19. şampiyonluk tezahüratında da dendiği gibi; "Ali İsmail'e, Burak Yıldırım'a, Ahmet Atakan'a, Fatma Abla'ya, Mümtaz Amca'ya, Selçuk Yula'ya" ve rahmetli Lefter'e, rahmetli Serkan Acar'a, rahmetli Yüksek Günay'a, bütün yaşanan olumsuzluklara, oluşturulan olumsuz ve karanlık tabloya rağmen kulübüne asla sırrını sönmeyen bilakis her yerde her zaman kendisini siper eden, aşkına kalkan ellere kalkan olan cefakar renktaşlarıma, az önceki yazdığımdan ayrı tutmasam da özellikle belirtilmesi gereken rekortmen kadın ve çocuk renktaşlarıma, bir galibiyetin ardından sahaya inip takımın önünde tezahürat giren genç kardeşime, Nazlı'nın Yeri'nde 'Pierre Webo, Moussa Sow'uyla' tezahüratında gırtlağını patlatan minik Kanarya'ya, dün akşam FBTV muhabiri Fatih Demirkol'un kucağına alıp sahayı birlikte gezdiği minik Ada'ya, 15–20 sene sonraki Fenerbahçe kaptanı Felipe'ye de armağan olsun.
daha 19 yaşında, düşlerinde özgür dünya...