MSK Siddet Cetveli :

I- Duyulmayan
(a) : Titreşimler insanlar tarafından hissedilmeyip, yalnız sismograflarca kaydedilirler.

II- Çok Hafif
(a) : Sarsıntılar yapıların en üst katlarında ,dinlenme bulunan az kişi tarafından hissedilir.

III- Hafif
(a) : Deprem ev içerisinde az kişi, dışarıda ise sadece uygun şartlar altındaki kişiler tarafından hissedilir. Sarsıntı, yoldan geçen hafif bir kamyonetin meydana getirdiği sallantı gibidir. Dikkatli kişiler, üst katlarda daha belirli olan asılmış eşyalardaki hafif sallantıyı izleyebilirler.

IV- Orta Şiddetli
(a) : Deprem ev içerisinde çok, dışarıda ise az kişi tarafından hissedilir. Sarsıntı, yoldan geçen ağır yüklü bir kamyonun oluşturduğu sallantı gibidir. Kapı, pencere ve mutfak eşyaları v.s. titrer, asılı eşyalar biraz sallanır. Ağzı açık kaplarda olan sıvılar biraz dökülür. Araç içerisindeki kişiler sallantıyı hissetmezler.

V- Şiddetli
(a) : Deprem, yapı içerisinde herkes, dışarıda ise çok kişi tarafından hissedilir. Uyumakta olan çok kişi uyanır, az sayıda dışarı kaçan olur. Hayvanlar huysuzlanmaya başlar. Yapılar baştan aşağıya titrerler, asılmış eşyalar ve duvarlara asılmış resimler önemli derecede sarsılır. Sarkaçlı saatler durur. Az miktarda sabit olmayan eşyalar yerlerini değistirebilirler ya da devrilebilirler. Açık kapı ve pencereler şiddetle itilip kapanırlar, iyi kilitlenmemiş kapalı kapılar açılabilir. İyice dolu, ağzı açık kaplardaki sıvılar dökülür. Sarsıntı yapı içerisine ağır bir eşyanın düşmesi gibi hissedilir.
(b) : A tipi yapılarda hafif hasar olabilir.
(c) : Bazen kaynak sularının debisi değişebilir.

VI- Çok Şiddetli
(a) : Deprem ev içerisinde ve dışarıda hemen hemen herkes ratafından hissedilir. Ev içerisindeki birçok kişi korkar ve dışarı kaçarlar, bazı kişiler dengelerini kaybederler. Evcil hayvanlar ağıllarından dışarı kaçarlar. Bazı hallerde tabak, bardak v.s.gibi cam eşyalar kırılabilir, kitaplar raflardan aşağıya düşerler. Ağır mobilyalar yerlerini değiştirirler.
(b) : A tipi çok ve B tipi az yapılarda hafif hasar ve A tipi az yapıda orta hasar görülür.
(c) : Bazı durumlarda nemli zeminlerde 1 cm.genişliğinde çatlaklar olabilir. Dağlarda rastgele yer kaymaları, pınar sularında ve yeraltı su düzeylerinde değişiklikler görülebilir.

VII- Hasar Yapıcı
(a) : Herkes korkar ve dışarı kaçar, pek çok kişi oturdukları yerden kalkmakta güçlük çekerler. Sarsıntı, araç kullanan kişiler tarafından önemli olarak hissedilir.
(b) : C tipi çok binada hafif hasar, B tipi çok binada orta hasar, A tipi çok binada ağır hasar, A tipi az binada yıkıntı görülür.
(c) : Sular çalkalanır ve bulanır. Kaynak suyu debisi ve yeraltı su düzeyi değişebilir. Bazı durumlarda kaynak suları kesilir ya da kuru kaynaklar yeniden akmaya başlar. Bir kısım kum çakıl birikintilerinde kaymalar olur. Yollarda heyelan ve çatlama olabilir. Yeraltı boruları ek yerlerinden hasara uğrayabilir. Taş duvarlarda çatlak ve yarıklar oluşur.

VIII- Yıkıcı
(a) : Korku ve panik meydana gelir. Araç kullanan kişiler rahatsız olur. Ağaç dalları kırılıp, düşer. En ağır mobilyalar bile hareket eder ya da yer değiştirerek devrilir. Asılı lambalar zarar görür.
(b) : C tipi çok yapıda orta hasar, C tipi az yapıda ağır hasar, B tipi çok yapıda ağır hasar, A tipi çok yapıda yıkıntı görülür. Boruların ek yerleri kırılır. Abide ve heykeller hareket eder ya da burkulur. Mezar taşları devrilir. Taş duvarlar yıkılır.
(c) : Dik şevli yol kenarlarında ve vadi içlerinde küçük yer kaymaları olabilir. Zeminde farklı genişliklerde cm.ölçüsünde çatlaklar oluşabilir. Göl suları bulanır, yeni kaynaklar meydana çıkabilir. Kuru kaynak sularının akıntıları ve yeraltı su düzeyleri değişir.

IX- Çok Yıkıcı
(a) : Genel panik. Mobilyalarda önemli hasar olur. Hayvanlar rastgele öte beriye kaçışır ve bağrışırlar.
(b) : C tipi çok yapıda ağır hasar, C tipi az yapıda yıkıntı, B tipi çok yapıda yıkıntı, B tipi az yapıda fazla yıkıntı ve A tipi çok yapıda fazla yıkıntı görülür. Heykel ve sütunlar düşer. Bentlerde önemli hasarlar olur. Toprak altındaki borular kırılır. Demiryolu rayları eğrilip, bükülür yollar bozulur.
(c) : Düzlük yerlerde çokça su, kum ve çamur tasmaları görülür. Zeminde 10 cm. genişliğine dek çatlaklar oluşur. Eğimli yerlerde ve nehir teraslarında bu çatlaklar 10 cm.den daha büyüktür. Bunların dışında, çok sayıda hafif çatlaklar görülür. Kaya düşmeleri, birçok yer kaymaları ve dağ kaymaları, sularda büyük dalgalanmalar meydana gelebilir. Kuru kayalar yeniden sulanır, sulu olanlar kurur.

X- Ağır Yıkıcı
(b) : C tipi çok yapıda yıkıntı, C tipi az yapıda yıkıntı, B tipi çok yapıda fazla yıkıntı, A tipi pek çok yapıda fazla yıkıntı görülür. Baraj, bent ve köprülerde önemli hasarlar olur. Tren yolu rayları eğrilir. Yeraltındaki borular kırılır ya da eğrilir. Asfalt ve parke yollarda kasisler olusur.
(c) : Zeminde birkaç desimetre ölçüsünde çatlaklar oluşabilir. Bazen 1 m. genişliğinde çatlaklar da olabilir. Nehir teraslarında ve dik meyilli yerlerde büyük heyelanlar olur. Büyük kaya düşmeleri meydana gelir. Yeraltı su seviyesi değişir. Kanal, göl ve nehir suları karalar üzerine taşar. Yeni göller olusabilir.

XI - Çok Ağır Yıkıcı
(b) : İyi yapılmış yapılarda, köprülerde, su bentleri, barajlar ve tren yolu raylarında tehlikeli hasarlar olur. Yol ve caddeler kullanılmaz hale gelir. Yeraltındaki borular kırılır.
(c) : Yer, yatay ve düşey doğrultudaki hareketler nedeniyle geniş yarık ve çatlaklar tarafından önemli biçimde bozulur. Çok sayıda yer kayması ve kaya düşmesi meydana gelir. Kum ve çamur fışkırmaları görülür.

XII- Yok Edici (Manzara Değişir)
(b) : Pratik olarak toprağın altında ve üstündeki tüm yapılar baştanbaşa yıkıntıya uğrar.
(c) : Yer yüzeyi büsbütün değişir. Geniş ölçüde çatlak ve yarıklarda, yatay ve düşey hareketlerin yön miktarları izlenebilir. Kaya düşmeleri ve nehir versanlarındaki göçmeler çok geniş bir bölgeyi kaplarlar. Yeni göller ve çağlayanlar oluşur.



DEPREM ANINDA YAPILMASI GEREKENLER

DEPREMDEN ÖNCE

Topraklarının %92 si deprem kuşağında olan Türkiye'de bir depreme karşı her zaman bilinçli ve hazırlıklı olmak gerekiyor. Türkiye Deprem Vakfı'ndan derlenen bilgilere göre depremde hayatta kalmanın altın kuralları :

• Öncelikle yaşadığınız yerleşim biriminin deprem tehlikesi hakkında doğru bilgileri ilgililerden öğrenin
• Aile bireyleri arasında olağanüstü bir durumda nasıl davranacağınızı konuşun, bir "ev deprem planı" yapın
• Evinizin elektrik, gaz, su şebekelerini kapatabilmek için ana şalter ve vanaların yerlerini va nasıl kapatılacağını öğrenin
• Kitaplık, yüksek mobilya gibi kolay devrilebilir eşyalar ile ağır eşyaları duvara veya bir döşemeye sıkıca bağlayın
• Su ısıtıcılarını duvara iyi monte ettirin
• Mutfak dolapları gibi kırılacak eşyaların içinde bulunduğu dolaplara sağlam kilitler takın
• İlk Yardım öğrenin
• Olağanüstü durumlarda hemen kullanavbileceğiniz el feneri, radyo ve yedek pilleri, ilk yardım çantası ve gerekli ilaçlarınızı, iş eldivenini önceden bir çantaya koyup kolayca ulaşabileceğiniz bir yere koyunuz.
• Ailenin bağlantı kurabileceği şehir dışında birilerini belirleyin
• Evde olmadığınız zaman eve gözcülük edebilecekleri bir sistem oluşturun
• Depremin gece meydana gelebileceğini düşünerek, yatağınızı pencerenin önünden ve yukarıdan eşyaların dökülebileceği yerden uzak tutun
• Binadan acil çıkış yolları üzerinde eşya bulundurmayın
• Binanın su, doğalgaz vanaları ve elektrik panellerin bulunduğu krokileri görülebilecek yerlere asın.

DEPREM SIRASINDA

• Her odada üzerinde bir şeyin düşmeyeceği sağlam bir masa altı veya bir iç duvar yanı gibi güvenli bir yer seçin.
• Yere yatma, kafayı koruma ve bir şeye tutunmayı öğrenin. Sağlam bir Masa altı yara sıranın altına girin, eğer yoksa pencerelerden ve üzerinize düşebilecek bir kitaplık yada bir mobilyadan uzak bir iç duvarın yanında yere oturun.
• Eğer deprem sırasında bina içerisinde iseniz, deprem sırasında sakin olup paniğe kapılmayın, cesaretinizi toplayın ve konuşun. Depremler genellikle hafif bir sarsıntı, gürültü ile başlar ve birkaç saniye sonra daha yıkıcı sarsıntılar gelir. Bu birkaç saniye ne yapacağınızı belirleyin.
• Büyük bir depremde ayakta durmayınız, koşmanız mümkün değildir. Çömelin yada döşemeye yatın. Sağlam bir masa, sıra, mobilya veya kapı kasasının arkasına girin ve başınızı koruyun. Masaya tutunun ve onunla birlikte hareket etmeye hazır olun. Pozisyonunuzu sallantı duruncaya kadar bozmayın.
• Tiyatro, okul, sinema, büro gibi kalabalık yerlerde iseniz, kesinlikle merdivenlere, asansörlere koşmayın. Unutmayın ki bu yerler hasar görmese dahi aynı anda yüzlerce kişinin panik halinde koşarak çıkış yerinden binayı terk etmeleri mümkün değildir.
• Bina dışında iseniz, binalardan dökülecek yıkıntılar ve camlardan, elektrik direklerinden uzakta güvenli bir yerde depremin bitmesini bekleyin
• Araç kullanıyorsanız, bulunduğunuz yer eğer güvenli ise durun ve araç içinde kalın. Normal trafikten, köprü, tünel ve üst geçitlerden uzak durun.
• Eğer bina dışındaysanız diğer binalardan, enerji hatlarından ve ağaçlardan uzaklaşarak açık bir alana gidin
• Araba kullanıyorsanız köprü kavşak ve yüksek binalardan uzaklaşarak araba içinde kalınız.
• Deprem sırasında dağlık bir bölgedeyseniz yamaçlarda, taş ve kaya düşebilecek yerlerde durmayın

DEPREM SONRASINDA

• Deprem sonrasında bulunduğunuz yapıyı soğukkanlılıkla terk edin. Asansörü kullanmadan daha önce tespit edilen toplanma alanına gidin
• İkinci bir sallantıya karşı hazırlıklı olun
• Yangına karşı mücadele ve ilk yardım sağlanmasında ortak hareket edin
• Telefonu acil durumlar dışında meşgul etmeyin
• Bina zarar görmemişse içeri girmek için en az bir saat bekleyin
• Depremin gün içinde olabileceğini düşünerek en az üç günlük ihtiyaçlarınızı sağlayın



BÜYÜKLÜK (MAGNITÜD) NEDİR?

Deprem, yerkabugunun gerilme etkisi sonuncu, belirli bir derinlikte kirilmasi olarak tanimlanabilir. Depremin büyüklügü ise kirilan yüzeyin büyüklügünü, ve dolayisiyla ortaya çikan enerjinin düzeyini belirten bir ölçüdür. Örnegin M=2.0 büyüklügünde bir deprem, yeryüzünün derinliklerinde yaklasik bir futbol sahasi büyüklügünde bir kirigin meydana geldigini gösterir. Büyüklük bir birim artarsa, yani 3.0 büyüklügünde bir deprem olusmus ise, yaklasik 10 futbol sahasina esit bir alanin kirilmis oldugu anlasilir.

Gerçekte, depremin büyüklügü sadece kirilan yüzeyin alani ile oranli degildir. Büyüklügü etkileyen iki etmen daha vardir: atim ve berklik (rijidite). Atim, kirilan yüzeyin iki tarafinda kalan kayaçlarin birbirlerine göre bagil olarak ne kadar yer degistirdigini belirtir. Berklik ise, kirilan kayaçlarin sertligine bagli bir parametredir. Ancak depremin meydana geldigi derinliklerde genelde berklik degeri hemen hemen hep aynidir ve sabit kabul edilebilir. Atim degerinin ise genelde kirilan yüzeyin büyüklügüne hep orantili oldugu gözlenmistir. Bu nedenle, büyüklügün bilinmesi için sadece kirilan alanin yüzöçümünün tahmin edilmesi yeterli sayilabilir.

Büyüklük nasil ölçülür?

Depremi olusturan kirik genelde yer kabugunun derinliklerindedir, ancak büyük depremlerde yeryüzeyine kadar ulasir ve bizim fay kirigi dedigimiz yüzey kiriklarini olusturur. Bir deprem oldugunda, derinlerde olusan kirigi dogrudan gözle görmek mümkün olmadigindan, onun yüzölçümünü dolayli olarak tahmin etmek zorunda kaliriz. Bir baska deyisle deprem kirigini kendisini görmesek de, onun ortaya çikardigi etkileri inceleyerek büyüklügü hakkinda bir fikir edinebiliriz.

Buna örnek olarak, birisinin bir havuza tas attigini, ancak bizim tasin büyüklügünü bilmedigimizi kabul edelim. Tasin havuza düserken çikardigi sesi dinleyerek veya havuzda olusan dalgalanmalarin boyutuna bakarak tasin küçük mü, yoksa büyük bir tas mi oldugunu tahmin edebiliriz. Depremin büyüklügünü kestirmek de tamamen buna benzer bir süreçtir. Deprem de, yerkabugu içerisinde havuzdaki suya benzer sekilde dalgalanmalar olusturur.
Yerkabugunda olusan dalgalanmalari ölçmek için sismometre dedigimiz aygitlar kullanilir. Hangi yöntem kullanilirsa kullanilsin, büyüklük hesaplanirken, depremin merkezinin dogru bir sekilde belirlenmis olmasi esastir. Havuza atilan tas örnegine dönecek olursak, su üzerinde olusan dalgalarin genligi, kaynak noktasindan uzaklastikça yavas yavas azalir. Bu nedenle, dalgalanmalarin genligini yorumlarken onun ne kadar uzak bir mesafeden geliyor oldugunu bilmek sarttir. Gözönünde tutulmasi gereken önemli bir nokta, yerkabugunun hiçbir zaman havuzun suyu gibi yalin bir yapiya sahip olmamasi, katmanlar, kivrimlar, vb içeren çok karmasik bir dokuya sahip olmasidir. Bu nedenle depremle olusan yerkabugu dalgalanmalari yayildigi yöne bagli olarak çok farkli degisimlere ugrayabilir. Olasi bu bozulmalar gözönüne alinarak, büyüklügü belirlemek için çogu zaman tek bir sismometrenin sonuçlari ile yetinilmez. Depremi farkli yönlerden ve farkli uzakliklardan izleyebilmis birçok simometre ölçümünün ortalamasi alinarak daha güvenli bir sonuç elde edilir.

Neden birden fazla Deprem Büyüklügü tanimi vardir?

Yukarida deginildigi gibi depremin büyüklügünü belirlemek dolayli biçimde yapildigi için pek de kolay degildir. Üstelik deprem büyüklügünü belirlerken, tüm ölçek için tek bir yöntemin kullanilmasi malesef mümkün degildir. Belirli bir yöntem belirli bir büyüklük araliginda ve belirli bir uzakliktaki depremler için geçerliyken, daha büyük veya daha uzak depremler için daha farkli yöntemler kullanmak gerekir.

Buna örnek olarak, depremin büyüklügünü belirlemeyi bir insanin yasini belirlemeye benzetebiliriz. Yirmi yasindan daha küçüklerin yasini tahmin etmek için o kisinin boyuna bakmak yeterli sayilabilir. Ancak yirmi yasinin üzerindekilerde boy fazla degismeyecegine göre, yasi anlamak için daha farkli bir özellige, mesela saçlarin kirlasmasina veya ciltde olusan kirisikliklara bakarak bir tahmin yapmak zorunda kaliriz. Benzer sekilde, deprem büyüklügünü belirlerken de, bulundugumuz uzakliga ve depremin büyüklügüne göre farkli farkli yöntemlere basvurmak zorunda kaliriz. Hatta, bu farkli yöntemleri ayni depreme uyguladigi taktirde, farkli degerler etme olasiligi da vardir. Ancak en güvenli olani, o büyüklük ve uzaklik için en uygun olan yöntemin verdigi sonuçtur.

Büyüklügü ölçmek için kaç tane yöntem vardir? Bunlar nelerdir?

Süreye Bagli Büyüklük (Md)
Daha büyük bir depremin, sismometre üzerinde daha uzun bir süre için salinimlara yolaçacagi ilkesinden hareket edilir. Depremin, sismometre üzerinde ne kadar uzun süreli bir titresim olusturdugu ölçülür ve deprem merkezinin uzakligi ile ölçeklenir. Bu yöntem küçük (M<5.0) ve yakin (Uzaklik<300 km) depremeler için kullanilir.

Yerel (Lokal) Büyüklük (Ml)
Bu yöntem 1935'da Richter tarafindan depremleri ölçmek için önerilen ilk yöntemdir. Bu yöntem, havuza atilan tas örnegine dönecek olursak, tasin suya çarparken olusturdugu ses dalgalarinin suyun içerisine yerlestirilmis bir mikrofon ile dinlenmesine benzetilebilir. Ses kayidinda olusan en yüksek genlik degeri, uzaklik ile ölçeklenerek tasin büyüklügü hakkinda bilgi verecektir. Depremin büyüklügünü kestirirken de ayni ilke uygulanir. Bu yöntem de görece küçük (büyüklügü 6.0'dan az) ve yakin (uzakligi 700 km'den az) depremeler için kullanilir. Dogru degerlerin bulunmasi için sismometrelerin çok iyi kalibre edilmis olmasi esastir.

Yüzey Dalgasi Büyüklügü (Ms)
Bu yöntem ilk iki yöntemin yetersiz kaldigi büyük depremleri (M>6.0) ölçmek için gelistirilmistir. Havuz örnegine geri dönecek olursak, suyun yüzeyinde olusan ve halkalar seklinde merkezden çevreye yayilan dalgalarin en yüksek genliginin ölçülmesi esasina dayanir. Bu tür dalgalar yeryüzünde kaynaktan çok uzak mesafelere yayilabilirler. Diger yöntemlerin aksine bu yöntemin güvenilirligi uzak mesafeden yapilan ölçümlerde daha da artar.

Cisim Dalgasi Büyüklügü (Mb)
Bu yöntem Yüzey Dalgasi yöntemine benzer, tek farki yüzeyden yayilan dalgalar yerine derinliklerde ilerleyen dalgalarin kullanilmasidir. Havuz örnegine dönersek, tasin suya çarpmasi ile olusan ses dalgalari (akustik dalga) suyun içerisinde uzak mesafelere yayilabilir. Bu ses dalgalarinin bir mikrofon ile dinlenebilir ve ulastigi en yüksek genlik tasin büyükügü konusunda bilgi verir. Deprem için de durum benzerdir. Ancak yerkabugu içerisinde sadece ses dalgasi degil, kesme dalgasi adi verilen bir baska dalga türü de üretilir. Bu iki dalga türünün tümüne Cisim Dalgalari adi verilir. Sismometreler, mikrofondan farkli olarak her iki dalga türünü (Cisim Dalgalari) de kaydedebilir.

Moment Büyüklügü (Mw)
Bu büyüklük türü, digerlerine göre en güvenilir olanidir. Bilim dünyasinda, eger bir deprem için moment büyüklügü hesaplanabilmisse, diger büyüklük türlerine gerek kalmadigi düsünülür. Belirleme açisindan hepsinden çok daha karmaşıktır. Esas olarak depremin olusumunun matematiksel bir modelinin yapilmasina karsilik gelir. Bir arastiricinin gerçeklestirebilecegi bilimsel bir çalisma süreci ile hesaplanabilir ve bu yüzden hesaplamalarin belirli bir zaman almasi kaçinilmazdir. Otomatik olarak uygulamaya konulabilimesi ise zordur, dünyada sayili birkaç gözlemevinde, sadece belirli bir büyüklügün üzerindeki depremler için rutin olarak hesaplanmaktadir. Uygulamada, sadece belli bir büyüklügün üzerindeki depremler için (M>4.0) Moment Büyüklügü hesaplanabilir.