Nisan ayı içerisinde tam 8 maç yaptık ve bu 8 maçın 5 tanesinden mağlubiyetle ayrıldık. Gerçekten bizim için oldukça yorucu bir aydı, hem fiziksel olarak hem de zihinsel olarak.

Spor Toto Süper Lig



Avrupa Ligi'nde çeyrek finale kaldıktan sonra Beşiktaş maçına konsantre olmakta zorlandı oyuncularımız. İlk geldiğim günden bu yana takıma kanatları etkin kullanabilecek bir oyun anlayışı oturtmaya çalışıyorum ki zaman zaman bunu sahada görsem de, orta saha göbekte oynayan ikili oyunumuzu çok etkiliyor. Oyuncuların form durumu, fiziksel durumu müsait olduğunda uygun ikiliyle oynayabilirsek fark yaratıyoruz yoksa maçlar ızdırap gibi geçiyor.



Kafamdaki ideal kadro aslında bu, çok sayıda maça bu şekilde çıkamadık, böyle olduğunda sistem işlemese bile bireysel performansla yine günü kurtarabiliyoruz.


UEFA Avrupa Ligi Çeyrek Final İlk Maçı


Defansta kullandığım 2 stoper Yobo ve Egemen yok, yedekleri Bekir de yok, Orhan'ı avrupa kadrosuna almamıştım bu nedenle PSG deplasmanına Gökhan'ı stopere çekerek başladım. Aragones'e buradan selamlarımı iletiyorum, sayesinde bu çözüme ulaştık.

Sow avrupada yine atmaya devam etti, sırtları bizi taşıyor adeta. Oyuncu değişikliklerinin bu kadar etkili olduğunu gördüğüm maç sayısı azdır, oyuncularımla gurur duyuyorum ama bu galibiyet nisan ayının ilk maçıydı, bizi fazlasıyla uçurmuş sanıyorum.


Spor Toto Süper Lig



Akhisar maçı elbette ölçü olamaz ama Mehmet Topuz'un 2 asist bir golü, Semih'in 1 asist 1 golü gerektiğinde onlara forma verebilecek durumda olduğumu gösterdi bana. Tabi rakip Akhisar olunca bu gelecek maçlar için yanıltıcı oldu mu, evet oldu.


UEFA Avrupa Ligi Çeyrek Final İkinci Maçı



İlk maçtaki skorun üzerine yattık, turu geçmekti hedef, kaybetsek de turu geçtik, mutluyuz. Şimdi rakibimiz İspanyol devi, son Şampiyon At.Madrid.