Gerçi mesajın üzerinden uzun zaman geçmiş ama konu beyin olunca önem artıyor.

Beyin o kadar güçlü ve tehlikeli bir silahtır ki herkes onun peşinde . Sevinçlerimiz, korkularımız, hayallerimiz; geleceğimiz veya geçmişimiz; huylarımız, egomuz... hepsi beyinin kontrolündedir. İnsanı, insan (hatta canavar) yapan en önemli araçtır.

Hiç beyin gücüyle cisimleri hareket ettiren insanları duydunuz-gördünüz mü? Biz beynimizin %5'ini kullanıyorsak, onlar en fazla %10'unu kullanıyorlardır. Einstein zeki bir adamdı ve Atom Bombası yaptı, demek %90'ını kullansak evreni yok edebiliriz belkide geleceği görebiliriz. Eğer birşeylerden korkuyorsak, yada kıskanıyor, birşeylere kızıyorsak bu duyguları bize hissettiren beyinin ta kendisidir.

Beynimizi ne kadar düşünüyoruz ki? Kafamızın içinde sessiz-sedasız çalışan, ama neredeyse bütün işleri yapan, karşılığında fazla bir beklentisi olmayan organımz. Kalbimiz, böbreğimiz, karaciyerimiz... arada arıza yapar, arada bakım ister. Hatta değişmesi bile gerekebilir. Ama beyin öyle mi? Son nefesimize kadar, hatta son nevesimizi verip bütün organlar durduktan sonra da bir süre daha takılır tek tabanca. Beyin harici bütün organlarınız uyuduğumuzda yavaşlar ve dinlenmeye geçer ama o çalışır. Bazen güzel düşler, bazen kötü kabuslar... bazen gelecek hakkında uyarır, bazen yaptığımız kötülüğün acısını çıkartır. Ama hep çalışır. Vicdan azabı çektirir bize... herkez "bu kalbin işi" der ama bu beynin işidir. Eşekliğimizi vuruyordur yüzümüze-yüzümüze.

Sezarın hakkı Sezara... beynimizi sevielim arkadaşlar. Arada karabasan getirse de, farklı çalışsa da sevelim. O bizim parayla satın alamadığımız yada geri getiremediğimiz şeylerden birisi.

(Şimdi gidip beynime biraz iltifat edeceğim, sevinsin fukara )