Ben daha ilkokulu bitirip ortaokula başladığımda mecburiyetten bu yurtlarda kalmak zorundaydım. Kazandığım yerde devlet yurdu yoktu, ailem de başka yerde çalışıyordu o nedenle seçenekler arasında en iyisi düşündüğümüz için bu yurda gittim.

Daha çocuktum, ilk zamanlar yurt müdürü olsun, diğer görevliler olsun çok iyi davranıyorlardı bana. O zamanlar anlamıyorduk tabi ki neden böyle yapıyorlar diye seviyorlar herhalde diye düşünüyordum. Ordan ayrıldıktan sonra bişeylerin farkına varınca belli bir yaşa gelip olayları irdeleme çağına gelince anladım asıl niyetlerini.

2 sene onların içinde kaldığım için bu olayları çok iyi biliyorum. Ben daha ilkokuldayken dedemle camiye giderdim. Köy yerinde olduğumuz için okulda öğle aralarında bile hiç üşenemz arkadaşlarım oyun oynarken ben keyifle isteyerek camiye giderdim. Tabi ki bu yurtlarda da namaz kılınıyor, daha doğrusu zorla kıldırılıyor. Kimse burda bana aksini idda etmesin. O zamanlarda kılmak istemeyen arkadaşlara da diyorlardı gel söyle diye ama sıkıyosa gidip söyle bakalım kılmak istemiyorum diye milletin içinde sana neler yapıyorlar. Neyse geçelim burayı...

Sabah namazı vakti gelir, daha 11-12 yaşında çocuksun, reşit olmamışsın. Zorla namaza kaldırırlardı, gider buz gibi soğuk suda abdest alırdın namazını kılardın. Daha çocuksun bazı şeyleri düşünemiyorsun neden böyle ki diye onlara kızıp namazdan uzaklaşıyorsun. Tamam bunlara kabulum 4 vakit namazı kılıyorduk ama bir ara okulan öğle yemeğine gelirdik zaman kısıtlı namaz kılmadan okula göndermezlerdi.

Bazı günlerde zorunlu Kur'an dersi olurdu. Ben Kur'an'ı zorla mı okuyacağım? İçimden geldiği için okumalıyım ama onlar ders çalışılması gereken dönemde önce Kur'an okuturlardı.

Bu işler zorla yapılıyordu, ben daha ilkokuldayken biliyordum Kur'an okumasını, çoğu namaza gidiyordum ama orda bunların zorla yaptırılmaya çalışılması inanın beni soğuttu. O yurttan ayrıldıktan sonra camiye cumadan cumaya gider oldum.

Yurtta bir televizyon vardı doğru ama ben hiç bir zaman hatırlamıyorum gelin bu akşam televizyon izleyelim dediklerini. Hafta sonu bile izleyemiyorduk.

Bazı konularda bu kadar katı bu kadar sert olan yönetim haftada iki gece sohbet toplantıları yapardı. Herşey serbest derlerdi, çay demlenirdi yiyecek şeyler ikram edilirdi ve hocalara bölünmüş öğrencilere başta dini bilgi diye giriş yapılıp beyin yıkamaktan başka birşey yapmazlardı.

Bana kimse onlar iyi niyetlerinden bunu yapıyor demesin, kendim bizzat içlerinde yaşadığım için gayet iyi biliyorum nasıl bir yaşam olduğunu orda. Bu yazdıklarım sadece basit örnekler. Başta da dediğim gibi o zaman için anlayaniyordum hatta öyle dolduruyorlardı ki farkına varmadan evde babam sorduğunda yok zorla din dersi falan vermiyorlar okul derslerine çalışıyoruz diyordum.

Ben 2 sene kaldım ve şu anda iyi ki oradan erken ayrılmışım diyorum, bir arkadaşım 7 sene kaldı ve son 3 senedir de üniversitede onlara bağlı evlerde kalıyor. Gerçekten kendisi iyi bir arkadaşımdır ama onun görüşlerine çevresine baktığımda iyi ki ayrılmışım diyorum...

Ben orada yaşadıklarımdan bazı örnekler verdim. Kendim içlerinde bulunduğumdan dolayı sağdan soldan duyduklarımla yorum yapmıyorum, bizzat gördüklerim yaşadıklarım üzerine yorum yapıyorum....