Fenerbahçe'yi elimizden kaçırışımızın üzüntüsü içindeydim. Oyuncularıma kızmıyordum Volkan gerçekten inanılmaz bir maç çıkarmıştı. Artık Dönem Fenerbahçe'nin dönemiydi. GS dönemi sona eriyordu. Sırada Sivas deplasmanı vardı. Sivas 16. sırada ligde kalma mücadelsei veriyordu. Biz ise ilk 5 içinde kalıp Avrupa kupalarına gitmeye çalşıyorduk. Bu maçtan kesinlikle galip gelmemiz gerekiyordu. Eski oyuncumuz Adu'da bize karşı forma giyecek oyuncular arasındaydı.
Türkiye Süper Ligi 15/16 Sezonu 23. Maç
Maça iyi başlamış 7. dakikada Zelaya'nın golüyle 1-0 öne geçmiştim deplasmanda ancak 16. dakikada Bekir Yılmaz'ın golüne engel olamadık. Daha çok ortasaha mücadelesi şeklinde geçen ve uzaktan şutlarla kalelerin yoklandığı maçta başka gol olmayınca; maç 1-1 bitiyordu. Kazanamama serisi 3 maç olmuştu.
Bu maçların ve moral bozukluğunun ardından Galatasaray maçı geliyordu. Kendi sahamızda ağarlayacaktık Galatasaray'ı. Moraes - Burak Yılmaz ikilisinde gerçekten korkuyordum. Bu ikiliyi tutmak gerçekten çok zordu.
Türkiye Süper Ligi 15/16 Sezonu 24. Maç
Galatasarayın şampiyonluk umutları incecik bir ipe bağlıydı. Lider Fenerbahçe ile aralarında 7 puan vardı. İki takımda sahaya As Kadrolarıyla çıkıyordu. Sakaryasporda bir iki rotasyon vardı sadece.
Maç çok hızlı başladı. Defansda Gould'dun yaptığı hata pahalıya mal oldu ve Moraes daha 4. dakikada Galatasaray adında durumu 1-0 yapan golü attı. Ancak Galatasaray'ın sevinci uzun sürmedi. 7. dakikada sahneye çıkan Lugo-Zelaya ikilisi durumu 1-1 yapıyordu. Her iki takımda cömert bir şekilde açık bir futbol oynuyordu. Maçın henüz 12. dakikasında Burak Yılmaz muteşem bir bireysel beceri ile durumu 2-1 yapıyordu. Bu dakikadan sonra takımım ataklarını arttırdı ve 20. dakikada Zelaya öndirekte güzel bir gol ile durumu 2-2 yapıyordu. Daha bu golün sıcaklığı soğumadan Lugo sahneye çıkıyor ve Tamashiro'nun uzun serbest vuruşunda durumu 3-2'ye getiriyordu. ilkyarı böyle bitecek derken 44. dakikada Zelaya birkez daha sahneye çıkıyor ve Sakaryaspor adına skoru 4-2'ye taşıyordu.
İlk yarı bu sonuçla kapanıyordu. Soyunma odasında adeta bir cümbüş vardı. oyuncularım kendi aralarında nereklerde hata yaptıklarını nerelerde iyi oynadıklarını, açıklarını kendi aralarında tartışmaya başlamışlardı. Bana fazla söz bırakmamışlardı zaten. ikinci yarıda düşmelerini istemiyordum. Sadece dikkatli oynamalarını ve önceki maçlardaki yaşadığımız kazalardan ders çıkararak buraya galip gelmelerini söyledim. Bütün oyuncular kenetlenmişti. 2. yarısı kesinlikle daha zor olacaktı maçın.
İkinci yarıda da ataklar arka arakaya geliyor top bir orda bir burda dönüyordu. Moraes - Burak ikilisine karşın Zelaya - Lugo ikilisi resmen kapışıyorlardı. Yine bu atakların birinde Moraes vuruyor kaleci çeliyor ancak seken topu Burak güzel bir bitirişle tamamlıyordu. Durum 4-3 olmuş tedirginliğe kapılmıştım.Daha 57. dakikaydı. Böylesine keyifli ve güzel oynadığımız bir maçtan galip gelmeyi istiyordum. Galatasaray yükleniyor golü bulamadıkça geriliyorlardı. Maç böyle giderken 68. dakikada bu sefer sağ kanattan yapılan yerden ortaya defansta kimse dokunamayınca arka direkte ttopla buluşan Vargas topu ağlarla buluşturuyor ve skoru 5-3 yapıyordu. Takımın sevinci görülmeye değerdi. Galatasarayda moraller iyice bozulmuş, Bizde ise dikkatlerini kaybetmeden kafası rahatlamıştı oyuncularımın. Tabiki benimde. Bu dakikadan sonra işi rolantiye alıp sıkı savunma yapmaya başladık. bundada etkili olunca maçta başka gol çıkmadı ve 5-3'lük skorla Galatasaray'ı adeta dize getirdik. Fatih hocanın bir repliği vardı. sanırım bunu bu maçta uygulayan biz olduk. "Kazanmak için yediğinden fazlasını atacaksın"
[YOUTUBE="8uCerQU9b8o"]Muhteşem Maçın Golleri[/YOUTUBE]












