-
Ünal Aysal, geldiğinde futboldan anlamam dedi, 2 senede 4 kupa, Avrupa’da çeyrek final görünce futbol uzmanı oldu. Kendi yönetimiyle seçilmemişti, kendi seçtiği insanları getirmek için işleyen düzeni bozdu. Hakkıydı belki ama zamanı değildi, gerekli değildi. Albayrak bizim gibiydi, yönetici ağırlığı yoktu açıkçası, antremanı kenardan izleyen tutkulu bir taraftar dışında bir numarası da yoktu. Ali Dürüst ise öyle değildi, Fatih Terim ile başkan arasında köprü görevi gören, Galatasaray’ın en iyi dönemini de bilen, en kötü dönemini de bilen birisiydi. Adnan Öztürk farklı tipte bir yöneticiydi, farklı bir sesti. Bu adamlara ayıp edildi. Ali Dürüst gidip yerine Şükrü Ergün geliyorsa, bu zamansız ve manasız operasyon çok net başarısızdır.
Fatih Terim, 2 senede 4 kupa, Avrupa’da çeyrek final, Galatasaray’ın şampiyonluklarının 3’te 1’ine imza atmak derken coştukça coştu. Kulağına üfürülen Milli Takım & GS bir arada projesini düşündüğü kadar takım planlamasını düşünemedi. Beni itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar dedi, gitti aynı kişilerle dalga geçer gibi poz verdi. Türk futbolu bunlardan temizlenmeli dedi, benim adım Fatih Terim’se ben bunlarla savaşırım dedi, 6 ay sonra o kişiler başkanım oldu, saygıdeğer oldu. Bunlar Fatih Terim’in kişisel ayıplarıdır, deşmeye gerek yok. Biz ondan sözünü tutmasını bekledik. Fatih Terim milli takım aşkına yenik düşmese, aslolan Galatasaray demeye devam etseydi, şu anda Ünal Aysal başkan falan değildi. O stat her maç istifa diye yıkılırdı. Fatih Terim ile Ünal Aysal tepişti, arada kaynayan Galatasaray oldu.
Roberto Mancini, ülkeye 2. Rijkaard olacak denilerek geldi, daha maça çıkmadan yapamaz burada denildi. Fatih Terim’ci basın her maçı her olayı eleştirmek için takip etti, didik didik etti. Terim olsa yapılmayacak yorumlar, Mancini olunca kolayca yapılır oldu. Fatih Terim çıktı ben namağlup takım bıraktım dedi, Real maçını hafızasından sildi. Türkiye’nin en pahalı kadrosu denildi, gelmiş geçmiş en iyi takım denildi, yabancı sınırı hiç hesaba katılmadı. Bu saçma sapan planlamayı yapanlar, AB diye medet umanlar, TFF’yi değiştireceğini sananlar suçsuz, tek suçlu Mancini. Bu adam kendi kurmadığı bir takımı devraldı, üstelik kadro mühendisliği rezalet olan bir kadroyu. Çıkardığı iş gayet iyidir. Haksızlık etmeyin. Bunun Terim sevmekle, sevmemekle alakası yok. Adama leş gibi kadro verildi, sadece yabancı olayı değil takım top oynamıyordu zaten. Fiziksel sıkıntılar, yaratıcı olmayan oyun anlayışı gibi şeyler sezon başında da vardı.
Mancini’ye kızdığım iki konu var, ilki bu saçma sapan devre arası transferleri. Ben eleştirirken planlama yapılıyor ama denilen transferler. Chelsea maçına Alex Telles dışında değişiklik olmadan çıkıyoruz o da zaten tek doğru transfer. Salih Dursun nerede, 18’e giremiyor. 9 tane adam alındı, A2’de top oynasınlar diye mi? Ne gerek vardı ki.
İkincisi de formsuz oyuncularda ısrar etmesi. Aldığın adamlara, elindeki yedeklere şans vereceksin Selçuk, Burak, Drogba, Eboue, Chedjou adam gibi oynamıyorsa. Alternatifler de kötüyse, rezilse o zaman deriz ki bu formsuzlar kötünün iyisi. Yapacak bir şey yok.
Herkesin taktığı rakamlar, dizilişler ise bence hoca tercihidir. Üstelik kimse bunun doğru veya yanlış olduğunu söyleyemez. Her maç aynı şekilde çıkaran hocaya da hamlesiz, çözüm üretemeyen denebilir en basiti.
Mancini’den beklediğim tek şey bugün itibariyle gelecek sezonu düşünmeye başlamasıdır, isterse ilk 3’e bile sokmasın ama takımı düzene soksun. Yoksa seneye çok daha kötü olacak. Çünkü yaz sezonunda transferde etkili ve doğru hamleler beklemiyorum.
Bizde bazı oyuncular var Fatih Terim için oynayan, o olunca coşan. Bazıları var kendisi için önemli maçları seçen. Bazıları var büyük, önemli maçları seven. Teknik direktörün ruh kazandırması önemli bir şey, artı tabii ki. Ama sadece bununla olmaz. Avrupa takımları da mı bunu kullanıyor, futbolcunun mücadele etmesi demek aldığı paranın karşılığını vermesi demektir. Bu hangi işte olursa olsun böyledir. Her iş kendi içinde bir takım çalışmasıdır. Sadece kendisini düşünenler şutlanır.
Temizlik şart oğlu şart. Bu yapılmazsa 4. Yıldız hayalleri başkalarının 4. Yıldızı takışını izleme kabusuna dönüşür. İsimlere bağlı olmamalıyız, bu kadar kolay değil, bu kadar basit değil. Ali Dürüst gitti Fatih Terim üzüldü. Fatih Terim gitti, Selçuk İnan bitti. Yarın Selçuk İnan gitse Burak Yılmaz daha da kötüye gidecek. Sneijder geldi, Selçuk paşanın pozisyonu, görevi değişti, adam şimdi pas atmıyor ya. Sneijder son tercihi. İki sene önce asist, gol, asist öncesi pas, duran toplar ile şov yapan adam şimdi iki şey yapıyor, topu alınca faul alabilir miyim diye bakıyor yoksa geri pas veriyor. Bir de sürekli Burak Yılmaz’a ara top atmaya çalışıyor. Bırakacaksın kadro dışı, bak bakalım kaptanı kadro dışı kalan takım oyuncuları ne oluyor. Burak Yılmaz ekstra çalışıyordu geçen sezon, imza golleri vardı, acayip kafa vuruşları yapmaya başlamıştı ne oldu da değişti herşey birden? Oyuncu kendini salıyorsa teknik direktör ne yapacak, çocuk değil ki bunlar. Neredeyse hepsi Galatasaray’da kazandıkları parayı başka hiçbir yerde kazanamaz. Fatih Terim bağırıyor, motive ediyor yeri geliyor babalık yapıyor diye oynayacak oyuncu istemiyorum ben. Fatih Terim kovulmak yerine ölmüş olsaydı küme mi düşecektik. Sistem lazım bize, makine gibi işleyecek sistem.
Mancini’yi de eleştiririz tabii. Gelecek sene 5-6 hafta geçer, hala herşey böyle olursa gitmesi için gerekenler yapılır. Tabii yerine kim gelir de iyi olur o da ayrı konu. Hamza Hamzaoğlu’nu taraftar çok sever, destek olur da, bu papaz misali hareket eden oyuncu grubu onu çok sallamaz bence.
2 tane şampiyonluğu, çeyrek finali sindiremedik bir türlü. Herkes en büyük pay kendinde sanıyor. Şu sezon en rahat şampiyon olacağımız sezon olmalıydı, emeği geçenlere yazıklar olsun!
Mesaj Yetkileri
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
-
Forum Rules