DÜNYA KULÜPLER ŞAMPİYONASI

La Liga ve Şampiyonlar Ligi kupalarını müzesine götüren Barça'nın kupa mesaisi, yılın son günlerinde Japonya'ya kadar uzandı. FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası yarı finalinde, Asya Şampiyonlar Ligi'nin şampiyonu ile karşılaşan Katalanlar, sahadan 4-0'lık galibiyetle ayrıldı ve finalde Santos'un rakibi oldu.
Final mücadelesinde ise gözler, Barça-Santos mücadelesinden çok Neymar'ın Messi karşısında neler yapabileceğine çevrilmişti. Ancak birçok otoriteye göre dünyanın en iyi takımı olan Barcelona, Messi'nin önderliğinde Santos ve Neymar'a göz açtırmadı. Sahadan 4-0'lık farklı bir skorla ayrılan Barcelona, Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda da şampiyonluğa ulaşmayı başardı.

MESSI YİNE EN BÜYÜK
ÜST ÜSTE 2. KEZ YILIN FUTBOLCUSU SEÇİLDİ


İşte kulüp bazında 2011'e damgasını vuran takımlar ve gelişmeler böyleydi. Kişisel bazda ise 2011 yine Lionel Messi'nin yılı oldu. Barcelona'nın Arjantinli yıldızı, takımı La Liga ve Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olurken, Messi de takım arkadaşları Xavi ve Iniesta'yı geride bırakarak, üst üste 2. kez yılın futbolcusu ödülüne layık görüldü.

AVRUPA'DA TRANSFER
BİRÇOK YILDIZ TAKIM DEĞİŞTİRDİ


2011-12 sezonu öncesi transfer piyasası da her zamanki gibi hareketliydi. Milli futbolcularımız Hamit Altıntop ve Nuri Şahin, dünya devi Real Madrid'e transfer oldu.
Onları bir diğer milli oyuncu Arda Turan'ın, Atletico Madrid ile anlaşması izledi.
Madrid ekibi, Porto'nun gol makinesi Falcao'yu da renklerine bağlıyordu. Barcelona ise nihayet Cesc Fabregas'a kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Son 2 sezondur altyapısından yetişen oyuncu için Arsenal'in kapısını çalan Katalan ekibi sonunda istediğini elde etti.
Avrupa transfer piyasasının gözde isimlerinden Udineseli Alexis Sanchez'in tercihi de Barcelona oldu. Çok konuşulan bir diğer transferin altına yine Avrupa'nın son dönemdeki transfer rekortmeni Manchester City imza attı. İngiliz ekibi, Atletico Madridli Sergio Aguero'yu renklerine bağladı. City, Arsenal'den Samir Nasri'yi de kadrosuna kattı.
Interli Eto'o ise kariyerinin son yıllarında parayı tercih etti. Kamerunlu golcü, Rus basınına göre yıllık 20 milyon euro karşılığında, Anzhi'ye imza attı. Inter ise Eto'o'nun boşluğunu, Atletico ile yolları ayrılan Diego Forlan ile doldurdu. Bundesliga'nın devi Bayern Münih, kalesini Schalke 04'ten Manuel Neuer'i transfer ederek sağlama aldı. Geleceği parlak olan genç Atletico kalecisi David De Gea ise Manchester United ile anlaştı.
Sezonun en pahalı transferinin altına ise Chelsea imza attı. Londra ekibi, ara transfer döneminde tam 50 milyon sterlin karşılığında, Liverpoollu Fernando Torres'i renklerine bağladı. Ancak Torres, şu ana kadar, Chelsea'de beklentilerin çok altında kaldı. Chelsea'nin bir diğer önemli transferi, Porto'yu UEFA Avrupa Ligi Şampiyonu yapan Andre Villas-Boas oldu. Henüz 34 yaşındaki genç teknik adam, Carlo Ancelotti'nin yerine mavilerin başına geçti.

ONLARI ÇOK ÖZLEYECEĞİZ
SPEED, SOCRATES, RONALDO, SCHOLES, CANNAVARO


2011 yılında futbol dünyası bazı önemli yıldızlarını da kaybetti. Şüphesiz en büyük şok, Galler Milli Takımı'nı çalıştıran Gary Speed'in henüz 42 yaşında yaşamına son vermesiydi. Futbol dünyası uzun süre, Speed'in kendisini evinde asmasının şokunu üzerinden atamadı.
Yılın son günlerinde gelmiş geçmiş en büyük efsanelerden Brezilyalı Socrates de yaşama veda etti. yıllardır sigara ve alkol bağımlılığının pençesindeki Socrates, yaşamını yitirdiğinde 57 yaşındaydı. 2011'de lakabı gibi gerçek bir fenomen olan Ronaldo da yeşil sahalardan koptu. Kariyerinin en verimli yıllarını ağır sakatlıklarla geçiren Ronaldo, kilo problemleri ve yineleyen sakatlıklarla daha fazla başa çıkamayınca, 33 yaşında yeşil sahalara veda ettiğini açıkladı.
İngiliz futbolunun son 20 yılına damga vuran Paul Scholes, emeklilik kararı alan bir diğer ünlü isimdi. 37 yaşındaki Scholes, Manchester United Menajeri Alex Ferguson'ın tüm ısrarlarına karşın, kararından geri adım atmadı.
Scholes'un yanı sıra, tüm kariyerini Ferguson ile birlikte geçiren Gary Neville de, aktif futbolculuk yaşamına son verdi
United'ın son kaybı, yıllardır takımın kalesini koruyan Edwin Van Der Sar'dı. Hollandalı kaleci, 40 yaşında eldivenlerini asma kararı aldı. Futbol dünyası, son yılların belki de en başarılı savunma oyuncusu Fabio Cannavaro'yu da sessiz sedasız emekliliğe uğurladı. 2006 yılında İtalya'nın kaptanı olarak Dünya Kupası'nı kaldıran ve yılın futbolcusu seçilen Cannavaro, kariyerine Dubai'de son verdi.

GREV DALGASI
LA LIGA VE SERIE A GEÇ BAŞLADI


Bu yıl La Liga ve Seriea'daki oyuncu grevleri de futbol gündemini uzun süre meşgul etti. Daha iyi şartlar isteyen oyuncular sahaya çıkmayınca, hem İspanya hem de İtalya'da liglerin başlaması 1 hafta ertelendi.


NTVSPOR