Noter isim, marka, patent vs. tescili yapmaz.
a) Belgelerin tescili yapar
b) İmza, mühür, tarih tescilini yapar
c) Kanunen tescili gereken işlemlerin tescilini yapar
d) Kanuni belgelerin, aslınının yerini tutan kopyalarını yapar
e) Belgeleri diller arasında çevirir
f) Başka bir kuruma verilmemiş hukuki işlemleri yapar
vs..
Bu son maddede geçen ifadeyi duruma uyarlarsak;
Marka tescili ve patent işlemlerini "Türk Patent Enstitüsü" veya bu işle ilgilenen Avukatlık Büroları, yine veya bu alana giren işlemlerde yetki sahibi sair kamu kuruluşları yapar (Son ikisi, ilkine nakil için aracı olarak).
Noterin yaptığı bu tarz bir tescil, geçmiş sayfalarda "yasa" olarak gösterilen "Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu" nezdinde, olası bir ihtilaf halinde, hukuki merciilerde sadece sözkonusu eserin, belgenin vesairenin içeriği ile ilgili olur, ismi ile ilgili değil.
Örneğin:
Ben "Dingil" isminde bir kitap yazarım ve bunu notere tescil ettiririm. Bu durum "Dingil" isminde bir başkası tarafından benden izin alınmaksızın başka bir kitap yazılmasına engel değildir. Sadece benim "Dingil" isimli kitabımın aynısının başka bir yazar ismiyle yayınlanmasına engeldir.
Ancak, konuyla ilgili, yetkili merciilere başvurup, "Dingil" ismini, markasını tescil ettirirsem (ki vermezler), başka kimse bu ismi aynı kapsamda kullanamaz.
Daha daha açıklayıcı olmak için:
Kafamı sağ tarafa doğru çeviriyorum ve kütüphane rafında yan yana yer alan iki kitabın isimlerini ve yazarlarını aynen buraya yazıyorum;
Bilim Tarihi - Cemal Yıldırım - Remzi Kitabevi
Bilim Tarihi - Prof. Dr. Şafak Ural - Çantay Kitabevi
Yoksa, bu suretle, Aristo'yla İbn-i Sina'yı, rûz-i mahşerde kanlı bıçaklı yapmak bile mümkün ki; apaydin Barcelos'a izin vermemiş, kime ne..?
"Beşerin taptığı bir kendisinin heykelidir"