Gençlik dönemimde, kaleci iken yaşamış olduğum 2 el parmağı kırığı, 1 yan bağ yırtığı, 1 tendon yırtığı, 2 ayak kırığı, 6 parmak çıkığı, 1 diz kıkırdak zedelenmesi ve sayısız yumuşak doku travması sonrasında, annemin baskılarına dayanamayıp futbolu bırakıp, Jose'nin (Mourinho) yanına Türk futbolcularla anlaşabilmesi için tercüman olarak işe başlamıştım.

Evet, itiraf ediyorum, 41 yaşındayım ve hala annemle yaşıyorum...


Tarih: 20 Haziran 2011
Arkadaşlarımla bir pub'da otururken, aniden telefonum çaldı...
Telefondaki isim Eric Samuelsen (AFC Wimbledon Başkanı) idi.
Şaşırdım...

Er: Evren, Merhaba...
Ev: Merhaba, Başkanım...
Er: Evren(ciğim) lafı fazla uzatmayacağım...
Ev: Buyur başkan...
Er: Valizini topla seni takımın başında görmek istiyorum...
Ev: Başkan kapa telefonu ben geliyorum...

Daha telefonu kapatmamın ardından kısa bir süre sonra bazı Türk spor kanalları haberi almışlardı bile.




Hemen İngiltere'ye kalkan ilk uçağa atlayıp soluğu AFC Wimbledon kulübünde aldım...

Sevgili Eric ile yapmış olduğumuz kısa görüşmeden sonra takımın başına geçmeye karar verdim ve
boş mukaveleye imzamı attım

İŞTE KANITI



Uploaded with ImageShack.us

Dahası biraz sonra...