İstifa kararımı bildirdikten sonra başkan adıma bir veda partisi düzenlemek istesede kabul etmemiştim. Ayrılıklardan çok hoşlanmadığım için başkana "ziyaretinize geleceğim o zaman bol bol konuşuruz ama vedalaşmaları sevmem" diyor ve klüp binasından çıkıyordum. İstifa etmiştim tamam ama şimdi ne olacaktı ? Aklımda bu ve bunun gibi sorulara cevap bulmaya çalışırken evin yolunu tutmuştum. Eşyalarımı toplayıp ülkeme dönme vakti gelmişti. Nihayet evime gelmiştim. Biraz dinlenip eşyalarımı toparlardım nede olsa acelem yoktu bugün toplar yarın gidebilirdim. kahvemi alıp bilgisayar başına geçtim. Maillere bakıyordum 3-4 tane klüpten görüşmek için talep vardı. Mail atan en dikkat çekici klüpler FC Kopenhavn, FC Midtjylland ve Brondby IF diğer mail ise Randers FC klübünden. Meğer Danimarkada kaldığım sürenin ardından beni orda gören basın yazıp çizmelere başlamış. Bazı medya kanalı ve gazeteler beni geçtiğimiz yıl şampiyonluğu Nordsjallenda kaptırdğı için koltuğu salanan Fc Kopenhavnın menejerinin koltuğuna oturtmuş bile.

Biraz düşündükten sonra Danimarkaya gitme kararı vermiştim. Aslında en önemli sebep İsabellayı tekrar görecek olmamdı. Hemen İsabellayı arayıp herhangi bir işinin olup olmadığını sorduktan sonra ona Danimarkaya geleceğimi söyledim.

Ertesi gün başkent Kopenhaga indiğimde İsabella beni orada bekliyordu.

- Hoşgeldin Juan
+ Hoşbuldum İsabella
- Dün telefonda sormayı unutmuşum. Kamp yeri yada oyuncu bakmaya falan mı geldin ? Aniden telefonda oraya geliyorum diyince şaşırdımda
+ Yok yok, birkaç klüple görüşme yapacağım. Kotka şehriyle herhangi bir bağım kalmadı. İstifa ettim klüpten ( Aslında sırf seni görmek için geldim nasıl diyebilirdim ki ? )
- Peki hangi klüplerden teklif aldın ? Yani hangi şehirlere gideceksin ?
+ Kopenhag, Brondby, Randers ve Herning şehirleri
- İstersen beraber gidelim birkaç tanesi buraya yakın yerler
+ Tabii ki ( Nasıl hayır derim utanmasam sevinçten amuda kalkıcam )

Yolculuk boyunca bir taraftan geçtiğimiz yerlerdeki manzaraya güzelliklere bakarken diğer yandan kendimi İsabelleya bakmaktan alıkoyamıyordum hatta bu yüzden giriş yaptığımız kasabanın tabelasını göremediğim için adını bile bilmiyordum.

Klüp binasına çıkıp başkanla tanışıyor ve oturup şartları konuşuyorduk. Klübün tesisleri gayet iyi olmakla beraber beni esas sevindiren olay atyapıya verdikleri önemdi. Teklifi kabul ediyordum. Huzur bulabileceğim bir yerde çalışacaktım herşey çok iyiydi dahada ötesi İsabella ile aynı havayı teneffüs edecektim çok mutluydum.