-
17.Aralık.2006, 06:23
#11
Şu memlekette ille bir taraftar grubunu takdir etmek gerekiyorsa, benim favorim, 2. Lig B Kategorisi'ndeyken bütün bir sezonu full tribünlere oynayan Eskişehirspor'dur..
Şu sitedeki hemen herkesin ayrı ayrı takdir edeceği birbirinden farklı ve bağımsız vasıflara da sahiptirler: İstikrarlıdırlar, maçta susmazlar, futbolculara ve yönetime etki edilebildiği kadar etki ederler, gerektiğini düşündüklerinde kavga ederler, manyaklık yaparlar (Asılsız bir dedikodu yüzünden şehirde buldukları 16 plakalı arabaları Porsuk Nehri'ne döktükleri rivayet edilir), efendileşirler, rakibe saygı duyarlar, içlerinde genel etik kurallarına göre yanlış yaptığını düşündükleri kişileri hemen teşhir ederler vs. vs..Bir çeşit, Ankaragücü, Bursa, Gençler, Beşiktaş dörtlüsünün karışımı gibi gelirler bana..
Gelelim araştırmaya..
Net bir sonuç için, sayısal çoklukla başlayan böyle bir değerlendirmeye o kadar çok faktör eklenebilir ki, ağzınız bir karış açık kalır..
Arkadaşlar da bir kısmını belirtmişler; olay sayısal çoklukla yani bildiğimiz Bakkal Hasan Amca hesabıyla başlar.. Hemen akabinde tribün kapasitesi vesilesiyle oran-orantı, yani bir çeşit matematik devreye girer.. Onun bittiği yerde bilet fiyatları vesilesiyle nominal değer - reel değer kıyası, yani iktisadi formüller başlar.. Onun bıraktığı noktadan sazı, tribündeki taraftarın olaylara tepkisi, bakış açısı, kültürel düzeyi, eğitim düzeyi gibi vesilelerle sosyal tabakalaşma, yani bir çeşit sosyoloji devralır.. Tam bitti derken olayın içine tribündeki güruhun saha içine nasıl etki ettiği sorunsalı vesilesiyle akustik, yani bir nev'i fizik girer.. Tamam, yaptık, en iyisini bulduk dediğiniz anda bir bakarsınız bir taraftar grubu önünüze stad dışındaki taşlı-sopalı kavgalar ve kesip-biçmeler vesilesiyle kas gücünü, yani nispeten biyolojiyi koyar, apışıp kalırsınız.. O mecraya bir kere girdikten sonra ister istemez iyi veya kötü emsallerle bu işin eskilerinin anlatılmaya başlanması vesilesiyle sözlü ve yazılı kaynakları, yani tarihi hesaba katmak zorundasınızdır..
Artık delirme noktasında sahaya atılan yabancı maddeler vesilesiyle etki-tepki, yani dinamik fizik; yakılan meşaleler vesilesiyle kimyasal tepkime, yani kimya; kimbilir belki de ikisinin birleşerek oluşturdukları yanan meşalenin el seviyesine gelme noktasında sahaya atılması vesilesiyle birbirini tetikleyen ısı ve hareket kavramları, yani termodinamik gelir, beyninizi öper, bırakır.. Ve tüm bu hesaplama süreci boyunca devamlı olarak en çok tribün geliri olan takım hangisidir sorusu vesilesiyle kâr faktörü, yani muhasebe bir anti-tez olarak kafanızın içinde zonklar durur..
İyisi mi boşuna tartışmayın..
Mesaj Yetkileri
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
-
Forum Rules