BÖLÜM - 2
çok ama çok çalışmalıyım...



Gece olmuştu, yatağıma yattım ve uyumaya çalıştım. Fakat gözüme uyku girmiyordu, düşünürken bir an için kendime haksızlık yapıldığına inandım. O kadar başarılı futbol yaşantımın ardından böyle bir takımda mı teknik direktörlük yapacağım diye düşünüyordum. En azından 2-3 üst liginde bir takım çalıştırabilseydim kendimi tanıtma açısından çok daha rahat olurdum. Uykusuz saatler başlamıştı, yatağa yattığımdan beri 2 saat geçmiş ama hala gözüme uyku girmemişti. Dayanamadım gecenin körü kalkıp bilgisayarımı açtım, yeniden başkanın yolladığı maile girdim ve baştan okudum. Duraksadım bir daha düşündüm ve karar verdim;

To: Paul Murray <[email protected]>
Subject: Re: Eastleigh kulübü menajerlik başvurunuz!

Merhaba,

Öncelikle başvurumu değerlendirdiğiniz için teşekkür ederim. Aslında açık konuşmak gerekirse sizin gibi bir takımdan teklif beklemiyordum, biraz şaşırdım açıkçası fakat bazen küçük takımları, büyük takım yaparakta adımızı duyurabiliriz diye düşündüm ve teklifinizi kabul ettim. Bunu bildirmek ve yarın ilk uçakla İngiltere'ye geleceğimi söylemek için mail atmak istedim.

Yarın görüşmek üzere,
Eray Dengiz


Göndermeden önce bir kez daha düşündüm, amatör bir kulüp, saha şartları olanaksız, tesisler yetersiz, bütçe yok ve başarılı olabilirmiyim diye düşündüm, tabi bunları düşünürken çoktan maili göndermiştim. Anlaşılan bu gece uyuyamayacaktım, takım hakkında bilgi toplamak için takımın resmi web sitesi olan, eastleigh-fc.co.uk sitesine girdim. Amatör bir sitesi vardı takımın, yalnız yararlı bilgiler vardı. Aklıma birde başkanın bana maille yolladığı bilgiler geldi, onlarla beraber bu bilgileri yazıcıdan çıkardım ve okumaya başladım.

2005 yılında İngiltere Istmian Lig'i 3.üncü olarak bitirip Conference ligine çıkmışlardı. Yani anlayacağınız bu sene ilk seneleriydi ve neredeyse şampiyon olmaları imkansızdı. Zorluklar, zorluklar ve zorluklar, başımın etini yiyorlardı, düşünmemeye çalışıp, yazıya konsantre oldum. 1980 yılında kurulmuş bir kulüptü ve hiç tanınmıyordu. Başkan kulübünü çok seviyordu, elinden geldiğince destek oluyordu. Kulübün kendine belirlediği 2 tane ezeli rakibi vardı, Salisbury ve Havant & W takımlarıydı. Takımın 20 futbolcusu vardı, takımın bana göre tek yıldızı olarak gösterilebilecek olan Andy Forbes ile bu sene 3 yıllık sözleşme imzalanmıştı fakat notlarım arasında bu futbolcunun part-time olarak çalıştığını anladım, (yani 8'de işe başlıyorsa 1'de bitiyordu), hayır bu olamazdı, bütün futbolcular part-time ise onlarla yeni sözleşme imzalayarak full-time yapmalıydım, hayır, hayır, olamaz, işim başımdan aşkındı, bütün zorluklar beni bekliyordu.


Takımın yardımcı antrenörlüğünde David Hughes vardı (Southampton'un eski futbolcusu ve yakın arkadaşım), bir an için kendimi şanslı hissettim. Bununla beraber 7 tane hoca ve 1 tane doktor vardı. Bütçe yetersiz olduğundan öyle transferde yapamazdım, takım tanınmadığı için kiralık olarak futbolcu bile gelmeyebilirdi, takım maçlarını 2300 kapasiteli Silverlake Stadyumunda oynuyordu. Şaka gibi diye düşündüm tabi bunları düşünürken saate baktım ve saat bana 05.35'i gösteriyordu, sanırım artık hazırlanma vakti gelmişti...

3.Bölüm yakında...