Artık bende sahaya inmiştim fakat işler yolunda gitmiyordu. Takım 1 aydır taktik üzerinde çalışırken bir arpa boyu yol katedememiş uyum hala orta seviyede, oyuncular ise hantallığı üzerinden atamamıştı. Birçok hazırlık maçı yapıyorduk ama oyuncuların maç kondisyonunda herhangi bir değişme olmuyordu. Koskoca dört ayın üçü geçmiş Finlandiya kupası 4.tur maç vakti gelmişti. Takımdaki ciddi uyusuzluk ve kondisyonsuzluk saha sonuçlarınada yansıyordu. Kendimizden çok daha kötü takımlara karşı kaybediyorduk yada kazanırken bile çok zorlanıyorduk.
Nitekim kupa maçında korkttuğum başıma gelmişti. Rakip evinde oynamanın avantajını iyi kullanmış ve penaltılarda elemişti bizi. Geçen 3 aya rağmen takım taktiğe alışamamış oyuncuların kondisyonu yerlerde...Kupayı kazanmak gibi bir hedefimiz yoktu ama kasamıza belki kupa sayesinde biraz para girecekti ve klüp maddi olarak kazanç sağlayacaktı. Maç bitiminde ciddi bir moral bozukluğu ve sinir ile soyunma odasına inmeden direk eve geçtim. Duş alıp biraz uzandıktan sonra kalkıp havaalanının yolunu tuttup ilk uçakla Arjantine gittim.





