Hollywood'un görmesi lazım buraları, harcanan cevherler var...
İşte neye göre inanıp inanmıyorlar?
Geçen sene başkanlarının yurt dışına çıkma yasağı vardı, UEFA aldığında, alınma kararının ertesi günü yurt dışına çıkma yasağı kalktı. Hangi önemli gelişme oldu da böyle bir ara karar aldı o dönemde mahkeme?
Aziz Yıldırım'ın tutuklu yargılanmasının sebebi, örgüt kurma suçundan. Yoksa mahkemede yaşananlar dikkate alınıyorsa, Trabzonspor başkanı için de hapis cezası isteniyor.
Ve UEFA bizzat kendi organizasyonunda yaşanan olaya bakıp, o takımlara müdahale etsin, basında çıkan haberlerle, birilerinin dolduruşuyla kararlar vereceğine. O kadar sıfır toleransa takmışlarsa, Fenerbahçe alınmazken Trabzonspor ve Beşiktaş'ın alınmasını aklım hiç almıyor.
"YÜCE ATATÜRK"
Neye gore inandigini veya inanmadigini bilemem.
UEFA neden Fenerbahce'yi men etsin diye bir soru sormustun, ben de buna bir cevap yazdim. Cevabi begenmeyebilirsin ama disaridan gorunus bu sekilde. Detaya da inince zaten 1 vaka < 9 vaka esitsizligi bile Trabzonspor-Fenerbahce arasindaki farkli tutumu aciklayabilecek bir esitsizlik.
Mahallene 1 defa tecavuze tesebbus etmekle suclanmis birisinin tasinmasi mi seni daha fazla tedirgin eder, 9 defa tecavuz etmekle suclanmis birisinin tasinmasi mi? UEFA'yi tedirgin eden de bundan farkli bir sey olmayacaktir. Hadi 1 defa tesebbus etmis kisinin davasini beklemek gerekir diyebilirsin ama digeri icin?
Besiktas ise zaten olaydan tamamen uzak cunku farkli nedenlerden Avrupa'da oynama hakki yok.
şu 2 isim atlanıyor hep. Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı... UEFA'yı Türkiye konusunda bu 2 isim yönlendiriyor. yahu Fenerbahçe Avrupadan men edilmeden önce MAA ve Abdullah Gül ne konuştular da 1-2 saate kalmaz men edildik ?
Sadri Şener'in yurt dışı yasağı niye bizim yerimize avrupaya katılacaklarının açıklandığı günün akşamında kalktı ? o arada TS başkanın herhangi bir talebi de yoktu, kendiliğinden kaldırıldı.
Sıfır tolerans diye tutturulan o dönemde TS ve BJK adı hukuki olarak Fenerbahçe'den hiç farklı olmamasına rağmen niye men edilmediler ?
Başbakan neden kişiler ve kurumlar ayrılmalı dedi ?
ve Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı nasıl olur da bir dernek başkanı olan Platini ile görüşür ? UEFA denilen kuruma bu kadar yüz verirsen , kendini ne olarak görür o adamlar ? siyaset futbola karışmasın diyen Platini nasıl siyasi liderle görüşür ?
savcı savunmaları dinlemeden nasıl mütalaa hazırlamıştır. öyle ki; savunmalar verilmeden önce değişmiş olan kanuna rağmen eski kanuna göre mütalaa vermek gözünüze soka soka savunmayı çiğniyorum demek değil midir ?
özel yetkileri alınan savcı yaptığı açıklamada basındaki haberlerin %90 ı yalandır diyebilmesine rağmen neden savcı olarak görevini yapmamıştır ?
MAA, görevinden ayrılırken kandırılmışım demesine rağmen o 2 isime ne yönde yaptırım uygulanmıştır ? ödülleri GS deki görev midir ?
Tahkim kararları Perşembe açıklanacakken kim oraya geldi ve ne dedi de bu karar Pazartesi alındı ? ve söylenenlerin tam tersi yönde bir karar oldu ? o Tahkim başkanı şimdi nerede ?
ve son olarak Nihat Özdemir , Fenerbahçe'de 2. isim olmasına rağmen bu olaylarda nasıl olur da bir tapesi dahi olmaz ? Aziz Yıldırım ile hiç konuşmazlar mı ?
bu sorular cevaplansın sonra olanlar siyasi değil derim.
Eğer adaletsizlik karşısında tarafsız kalıyorsanız, zalimin tarafını seçmişsiniz demektir.
Fenerbahçe'yi men etme gerekçen olarak 0 tolerans diyorsan, 1=9 olur.
Nihat Özdemir olayına ben de değinmiştim, ilk günden beri Aziz Yıldırım'ın yanındasın, 2. adamsın hatta gücün belki de Aziz Yıldırım'dan daha fazla ama lider olmak istemediğinden arkadasın. Ve bu süreçte hiç ama hiç bir şeyden haberin yok, telefon konuşman yok, Aziz Yıldırım'ın örgütüne üye değil.
Ali Yıldırım'ı bile son olarak örgüte üye olmaktan suçladı savcı ama nedense Nihat Özdemir, Ali Koç, bunlar bu örgüte üye değiller, hiç bir şeyden habersizler.
"YÜCE ATATÜRK"
2 senaryo var.
1.si herşey tamamen siyasi bu yüzden Nihat Özdemir yok. O zaman siyasetle alakası olmayan Ümit Karan, İbrahim Akın'ın günahı ne?
2.si Nihat Özdemir Fenerbahçe düşmanı cemaate çok yakın olduğu için bu soruşturmadan uzak tutuldu -keza Emre Belözoğlu da öyle-. Bu kez Aziz Yıldırım'ın İlhan Ekşioğlu'nun suçu cemaatle yakın olmamak mı ?
Muhammet Trabzonspor hiçbir Avrupa maçı oynamadan alınmadı Ş.L'ye eleme maçlarında Sadri Şener yoktu maçlarda ysaktan dolayı.Bu adama tölerans gösterecekler eleme malarında niye göstermediler?Sonradan mı akıllarına geldi diyorsun?
Cunku; o sırada Fenerbahçe taraftarları bu mu sizin sifir toleransıniz diye binlerce mail attı Sadri Şener'in yurt dısı yasağı ile ilgili ve 1 ya da 2 gün sonra kalktı o yasak. UEFA yi uyandıran Fenerbahçe taraftarı oldu. Malum Aribogan ve helvaci sadece Fenerbahçe ile ilgili konuşuyordu UEFA yla. O zamanlar yollanan bir iddianame tarzında herhangi bir belge de yoktu. UEFA nin bu durumu bilmemesi gayet normal.
Eğer adaletsizlik karşısında tarafsız kalıyorsanız, zalimin tarafını seçmişsiniz demektir.
Bu iş Fenerbahçeliler'in mailleriyle olsaydı FIBA'nın Galatasaray'ı basketboldan men etmesi gerekirdi. Ya da UEFA'nın Fenerbahçe'yi.
Bu tamamen senin düşüncen. İlk kez de senden duyuyorum. Her fırsatta Arıboğan'la Helvacı'ya giydireceğine keşke puan hesabı yapan yöneticilerinize giydirsen. Diyeceksin ki şimdi o tamamen iddia yok öyle birşey. Senin dediklerin de tamamen iddia. Kesinliği, özellikle de düşününce mantıksız tarafları da olan şeyleri bu denli keskin savunmak gerçekten yanlış.
UEFA zaten Fenerbahçe'yi men etti. mail işini çok küçümsüyorsun bence gayette etkili oluyor. yanlış hatırlamıyorsam o zamanlar geri döndükleri birçok kişi olmuştu tamam inceleyeceğiz falan diye.
ilk kez benden duyman senin eksiğindir bana kalırsa o zamanlar çok olay olmuştu bu. Arıboğan ve Helvacı'ya elbette giydiririm bunları MAA bile açıklamışken kandırıldım diye. hele ki; Helvacı bunları içki masasında konuştuk , ben yanıma tercüman almamıştım belki yanlış aktarmışımdır Cornu'ya dedikten sonra savunulacak hiçbir tarafları kalmamıştır. benim söylediklerim iddia değil MAA'nin ve Helvacının kendi açıklamaları.. senin dediğin ise QTM nin iddiaları.. puan hesabına dair bir delil ile gel o zaman konuşalım.
Eğer adaletsizlik karşısında tarafsız kalıyorsanız, zalimin tarafını seçmişsiniz demektir.
Ben bir sürü delille gelirim ama onları siz de biliyorsunuz ve yalan diyorsunuz. Burada ahkam kesmen sadece görüntü o yüzden.
Puan hesabına dair delillerini merakla bekliyorum. İstiyorsan digerlerini de..
Eğer adaletsizlik karşısında tarafsız kalıyorsanız, zalimin tarafını seçmişsiniz demektir.
Puan hesabına dair bir delilim yok. Senin de o isimlerin Fenerbahçe aleyhine özellikle çalıştığına dair bir delilin yok. Diğerlerini getirmeme de lüzum yok, bütün seneniz o delilleri görerek geçti.
MAA'nın söyledikleri duruma göre yalan duruma göre doğru oluyor 3 Temmuzdan bu yana.
QTM QTM diye saydırılan medyanın haberleri de öyle.
MAA bile bunları kabul etmişken diye duşunun onları..
Bir de delil olarak tapeleri söylüyorsanız onları hiç tartışmayalım milyon kere tartıştık. Ama sunu belirtiyim telefondaki konuşmalar tek basına hiçbir şey ifade etmez o konuşulanların yapıldığı ispat edilmediği sürece. Konuşmalar tek basına teşebbüste kalmış bile denemez. Ceza hukukunda hazırlık hareketleri ceza gerektirmez. İcra hareketlerine başlanmış olmalı ki; teşebbüsten ya da o suçtan ceza verilsin. Ben telefonda bir arkadasıma X kisisini öldüreceğim dememin cezasının olmadıgı gibi sadece tapelerin de cezası olmaz.
Eğer adaletsizlik karşısında tarafsız kalıyorsanız, zalimin tarafını seçmişsiniz demektir.
MAA'nın yaptıklarının Fenerbahçe lehine mi aleyhine mi olduğunu düşünmeye göre değişir bu. Sen aleyhine olduğuna inandığından bu şekilde düşünürsün ben ise tersine inandığımdan farklı bir pencereden bakarım ve bunun dışında Fenerbahçe yönetimi aleyhine açıklamaları için "MAA bile bunları söylemişken..." diye düşünürüm bu mantığa göre.
Sonuç olarak bir gerçek var ki bu adam her iki taraf için de tukaka.
İşte, UEFA'nın mantığı, geçen sene Fenerbahçe'yi almazken, 0 toleranstı. Zaten Fenerbahçe ilk alınmadığında aşırı tepki olmadı hatta tüm camia, bizi göndermiyorsanız o zaman düşürün, madem ki suçluyuz dedi ama federasyon bunu yapamadı. Yazılı başvuru istedi bunun için, bu da suçsuzum diyen birisi için olası tüm haklarından vazgeçmesi demek olduğundan, sözlü isteği geri çevrildi. Yoksa Aydınlar federasyonu da Fenerbahçe'yi düşürmeyecekti, hatta Aydınlar, Fenerbahçe taraftarının gözünde Fenerbahçe'yi pisliklerden kurtaran adam olmak niyetindeydi ki, planları, arkasından iş çevirenler yüzünden tutmadı. Karıştıkça karıştı, komedi seviyesine geldi zaman zaman yaşananlar.
Fenerbahçe yerine Trabzon alınınca kıyamet koptu. Çünkü o dönemde ortada ne iddianame, ne savunmalar ne disiplin kurulu kararları vardı.
Ama medyada çıkan ve savcının da bizzat söylediği gibi %90'ı yalan olan haberler üzerine TFF'nin yetkilelerinin dolduruşuyla Fenerbahçe men edildi.
Olay gerçekten 0 tolerans olayı olsa, ve mahkeme bitene kadar biz adı geçen hiç bir kulübü almıyoruz dese, 5 sene mahkeme sürse, 5 sene Fenerbahçe'yi almasalar bu kadar tepki göstermem.
Zaten eylül başına kadar dava bitmiş olur, muhtemelen Aziz Yıldırım ceza alacağı için başkanlığı düşecek ve yönetim değişecek. Yerine geçecek en kuvvetli aday kardeşi de, şike teşvik ile alakalı gündemde olmasa da son duruşmada savcı örgüt üyesi olmaktan ceza almasını istedi.
Davada savunmaların çok önemli olmadığını defalarca gördük, tıpkı disiplin kurulu ve tahkim kurulunda olduğu gibi. O nedenle hakim ilk gün ne düşünüyorsa, o kararı verecektir kısa sürede.
Bir de ben İbrahim Akın'ın yerinde olsam, madem ki cezam kesinleşti ve şike yaptıysam, çıkar anlatırım her şeyi, sadece ben yanmayayım, madem öyle herkes yansın diye.
"YÜCE ATATÜRK"
Çok değil 3 gün sonra belli olucak.
24-25 Haziran degilmiydi o tarih ?
Şu an Türk futbolunu yöneten kurumun (TFF) ve ona bağlı alt kurumların (PFDK, Tahkim, MHK) başında olan 5 kilit isim:
- Yıldırım Demirören - TFF Başkanı
- Mehmet Ufuk Özerten - TFF Başkanvekili (Eski MHK Başkanı)
- Av.Engin Tuzcuoğlu - Tahkim Kurulu Başkanı
- Halit Fahri Gültekin - PFDK Başkanı
- Zekeriya Alp - MHK Başkanı
Şimdi biraz detaya inelim:
1- Yıldırım Demirören - TFF Başkanı
Sabıka kaydı kabarık bir isim. TFF başkanı olduktan sonraki icraatlarından sadece birkaçı:
- Fenerbahçemiz gafı
- 58.madde değişikliği
- Şampiyonluk kupasını sahada vermeme çabası
- Şike yoktur açıklaması
2- Ufuk Özerten - TFF Başkanvekili (Eski MHK Başkanı)
Sabıka kaydı bir hayli kabarık bir isim daha. Hemen sayalım:
- Galatasaray taraftarı olduğunu açıkladı (2005 Telegol).
- TFF Yönetim Kurulu Üyesiyken kardeşini ve yanında çalışan muhasebecisini Federasyon Temsilcisi yaptı (97-98 sezonundaki maçlarda görev yaptılar). Damadını TFF Ankara Bölge Müdürü yaptı.
- 2005 Yılında telefonla bağlandığı Telegol programında Serhat Ulueren’e söyledikleri:
“Hayır sana kızmıyorum. Şu anda ekranda seni görüyorum ve iğreniyorum.”
“Dosyamı son sayfasına kadar açmazsan namertsin”
“Kardeşimden bir daha bahsedersen anandan emdiğin sütü burnundan getiririm senin”- 13.07.2011 tarihinde Futbolda Şike Soruşturması kapsamında gözaltına alındı, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Kirlenen futbol ortamında temiz kaldığını söyledi.
- 10.05.2012 tarihinde tarafsız olması gereken bir kurumun tarafsız konuşması gereken Başkanvekili olarak Trabzonspor Başkanı hakkında "Sadri Şener’e acıyorum" başlıklı sert bir yazılı açıklama yaptı. Bu açıklamada kullandığı ifadelerle tarafsızlığını tamamen yitirdi. http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/20519239.asp
- 17.06.2012 tarihinde UEFA'nın GS ve TS için onay yazısı gönderip FB için göndermemesiyle ilgili olarak "Fenerbahçe'nin belgesi çok, süre bu yüzden uzadı. Onların da Avrupa'ya gideceğine inanıyorum" açıklamasını yaptı.
3- Av.Engin Tuzcuoğlu – Tahkim Kurulu Başkanı
Gene tarafsız olması gereken bir ismin şike dosyasıyla ilgili açıklamaları (lütfen okuyun):
http://live.sporx.com/futbol/genel/b...SXHBQ270307SXQ
http://www.dha.com.tr/bu-sozleri-yen...ti_279167.html
Trabzonspor yönetiminin bu tarafsız! isimle ilgili açıklaması:
http://www.dha.com.tr/haberdetay.asp...2&Categoryid=7
4- Halit Fahri Gültekin – PFDK Başkanı
Geldik en tarafsız! isme:
- 1998 yılında Fenerbahçe Spor Kulübü’ne üye olmus sıkı Fenerlidir ve üye sicil numarası 6384'tür.
- Görev yaptığı adliyelerde düzenli olarak Fenerbahçe kravatı taktığı biliniyor.
- Emre Belözoğlu'nun ırkçılıktan ceza almaktan Halit Fahri Gültekin'in oyuyla kurtuldu. Oylamada 3'e 3 eşitlik varken inisiyatif kullanarak ayrımcılık ihlali olmadığı yönünde karar verdi.
5- Zekeriya Alp – MHK Başkanı
- Hakem kökenli olmayan bir isim. MHK’de hakem kökenli olmayan 2 üye bulunabiliyor ancak kurulun başındaki ismin böyle birisi olması tartışmalara yol açtı.
- Ayrıca Telegol’ün ilk dönem yorumcularından(mış).
(Zekeriya Alp'le ilgili olumsuz bir yorum yok yanlış anlaşılmasın, sadece o göreve getirilmesi yanlış)
----------------------------------------------------------------------------
Mehmet Ali Aydınlar'ın bayrağı devrettiği Yıldırım Demirören ve muhteşem ekibi üzerlerine düşen görev için son derece uygun bir takım oluşturmuş durumdalar. Skandal PFDK kararlarının ardından hala adaletin yerini bulmasını umanlar artık gerçekleri görürler umarım. Mütalaasında gerçekleri ortaya koyan tek insanda (Savcı Berk) pasifize edildi. Tabi Fenerbahçe'liler her zamanki gibi "çarpıtma" yöntemiyle lehlerine olan bu durumu da farklı tartışmalara çekmeyi başardılar.
Herşey apaçık ortada, tabi görmek isteyenlere...
Yok abi kimsenin adalet bekledigi yok zaten.Bizim baskan hala kupa diye yaniyor ama bu adamlar bu kurumlarin icinde oldugu surece Fener mahkemede suclu bulunsada,uefa men etsede ceza almaz.Zaten ceza alinmasin diye agir tesebbus,agir sike diye bir kavram yarattilar.Ben en basinda da demistim ithamda bulunulan 19 macindadanda suclu bulunsa bu takim hicbir ceza almaz diye ve oylede olacqk.
fenerliler sike süreci basladigindan beri küme düsürülsün takim diyor, üstelik daha mahkeme bile baslamamisken... feneri küme düsürmek kimin isine yaramaz? yayinci kurulusun... ozaman sucu fenerlilerde yada demirören ve ekibinde aramayin tek suclu feneri düsürmeyen maa ve ekibidir.. ayrica ayni iddianamede trabzonunda adi gecerken nasil olurda trabzon bu kupayi isteyebilir? gecen sezon bi fenerin maclarini izle bide trabzonun maclarini hani ithamda bulunmak istemiyorumda sen bu kadar net konusuyorsun sike yapildi diye elinde hicbir delil yokken mahkeme hala sonuclanmamisken bende diyorumki ac iki takimin maclarinada bak trabzon icin belkide en kolay sezonlardan biri oldu zorlayan 1 tane bile rakip yoktu..
Yahu zaten bende bütün bu sistemden bahsettim sadece Demirören değil.Ayrıca gelip buraya biz küme düşmeyi istedik falan nutukları çekmeyin yönetiminizde dahil herkes göz boyama adına bizi düşürün olmadı biz çekiliriz falan dedi.Ben Fener kesin suçlu demedim suçlu bulunsa DAHİ bir ceza almayacaktır.
Aydı davada yargılandık ama etik kurul raporu,mahkemeden gelen herhangi olumsuz sonuç olmaması,içerde bir kişi bile dahi bizden olmaması vs vs sebeplerle Sadri Şener kupayı istiyor işte.
Doğrudur n rahat sezonlarımızdan birisi oldu ama bu rakiplerin bize karşı direnmemesinden değil.Bizim çok iyi olmamaızdan kaynaklanıyor.Tek tek isimleri saymıyım ama kadromuzda iyi isimler olduğu İstanbul takımlarının balıklama atlamalarından belli, Egemen,Selcuk,Ceyhun,Engin,Umut,Jaja,Golcü Burak bu adamlar bu takımın 11'indeydi.Şimdi hepsi başka takımlarda as Burak harıç oda olacak diye yazdım.
Takımlar bize kolaylık sağlayacak lsa ilk yarı sürünürdük Fnerbahçe gibi ama bizim seson boyu düşmeyen bir çzigimiz,formumuz vardı.Ama ne hikmetse Fener'de ligin 2. yarısından itibaren önlenemez bir yükseliş vardı.Halbuki devre arasında öyle yıldız isimlerde alınmadı aynı adamlarla oynandı.
Yapma Allahini seversen, zorlayan rakip yokmus. Eskisehir macinda bizimkiler rakibi gectiginde Eskisehirli futbolcular bizimkilerin ayaklarina tutunup yerde surukleniyordu.
Galatasaray gelene gidene puanlar veriyorken bizim macta aslan kesilmisti, Arda'nin vurdugu topu Tolga nasil cikarmisti halen gozlerimin onunde.
Besiktasi 10 kisi yendik, Burak'in burnu kirilmisti.
Sozde tesvik verdigimiz Ankaragucunle kendi evimizde bizim kiraladigimiz oyuncunun bize attigi gol ile berabere kaldik.
Manisa,Gencler maclarida kolay kazanilmadi.
@Walter Sakana
Neden bu bir Fenerbahçe davasıdır dediğimizde hayır diyorsunuz ?
Neden bu Fenerbahçe'ye karşı bir harekattır dediğimizde inkar ediyorsunuz ?
Peki böyle olmasına rağmen -en çok merak ettiğim- neden sadece Fenerbahçe ceza alsın istiyorsunuz ?
Sizin gerçekten umduğunuz adaletin yerine gelmesi mi ? Yoksa Başkanınızın yaptığı gibi fırsatçılık peşinde olmak mı ? Aysal:"Onlar ceza alırsa aramızda fark daha da açılır"
...
Onu Ali Koç'a sormak gerek, ama benim sorum tüm Galatasaraylılar için. Siz gerçekten Adaletin yerine gelmesini mi istiyorsunuz yoksa koşulsuz şartsız Fenerbahçe'nin ceza almasını mı ? Eğer gerçekten Adaletse cevabınız neden odak noktanız Fenerbahçe ? Neden her yaşanan olayı Fenerbahçe'ye yordamlıyorsunuz ? Hiç bu soruyu sordunuz mu kendi kendinize.
Fenerbahçe'nin ceza alması, Avrupa'ya gidememesi, hatta küme düşmesi, bu durum Galatasaray için bulunmaz hint kumaşıdır ve bundan yararlanmak en tabii hakkıdır. Bundan yararlanmak için baskı oluşturmak da yapılması gereken iştir. Yoksa "Efendim Fenerbahçe olmazsa Galatasaray olmaz vs" bunlar sadece lafla kalır. Fenerbahçe 2 sezon olmasın Galatasaray bayram eder. Çünkü üst üste gelecek başarılar kulübü şaha kaldırır. Şöyle anlatmak gerekirse,
Gireceğimiz sezonu 10.sezon olarak ele alırsak geriye doğru gidelim.
2011-12 sezonu Şampiyon Galatasaray, Fenerbahçe ile çekişiyor
2010-11 sezonu Şampiyon Fenerbahçe, Trabzonspor ile çekişiyor (GS 8.)
2009-10 sezonu Şampiyon Bursaspor, Fenerbahçe ile çekişiyor (GS 3.)
2008-09 sezonu Şampiyon Beşiktaş, Sivasspor ile çekişiyor (FB 4. GS 5.)
2007-08 sezonu Şampiyon Galatasaray, Fenerbahçe ile çekişiyor
2006-07 sezonu Şampiyon Fenerbahçe, Beşiktaş ile çekişiyor (GS 3.)
2005-06 sezonu Şampiyon Galatasaray, Fenerbahçe ile çekişiyor
2004-05 sezonu Şampiyon Fenerbahçe, Trabzonspor ile çekişiyor (GS 3.)
2003-04 sezonu Şampiyon Fenerbahçe, Trabzonspor ile çekişiyor (GS 6.)
Ayrıca bu süreçte Fenerbahçe Türkiye Kupasını 1 kez kazanıp 4 kere final oynadı, Galatasaray ise 1 kez kazandı. Süper Kupayı Fenerbahçe 2 kez, Galatasaray 1 kez kazandı. Fenerbahçe Şampiyonlar Liginde çeyrek final'e yükseldi, Galatasaray Uefa Avrupa Liginde 4.tur'a yükseldi.
Evet tablo bu, şöyle bir baktığımızda Fenerbahçe, Beşiktaş'ın şampiyon olduğu 2008-09 sezonu hariç, her sene şampiyonluğa oynayan bir takım olmuş. Galatasaray ise bir var bir yok. Bunun sonucunda ne oldu peki ?
Ülke içinde ve Ülke dışında Fenerbahçe'nin popülaritesi arttı. Ekonomisi büyüdü güçlendi. Futbol sayesinde büyüyen ekonomi amatör branşlara aktarıldı ve olaylar patlak vermeden önceki son senede tüm amatör branşlarda şampiyonluk yaşandı.
Tutarsızlık Galatasaray'a ne kaybettirdi. 2000'li yıllardaki popülarite ve ilgi azaldı. Ekonomik sıkıntılar tavan yaptı ve olaylar patlak vermeden önce kulüp tarihinde bir ilk yaşanarak kötü gidiş bir darbe ile sonuçlandı.
Konunun özüne dönelim, Çoğu Galatasaraylının genel olan bu davada sadece Fenerbahçe odaklı çalışmasının sebebi budur. Ünal Aysal boşuna demiyor "Onlar ceza alırsa aramızda fark daha da açılır" diye. Çünkü 3-4 sene üst üste şampiyonluk yarışında olmak ve şampiyonlukları kazanmak Galatasaray'ı eski ihtişamına ulaştırır. Bunu gerçekleştirirken karşında güçlü bir Fenerbahçe görmek yerine durumdan istifade onu yaralı tutabilmek tek gayedir.
İşte sizlerin de dilinizden sürekli Fenerbahçe'yi düşürmemenizin, Yaşanan her olayı Fenerbahçe'ye göre yorumlamanızın sebebi budur.
...