Galatasaray'lı oyuncuların üzerinde geçen yıl o kadar hengame ve olumsuzluğa rağmen görevlerini tam anlamı ile yerine getirmiş olmanın rehaveti var. Aslında bu pek fazla rehavet olarak değerlendirilebilecek bir olgu sayılmaz, buna bir yorgunluk hatta yılgınlık demek daha doğru olacaktır. Çünkü takım üzerinde yönetimin vaatleri bulunmasına karşın yerine getirilen hiç bir olgu yok. Bunun yanı sıra takıma gerekli takviyenin yapılmamış olması ve eldeki oyuncuların ezeli rakibin 100. yılında daha fazla sorumluluk altına sokulması onlar üzerinde ağırlığı yadsınamayacak bir yük oluşturmuştur muhtemelen. Birde pireyi deve haline sokan kolpa basını unutmamak gerekir. Sonuçta bu oyuncularda insan ve bir hassasiyete sahipler. Ama bu atlatılamayacak bir sorun değil Şampiyonlar Ligi ön eleme turunun geçilmesiyle ve gruplara kalınmasıyla, aynı şekilde Süper Ligde yakalanacak bir galibiyet serisiyle takımız rahatlayacak ve üzerindeki kara bulutların dağılmasına yardımcı olacaktır. Bu takım için gerekli olan en başta taraftarın takıma ve teknik kadroya sahip çıkması ve sürekli destek içinde bulunmasıdır. Yönetimin hatalarının faturası saha içine kesilmemeli. Yönetim eğer bu yılı kurtarabilmek istiyorsa en kısa sürede adı sanı duyulmamış olsa bile Galatasaray'a fayda sağlayacak bir ön libero transferi gerçekleştirmelidir.