Sabah Türkiye'den getirdiğim Permatik'imle tıraş olduktan sonra kulüp binasına gittim. Juan Diaz da aracı olduğu için kulüp binasındaydı. Odaya girdiğimde beni başkanla tanıştırdı, biraz oturduktan sonra işleri olduğunu söyleyip ayrıldı. Odadan çıkarken bana bir göz kırpmayı ihmal etmemişti.

- Arda bey, ben çok genç ve dinamik biri değilim. O yüzden kulüpteki spor faaliyetleriyle pek ilgilenemiyorum. Futbol Kulübünün yönetimini tamamen sana devretmeyi düşünüyoruz.

- Biraz daha açarsanız memnun olurum.

- Sizden beklentimiz sadece koçluk yapmanız değil. Futbolla ilgili her alana el atmanızı istiyoruz. Tabii ki, bütçemiz el verdiğince. Ha ha ha ha.

- Tabii ki efendim.

- Genç takım, tesisler, antrenmanlar, transferler hepsinin başında sen olacaksın. Paraya dayanan bir isteğin olduğunda, bunu gelip bizimle paylaşacaksın. Biz de bir değerlendirme yapıp karar vereceğiz.

- Anlıyorum.

- Takımımız geçen sene ligde 9. oldu. Medya da öyle ön görmüştü zaten. Senden ilk senelik beklentimiz bu dereceyi daha ileriye taşıman. Ayrıca iki tarafın da çok büyük sorumluluklara girmemesi için 1 yıllık bir sözleşme ön gördük ilk etapta. Uygun mudur senin için, bir bak istersen sözleşmeye?

Kağıdı aldım, kısaca göz gezdirdim.

...
...
...
...
25.000€ x 12 = 300.000€
...
25.000€. Yarısı 12.500€. Gayet yeterli. Hem aç kalırsam karnımı futbol doyurur.

Bu konuşmalardan sonra formaliteler konuştu, imzalar atıldı. Binadan çıkarken sekreter elime birkaç kağıt tutuşturdu. Personellerin listesi, oyuncuların listesi ve kamp programı.