Ben pazar günündendir bu sonun açıklamasını bekliyordum.
Fenerbahçe yönetimi bundan uzak konulara açıklık getirdi. Haklı olduğu yerlerde var haksız olduğu yerlerde var. Zaten bu farklılık durumuda kişiden kişiye göre değişir.
Ben hesap verilmesini beklerken hesap soran bir basın açıklaması dinledim.
Tamam abi o başarıları da var , ancak 8 branşta başarılı oldu diye koskoca Türkiye'nin en büyük kulübü saymak zorunda mı herkes ? Bana göre Denizlispor'dur en büyük kulüp.Önceki sayfada Bordo61Mavi'nin de dediği gibi Aziz Yıldırım gerçekten tüm takım taraftarlarının antipatisini topluyor bu açıklamalarla . Hatta eski bir Fenerlinin bile.
Daniel Bryan'ın sakalının kılıyız !
Eski Fenerliye antipatik gelmesi zaten normaldir.
Ben anlamıyorum, lig şaibelidir diyn bir başkan antipatik gelmiyor da benim takımım en iyisidir diyen mi antipatik geliyor?
Ayrıca diğer takım taraftara karşı sempatik olmak gibi bir düşüncesi olduğunu da sanmıyorum Aziz Yıldırım'ın ki, onların hoşuna gidecek açıklamalar yapsın.![]()
"YÜCE ATATÜRK"
Daniel Bryan'ın sakalının kılıyız !
Rüştü'ye suç buluyorsunuz da oraya kadar gelmiş bir Bursaspor var. Orada Beşiktaş'a yenileceğini mi düşünüyordunuz. Oraya kadar gelen takım maç mı verir ya.
Tek büyük olduğunu söylemiyorum, en başarılı kulüp olarak görüyorum. Her branşa yaptığı yatırımlar örnek alınmalı diyorum.
Futbol branşına gelirsek, en büyük olduğuna dair bir iddiam yok, en büyük olsa açık ara ligi domine eder, şampiyonluk sayılarında önde olurdu.
"YÜCE ATATÜRK"
Tek büyük,3 büyük olayını tartışmak yersizdir bana göre.Bir Beşiktaşlı'ya göre en büyük klüp Beşiktaş,bir Fenerbahçeli'ye göre en büyük klüp Fenerbahçe,bir Galatasaraylı'ya göre ise en büyük klüp Galatasaray'dır.Kimse kimseye kendi görüşünü kabul ettirmek zorunda değil,ettiremez de.Çünkü hiçbir 3 büyük takım taraftarı en büyük takımın başka bir takım olduğunu iddia etmez.
Gelirken ne getirilir ki giderken ne götürülür?
Bu basın toplantısıyla içimizdeki acı serinleyecek, kabuk bağlayacaksa şimdiden hepimize önümüzdeki sezon adına da "geçmiş olsun..."
Bu karalama, çamur atma, Fenerbahçenin muhtelif şampiyonluğuna peşin peşin kir bulaştırma operasyonunun piyonları her dönemde olacaktır... Biz ancak kervanımızı dosdoğru ve akıllı hamlelerle yürüterek onların hevesini kursağında bırakabiliriz... "Onlar ürür, kervan yürür" sözünü ancak şampiyonlukları kazanarak ifade edebiliriz...
Bu kirli propagandaya yönelik eleştirilerine sonuna kadar katılıyorum... Hatta şampiyonluk gelse dahi aynı basın toplantısı düzenlenmeli, aynı sertlikte, aynı gerçekler ifade edilmeliydi...
Ama benim beklediğim; Fenerbahçe taraftarından bir özürdü:
"Yanlış işler yaptık, yanlış takım kurduk, yedi düvelin bize karşı olduğu bir ahval ve şeraitte işi son haftaya bırakmaya hakkımız yoktu; çok daha aklı başında ve nokta transferler yapmalı, bu kadronun zaaflarını görmeliydik... Sizin 2006 acınıza saygı duymalı ve Daum'u yeniden göreve getirmemeliydik... En büyük hatamız bu oldu... "Zararın neresinden dönersen kârdır" deyip Türk spor tarihinin en büyük transfer fiyaskosu olan İspanyol santrafordan vazgeçmeyi göze alamadık... Şimdi onun kaçırdığı bir gol yüzünden borsada battık, zararımız onmilyonlarca dolar... Şampiyonlar ligi ön elemesini geçemezsek bu zarar daha da katlanacak... Bu uğradığımız zarar Fenerbahçenin bilmem kaç yıllık kombine gelirine denktir... Bu zarara sebep olduğumuz, bu taraftara Daum'u layık gördüğümüz, Guiza'yı yakıştırdığımız için bütün taraftarlarımızdan özür diliyorum..."
Yapmayacağını biliyorum... O kimseden özür dilemez... O herşeyin en iyisini bilir... Bir yanlış varsa en az mesuliyet onundur... Ona hesap sormak hiçbir Fenerbahçelinin haddi değildir...
Bu basın toplantısı beklentilerimi karşılamadı... İfade edilen gerçekler şampiyonluk gelse dahi söylenmesi gerekenlerdi... Mevcut konjonktürle ilgili en ufak bir durum değerlendirmesi yapılmadı... Nasılsa muhalefet yok... Nasılsa adam gibi bir rakip yok karşısında... Kime ne hesap versin ki? ben kimim, biz kimiz ki?
Fenerbahçeliler rahat olun... Önümüzdeki sezonda üç aşağı beş yukarı "aynı hamam aynı tas" zihniyetle yola devam...
"Üzgünüz"den başka söz yok... Tabii üzgün olacaksınız... Bir de keyifli olsaydınız... Bir o eksikti... Üzgün adam özür diler... "Bu takımı etrafında kurduğum oyunculara, iskelete geçtiğimiz yılları gözönünde bulundurarak fazla güvenmemeli, onların yetersiz olduğunu görüp geçen yıl köklü bir revizyona girişmeliydim; takımda devrim çapında yenilikler yapmalıydım" der... Üzgün olan adam, "bu sene herşey başka olacak, kimse dokunulmaz değil, bu takımda herkesin ama herkesin konumu sorgulanacak" der... Üzgünmüş... Bir de olmasaydın...
Böyle gelmiş, böyle gidecek; korkarım vallah...
Last edited by yaman76hakanFB : 19.Mayıs.2010 at 19:23
Geçen yıl tanjeviçle devam kararı aldığı güne kadar bulunduğum ortamlarda başkanın en büyük destekçisiydim... Arkadaşlarımın bu sebeple çok eleştirilerine maruz kalır ama umrumda olmazdı... Önce "Tanjeviçle devam" ve hemen aynı günlerde "Daum" sendromu... Uğradığım düş kırıklığını anlatamam... Keşke, keşke, keşke sizin gibi iyimser olabilsem... Her sene aynı şeyler... "Ders aldık, gereği yapılacak..." hiçbir şeyin gereği yapıldığı filan yok... Olan bize oluyor... Canımızın yandığı ile kalıyıoruz... Açıklamalrın satır arasını okursan bu kaçan şampiyonluk bile başarılı kabul edilir tarzda... İkinciliği başarılar arasında anıyor... Derecede değilim... Maddi olarak uğranan zarar bu kulübün belini kaç yıl bükecek?.. Birileri bunları sormak zorunda... Malesef ciddi, Fenerbahçe dışı güç odaklarıyla göbek bağı olmayan bir muhalefetimiz yok... Olanların hepsi şaibeli, ya Ulusoy'un ahbabı, ya bir çıkar grubunun öncüsü... Biz taraftara da kendi kendimize muhalefet etmek düşüyor...
Bize göre tek büyük kulüptür Fenerbahçe.Sizin başkanınızda çıksın gs dir desin bunu kafana takman bu kadar gocunman yersiz.
Adnan polatta aziz yıldırımda yıldırım demirörende en büyük kulüp biziz diye defalarca beyanat verdi. bunlar olması gereken şeyler zaten.
Aziz Yıldırım istifa etmeliydi.Bence taze kan şarttı.Hem bütün suç benim diyorsun, hemde devam ediyorsun.Sonrada 1-2 gün sonra teknik direktörünü kovarsın.Sonrada 5-10 gün sonra 2-3 yıldız alır taraftarın gözünü boyarsın.Sonra bir şey olmamış gibi devam edersin.Şu anda baktığımda Aziz Yıldırım'ın istifa etmesini isteyen taraftarlar azınmıycak kadar çok.En azından kongreye gidip güven oyu tazelemeliydi.Ben böyle düşünüyorum ..
Diğer takım taraftarları bu kadar başkanımıza saldırmasa, onu, onun ifadesiyle "kötü adam" gösterme yarışına girmeseydi, Fenerbahçe taraftarının çoğu Aziz Yıldırım'a bu kadar destek vermezdi... Bu psikolojiyi çok iyi biliyorum... "Madem bu fenerbahçe düşmanı kimseler başkanımıza bu kadar kin ve nefret duyuyor, bu kadar haksız ithamlarla saldırıyor; demek ki, ona destek olmalıyız..."
Evet; onların haksız saldırılarına ve Aziz Yıldırım'ın şahsında Fenerbahçemize yönelik ithamlarına karşı elbette göğsümüzü siper edeceğiz... Ama onlara cevap vermekten kendi eleştiri gündemimizi oluşturamıyor, Fenerbahçenin geleceği adına sağlıklı bir tartışma zemini inşa edemiyoruz...
Şu durumda onlar, rakip yönetici ve taraftarlar Aziz Yıldırım'ın şahsında fenerbahçeye saldırmaya devam ettiği müddetçe Fenerbahçe taraftarı da başkanına destek verecektir... Yani farkında olmadan diğer takım taraftarları ve yöneticileri Aziz Yıldırım'ı haksız ithamlarla suçlayarak aslında onu yıpratmıyor, onunla Fenerbahçe taraftarı arasındaki bağı kuvvetlendiriyor... Rahat bıraksalar; Fenerbahçe taraftarının kendi içinde söyleyeceği o kadar çok şey var ki...
Belkide kötü bir başkanın kalması için yapılıyordur. Bağlar kuvvetlendikçe Aziz Yıldırım gitmiyor ve yanlışları ile beraber 2-3 yılda bir bu duruma geliniyor.
Şekip Mosturoğlu : Ali Yıldırım'ı Rüstü'ye iyi oynamasını söylemek için yolladık.
Bugün yapmış olduğumuz basın toplantısının ardından, NTV SPOR televizyon kanalına telefon ile bağlanan Rüştü Reçber, ’Basın toplantısında hakkımda iddia edildiği gibi başka takım futbolcularını aradığım ispat edilirse futbolu bırakırım’ demiştir.
Bunun ardından, Beşiktaş JK’den yapılan yazılı açıklamada; "Rüştü Reçber, 24 saatini kulübü için harcayan bir sporcu olarak başka takımlardaki meslektaşlarıyla, onların korkmadan ve cesurca oynamaları ile ilgili telefon görüşmesi veya şahsi görüşme yapması kadar doğal bir şey yoktur. Oyuncular arasında bu tür diyaloglar her zaman olmuştur, bundan sonra da olacaktır" demek suretiyle Rüştü Reçber’in basın toplantısında iddia ettiğimiz şekilde başka takım futbolcuları ile iddia edildiği içerikte konuşmalar yaptığını kabul etmiştir. Bu durumda RÜŞTÜ REÇBER, ’KAMUOYUNA SÖZ VERDİĞİ GİBİ’ FUTBOLU BIRAKMALIDIR.
Bu gün yapılan basın toplantımızda Sayın Aziz Yıldırım, kaçan şampiyonluğun sorumluluğunun kendisine ait olduğunu, bir suçlu varsa da bunun kendisi olduğunu açık bir şekilde ifade etmiştir. Bu açık ifadenin, Beşiktaş JK tarafından görülmemesi ve bunun tam aksi yönde açıklama yapılması açıkça, kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir.
Beşiktaş JK, kalecisi Rüştü Reçber’in, kulübümüzün rakibi olan takımların futbolcularını aramasının, korkmadan, cesur oynamaları için onları telkin etmesinin; Beşiktaş JK ve/veya Rüştü Reçber’e neden vazife olduğunu da açıklamalıdır.
Rüştü Reçber’in, başka takım oyuncuları ile yaptığı konuşmaları ve gönderdiği sms mesajlarını bilmemiz gayet doğaldır. Zira kendileri ile konuşma yapılan ve Rüştü Reçber tarafından sms atılan futbolcular, bunu etik bir bozukluk olarak algıladıklarından çok sayıda kişi ile bu konuyu paylaşmışlardır.
Bursaspor takımının şampiyonluğu için, Fenerbahçe’nin rakibi olan takımların oyuncularını motive etmeye çalışan Rüştü Reçber’in; ligin son maçında, Bursaspor karşısına hangi özel motivasyonla çıkmış olduğu hem Rüştü Reçber hem de Beşiktaş JK tarafından açıklanmalıdır.
Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Ali Yıldırım, kendisine Rüştü Reçber ile alakalı olarak ulaşan bu haberler konusunda Rüştü Reçber ile görüşmüş, bu görüşmede Rüştü Reçber kendisi ile alakalı olarak konuşulan haberlerin doğru olduğunu kabul etmiş ve bunun üzerine; yaptığının ahlaksızlık olduğunun kendisine hatırlatılması üzerinde endişeye düşmüştür. Akabinde; Rıdvan Dilmen ve Aykut Kocaman ile telefonda konuşan Rüştü Reçber, yaptığının hata olduğunu kabul etmiş, bu lekeyi Bursaspor’a karşı hatasız oynayarak sileceğini ifade etmiştir. Hatta bu konuda, Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Ali Yıldırım’a sms mesajı atarak hatasını kabul etmiş ve Bursaspor maçında bu lekeyi sileceğini yazılı olarak Sayın Ali Yıldırım’a göndermiştir.
Beşiktaş JK’nin konuyu öğrenmesi halinde yapması gereken doğru davranışı, Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Ali Yıldırım yapmıştır. Ancak Beşiktaş JK’nin olayın kendilerine intikali sonrasında yapmış olduğu açıklamadan gayrı ahlaki bu davranışı benimsediği ve zamanında öğrenmiş olsaydı da konuya yaklaşımının değişmeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumun takdiri spor kamuoyuna aittir.
Beşiktaş JK bilmelidir ki; ’Masumane bir davranış olarak görüp, kabul ettiği ve hatta savundukları eylem, TFF Disiplin Talimatının 55. maddesi hükmü gereğince suçtur’
TFF FUTBOL DİSİPLİN TALİMATI
MADDE 55 – MÜSABAKA SONUCUNU ETKİLEME
( 1 ) Müsabakanın sonucunu hukuka veya spor ahlakına aykırı sekilde etkilemek veya buna tesebbüs etmek yasaktır. Bir futbolcuya veya kulübe tesvik pirimi verilmesi de bu kapsamdadır.
( 2 ) Bu hükmü ihlal eden kisiler, bir yıldan üç yıla kadar müsabakalardan men veya hak mahrumiyeti cezasıyla; kulüpler ise küme düsürme cezasıyla cezalandırılır. İhlalin ağırlığına göre küme düsürme cezasına ek olarak puan indirme cezası da verilebilir.
( 3 ) İhlalde sorumluluğu bulunan kisi veya kulüplere ayrıca para cezası verilir.
( 4 ) Anılan yasağın hakemler tarafından ihlali halinde sürekli hak mahrumiyeti cezası verilir.
Fenerbahce.org
Fenerbahçe Cumhuriyeti
Futbolu bırakırsın sözünün eriysen RÜŞTÜ !!!
Arkadaşlar birşey soracağım davanın sonucu belli oldu mu ?
Aziz Yıldırım'ın güvendiği bir şey olmasa bu açıklamayı yapmazdı zaten, Rüştü savcılığa başvursun, herşey ortaya çıkar.
"YÜCE ATATÜRK"
Arkadaşlar lütfen katılmadığınız fikirlere cevap yazarken ikili tartışmalara yol açacak söylemlerden kaçınalım.Bu tutumlarını devam ettirmekte ısrarcı olan arkadaşlar için gerekeni yapacağız.
So what?
Saike
Gerekirse belge açıklarız diyor yönetim . Rüştü NTVSPOR'da bu benim özel hayatım diyerek açık kapı bıraktı zaten .