GECE VE GÜNDÜZ

Hikmet sahibi bir adam öğrencileriyle birlikte çölde seyahat ederken bir yerde konaklamışlar.Güneş örtüne bürünüp çekilirken yerini yavaş yavaş akşama bırakınca, gecenin karanlığını hikmet nuruyla aydınlatmak isteyen zat sohbete başlamış.Sohbet sırasında söyle bir soru sormuş:
“ Gece ile gündüzü birbirinden nasıl ayırt edersiniz?Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır?”
“Öğrencilerinden biri edeple söz isteyip,”Uzaktaki sürüye bakarım.”demiş.”Koyunu keçiden ayıramadığım zaman akşam olmuş demektir.”
Başka bir öğrenci daha söz almış ve “Hocam!”demiş.”İncir ağacını,zeytin ağacında ayırdığım zaman anlarım ki sabah başlamıştır.”
Hikmet sahibi epey bir müddet susmuş.
Öğrenciler meraklanmışlar ve “Siz ne düşünüyorsunuz aziz hocam?”diye sormuşlar.
O kelimelere yepyeni bir anlam getirerek oldukça deruni şu cevabı vermiş
“Yürürken karşıma bir kadın çıktığında,güzel mi çirkin mi,siyah mı beyaz mı diye ayırmadan ona “kardeşim” diyebildiğimde ve yine yürürken önüme çıkan her erkeği,zengin mi yoksul mu diye bakmadan, milletine,ırkına,dinine aldırmadan ”kardeşim” sayabildiğimde anlarım ki sabah olmuştur,aydınlık başlamıştır.”