Haklısın ama geride kaldı.
Haklıymışım, aynı faul problemini yine yaşadık. May olmasa yine sıkıntı çekecektik, May skora da katkı verip yükü azalttı.
Şöyle yazmıştım:
Tomas yerine Sean May tercihi bekliyorum.
Son maçı kaybetmemizin bir numaralı sebebi uzunların faul probleminden dolayı savunma yapamamasıdır.
Bu laubaliliğin bu maçta olacağını düşünmüyorum‚ niye son dakikaya kadar konsantre olamaz kimse?
Kısaların suçu yok‚ Kinsey yeni çıktı sakatlıktan maç pratiğini kapatana kadar maç bitti.Ömer sakat‚ Tomas sakat.
Maçı kazandıracak hamle budur‚ umarım bu olur. Maçtan sonra uplarsınız.
TURKSPORTAL Interactive - FM Türkiye
Cengiz Haskan
Fenerbahçe Araştırmacısı
neden 5'te 5 tekerlikli sandelye şampiyonu Galatasaray oldu neden söylenmiyor sadece normal branşlarmı.
fb nin bildiğim kadarıyla sutopuda olması lazım onda biz şampiyon olduk(gerçi benim bırakın sutopunu futbol azıcıkta basket dışında hiçbişey umrumda değil
)
Takım halinde yapılan olimpik 3 branşın 5 takımı olduğu için bu takımların şampiyonlukları söyleniyor. Fenerbahçe Spor Kulübü sadece bu branşlarda değil yüzme, kürek, boks, atletizm, masa tenisi ve yelken sporlarında da faaliyet gösteriyor. Daha önceki sezonlarda olduğu gibi bu sezon da bu branşlarda bireysel ve takım halinde şampiyonluklar, kupalar ve madalyalar kazandı.
daha 19 yaşında, düşlerinde özgür dünya...
http://www.twitvid.com/IPP9J
Bu sayı veriliyor ya ben başka birşey demiyorum.
http://www.twitvid.com/HZBUE
Adamların dediği doğru en kısa şampiyonluk kutlamasını G.S taraftarları sayesinde yaptık.Sağolsunlar 3 saniye falan kutlayabildik...
![]()
Bunu bir rekor olarak görenler varda . Bunun daha iyiside yapıldı. http://s3.amazonaws.com/twitpic/phot...PXpLzQ1VQ0k%3D
http://www.htspor.com/beko_tbl/haber...ornek-davranis
Helal olsun Tutku'ya...
O görselde benim için önemli olan asıl şey 5 şampiyonluktan ziyade son 5 sezonda takımlarımızın ya şampiyon ya da ikinci olması. Bu istikrar önemli bir organizasyonun eseri.
daha 19 yaşında, düşlerinde özgür dünya...
www.twitvid.com/2FHZBUE şu videonun sonu kadar anlamlı bir şey yok soyunma odasının yolunda zıplayan basketbolcularımız
Vallahi ne olmuş tam bilmiyorum, pekte takip edemedim LYS dolayısıyla ama sanırım şampiyonluk kutlamaları yaptırılmamış, madde falan atılmış.
Açık ve net söyleyeyim ben de olsam madde atardım, şampiyon olsanda ezeli rakibinin sahasında sevinmek kolay olamaz.Kendi takımımı alkışlardım, ama sevindirmezdim ezeli rakibimi sahamda.İster fanatik deyin ister ne derseniz deyin.Başka takım olsa alkışlarım ama ezeli rakip farklı.Aynı şeyi Galatasaray'da yapmamalı eğer şampiyon olursa.Fenerbahçe taraftarı da tepki gösterir zaten madde yağdırır mı orasını bilemem ama illa ki bir tepki olur.
Ayrıca sadece bizde olan şeyler değil; Porto'da şampiyonluk kutlamalarını karanlıkta yapmıştı yanlış hatırlamıyorsam(Benfica stadın ışıklarını söndürmüştü).Tabii ki bizim yaptığımız çok daha kabul edilemeyecek birşey ama ezeli rakibinin stadında/salonunda sevinemessin.
Sonuç olarak yine yaptınız kutlamaları salonumuzda bildiğim kadarıyla, biraz geçte olsa.Bence o bile birşey Türk sporu için...
FB Ülker, Murat Ülker'i ziyaret etti
18 Haziran 2011 21:42 | NTV Spor ve Ajanslar
Beko Basketbol Ligi play-off final serisinde Galatasaray Cafe Crown'a 4-2 üstünlük kurarak 2010-2011 sezonu şampiyonu olan Fenerbahçe Ülker'in teknik heyeti ve oyuncuları, takımın sponsoru olan Ülker Grubu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker'i ziyaret etti.
![]()
Beko Basketbol Ligi'nde 2010-2011 sezonu şampiyonu olan Fenerbahçe Ülker'in teknik heyeti ve oyuncuları, takımın sponsoru olan Ülker Grubu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker'i ziyaret etti.
Kulübün internet sitesinde yapılan açıklamada, Çamlıca'da bulunan Ülker Grubu İdari Binası'ndaki ziyarete, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay, yöneticiler Ömer Temelli ve Semih Özsoy ile Fenerbahçe Ülker Şube Koordinatörü Aydın Örs de katıldı.
Teknik heyet ve oyuncuların, hem şampiyonluk kupası hem de Spor Toto Türkiye Kupası'nı Murat Ülker'e getirdikleri ziyarette konuşan Aziz Yıldırım, Ülker Grubu'na teşekkür ederek, şampiyonlukta emeği geçen herkesi tebrik etti.
Takım kaptanı Ömer Onan ise yaşanan sakatlıklara rağmen sezonu şampiyon olarak tamamlamanın haklı mutluluğunu yaşadıklarını belirtti ve desteklerinden dolayı Aziz Yıldırım'a, yönetim kurulu üyelerine ve Ülker Grubu'na teşekkür etti.
Ziyarette, şampiyonluk pastası kesilirken, birlikte fotoğraf çektirildi.
5. maçın son saniyesinde Shipp'in el üstü basketini saymazsak seri tam kafamda şekillendirdiğim gibi geçti. Hatta sezon... Son maçı canlı izlemedim; gece eve gelince 23:30'da FB Tv'nin tekrar yayınından izledim. (Bu satırları yazarken de aynı maç yayınlanıyor.)
Aralık 2011 tarihinde bu forumda:
-"Bu lige Fenerbahçe-Galatasaray finali yakışır" dedik.
Tahmin ettiğimiz gibi oldu. Olması gereken buydu. Galatasaray burayı zorlayacağının sinyalini vermişti.
Galatasaray aynı günlerde -biz Karşıyaka'ya kaybettiğimizde sanırım- liderliğe yükselmişti.
-"Ligi kaçıncı sırada bitireceğimiz önemli değil. Bu takımı 7 maçlık bir final serisinde hiç bir takım dört defa yenemez" dedik.
Yenemediler ve yenmeleri kolay değil. Basketbol mucizesi olurdu. Şapka çıkartırdım.
Seri öncesi bazı Galatasaraylı arkadaşlar arasında "deplasmanda bir maç alırsak içeride taraftar desteği ile kazanırız" muhabbetleri döndü.
-"Olmayacak işler olur ve bu takım ama içeride ama dışarıda, hesapta olmayan bir mağlubiyet alabilir. Saha avantajını bile ilk maçta yitirebilir. Ama mühim değil... Saha avantajı filan hikaye; bu takıma sökmez" dedik.
Nitekim kazandığımız 4 maçın 2 tanesini deplasmanda kazandık ve şampiyonluğa 13 bin ateşli Galatasaray taraftarının gözleri önünde uzandık.
Yine;
-"Bu takım bu seride bir maç kaybedecekse bu muhtemelen 3. maç olur" dedik.
Öyle oldu.
3. maçı kaybettikten sonra;
-"Türkiye liginde hiç ama hiçbir takım Fenerbahçe Ülker'i iki kere üst üste yenemez" dedik.
Yani 4. maçtan emindik. Öyle oldu.
-"Seri 4-1 biter" dedik.
Shipp'in son şutu ve Kaptan'ın hastalığı hesapta yoktu. Sağlık olsun.
1 maç gecikmeli de olsa kupa daha sezon başından belli olduğu adrese gitti.
Tarihimizin ilk şampiyonluğu 1991 yılındaydı. O zamanlar final serileri 5 maç üzerinden ve tarafsız sahalarda oynanıyordu. Rakip TOFAŞ'tı. Seri 2-2 olmuştu. 5. maç Antalya'daydı. 16 yaşına yeni adım atmıştım. Antalya Atatürk Spor Salonu o güne kadar görmediği ve göremeyeceği coşkuyu o gün yaşamıştı. Bir dakika oturmamış, yıkmıştık salonu, yıkmıştık. Tarihimizin ilk şampiyonluğu idi. Çok özeldir.
2007 Şampiyonluğu 100. yılımızdaydı. Aydın hoca önderliğinde Fenerbahçe'ye fazla şans veren yoktu. Rakip Oktay Mahmudi'li Efes'ti. 4-0'la süpürdük. 4 maçın üçünde Mahmudi'nin takımını 50 sayı civarında tuttuk. O da çok özeldir. Hiçbir saniyesi aklımdan çıkmaz.
2008 ve 2010 şampiyonlukları var arada ama beklenen şampiyonluklardı zaten. (En azından benim için... Mesela geçen yıl normal sezonu kötü geçirsekte, takımdan hiç ümidini yitirmeyenlerdendim. Üstelik yardımcı koçla şampiyon olduk.) Fakat bu 2011 şampiyonluğu daha ayrı, daha güzel oldu. 1991 ve 2007 şampiyonluğu en özelleridir ama rakip Galatasaray olduğu için, heyecan bakımından değil de, nitelik bakımından tarihin unutulmayacak şampiyonlukları arasına geçecektir.
Emeği geçen herkese teşekkürler.
Basketbolu azcık bilen adamlar zaten belli oluyor smacın yanlışlığından bahsederek. Birkaç basketbol maçı izlemiş olan insan, maçın son saniyelerinde, oyuncular el sıkışmaya başlamışken veya hücum etmeyi bırakmışken, koçlar tebrikleşmeye başlamışken rakibe saygı gereği sayı atılmadığını bilir ama siz belli ki hiç izlememişsiniz ki savunuyorsunuz, çok komik bir durum bu gerçekten.
O smacı savunma dayanağınız ise kurallar çerçevesinde falan olması. Ama ne yazık ki bazı kurallar okunarak veya anlatılarak öğrenilmiyor. İnsanın içinden gelmesi lazım. Bu yaşına kadar aldığı basketbol eğitiminde Oğuz'a rakibe saygı diye birşey öğretilmemişse, boşuna laf yapıyoruz, Hakareti bile haketmiyor o.