Hemen yetkilileri arayıp durumumu anlattım. Neyseki aldığım cevap oldukça rahatlatmıştı beni. Lisans iptali isteğinden 6 ay sonra gerçekleştiriliyormuş. 6 aydan önce askıya alınıyormuş. Tekrar aktifleştirilmesni rica etmiştim. En büyük engeli kaldırmıştım. Sevincim kısa sürmüştü çünkü yine güneş batmaya başlamıştı. Yine kendimle başbaşa kalıp düşüncelere dalmıştım. Kendime vakit ayıramadığımı söylüyordum diğer yandan bu kadar iç içe olduğum futboldan kopamıyordum. Huzurlu bir yere ihtiyacım vardı. Önce Çin-Japonya-Avustralya geldi aklıma. Asyalılar sıcakkanlı insanlardı. Neden olmasın diyordum fakat sonra neden kendi ülkemde kalmıyorum dedim. Ya da en azından Güney Amerika topraklarında. Brezilya Arjantin Uruguay Şili hepsi olabilirdi. Ama bir türlü hiç birine gönlümden izin çıkmıyordu. Avrupa kupalarına avrupa takımlarına alıştığımın ve futbola olan bu denli tutkumun kaynağının Avrupa olduğunu anlıyordum. Ne Asya ne Amerika ne de Afrika yarama merhem olamazdı. Huzur istiyordum ama gittiğim yerleri hiç bilmiyordum dolayısıyla oraya yerleşmek insanları tanımak ayak uydurmak klüp yönetmek derken yine yoğun bir tempo beni bekliyor olacaktı. Pek kimseyi tanımadığımdan oldukça zorlu bir süreç olacaktı. Huzur ve avrupa denilince aklıma gelen tek bölge vardı. İskandinavya...