020'nin bize verilmesine yönelik kararın verileceği döneme kadar yine biz çalışmalarımızı yapacağız. Kararı aldıktan sonra hızlanarak yatırımlara gireceğiz. Her şeyden önce artık Türkiye'de spor bilinci geçmiş yıllarla mukayese edilemeyecek derecede oluşmuştur. Ama biz artık olimpiyatlarda madalyalara koşacak sporcularımızı da şu anda çok daha hızlı bir şekilde yetiştirmenin gayreti içindeyiz, bunun da adımlarını atacağız'' şeklinde yanıtladı.
Başbakan Erdoğan, bir başka soru üzerine, bugüne kadar bu tür organizasyonları bizzat arkadaşlarıyla takip ettiğini, bundan sonraki süreçte de bizzat içinde yer alacağını vurguladı.
Erdoğan, ''Zaten bu işi bir başbakan, bir cumhurbaşkanı düzeyinde takip etmezseniz, bu da gerçekten karşı taraftan da alıcı bulmuyor. Bu, değer verdiğinizin ifadesi oluyor. Hatta hatta bu işe ne kadar bütçe ayırıyorsunuz, bunlar soruluyor. 'Biz bu işe şu kadar bütçe ayırdık' dediğiniz zaman farklı bir şekilde ele alınıyor. Mesela Mersin'de Akdeniz Oyunları'nı aldık. Akdeniz Oyunları bizim değildi, Yunanistan'ındı. Yunanistan ekonomik imkansızlık nedeniyle bıraktı. Sonra Türkiye, İspanya ve Libya kaldı. İspanya ve Libya 'biz bu işi yapabiliriz' iradesini ortaya koyamayınca biz zaten orada devredeydik, 'Biz hazırız, yapabiliriz' iradesini koyunca, organizasyon komitesi Türkiye'ye verilmesini kabul etti. 2013'ü bu kadar kısa zamanda hazırlayacağız, bitireceğiz. Böylece hem Mersin ciddi yatırımlar kazanmış olacak hem de Türkiye, Akdeniz Olimpiyatları gibi bir organizasyonu yapmış olacak. Bunlar hep bize deneyim kazandırıyor'' dedi.
Mesaj Yetkileri
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
-
Forum Rules