Tavsiyelerim;

- En az 8-10 hazırlık maçı ayarla. Bu maçlar oyuncuların tatilden dönüş (topbaşı yapma) tarihinden 1 veya 2 hafta sonrasında başlayacak şekilde olsun. İlk 2 maç zayıf takımlara karşı, sonrakiler gittikçe daha güçlü takımlara karşı olsun. Hatta son maçlar Lyon, Sevilla tarzı güçlü ekiplere karşı olsun. Eğer son hazırlık maçını kaybedersen ve moral düşerse rahat kazanabileceğin zayıf bir takıma karşı 1 maç daha ayarla. Son hazırlık maçın ilk resmi maçından 1 hafta öncesine denk gelsin.

- Oyuncular tatilden dönünce match preperation'ı kapatıp tüm oyuncuları kondisyon (conditioning) programına koy. 2 hafta kadar kondisyon antrenmanı alsınlar. Ayrıca takım toplantısı yap. "Tatil bitti, şimdi çalışma zamanı, bizim için iyi bir sezon olacak" tarzı bir konuşma yapacaksın ve sana katılacaklar. Kaptana ve oyunculara söz ver, sonra "passion" başlığı altından "işte görmek istediğim tepki buydu" deyip toplantıyı sonlandır.

- 2 hafta sonra match preperation'u düşük ya da normal düzeyde verip oyuncuları da normal antrenman programlarına al.

- Hazırlık maçlarını sezon boyunca yada en azından ilk maçlarda kullanmayı düşündüğün taktikle oyna. Sezona iyi başlamak istiyorsan en önemlisi bu.

- Son 2-3 hazırlık maçı geldiğinde match preperation'u yüksek seviyeye getir. Ancak bunu yaparken oyunculara bireysel antrenman (training focus) vermişsen onları kaldır ki normal antrenmanı yeterli düzeyde alsınlar. Resmi maçlar başlayınca her şeyi normale döndür. Yani antrenman programları, bireysel antrenmanlar, match preperation vs... bunları artık kendi tercihine göre ayarla.

- Her sezon başı çok sayıda oyuncu transfer etmekten kaçın. Ediyorsan da dediğim gibi bolca hazırlık maçı ayarla mutlaka. Tabi bunun için de transferlerinin topbaşı tarihini fazla aşmadan takıma katılması önemli.

- Diyelim yukarıda bahsettiklerimi yaptın ancak yeni bir transferin takıma 2-3 hafta sonradan katıldı. Onu önce 1 hafta kadar kondisyon antrenmanına al.

- Sezonun ilk maçında "taraftarlar için / ne yapabileceğinizi gösterin (iç saha)" yada "baskı yok rahat oynayın / ne yapabileceğinizi gösterin (deplasman)" tarzı baskıyı azaltıcı veya motive edici konuşmalar daha doğru olur. "Galibiyet bekliyorum" tarzı takımın üzerindeki baskıyı arttıracak konuşmalardan kaçın çünkü ilk maçın havası farklı olur. İlk maçta iyi bir sonuçla başlamak önemli, sonraki maçlara da etkisi olur. Basın toplantısında da iyi hazırlandığınızı ve takıma güvendiğini ifade eden cevaplar vermeni tavsiye ederim (genelde üstten 2.seçenek oluyor).

Bu yazdıklarım işin doğrusu diye iddia edemem ama kendi kariyerimde tercih ettiğim oyun tarzı bu şekilde ve iyi sonuç alıyorum.