Hayırlı olsun
Ankara'da Ulusal Kanal Ankara Temsilcisi Mustafa Kaya ve kameraman Serkan Bayraktar gözaltına alındılar.
Hayırlı olsun
Ankara'da Ulusal Kanal Ankara Temsilcisi Mustafa Kaya ve kameraman Serkan Bayraktar gözaltına alındılar.
Football is simple,but Football Manager is not
Bilmiyorum yakında çıkar kokusu
Kokusu burda...
http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem...di-h11762.html
Football is simple,but Football Manager is not
Rize'de çok tehlikeli şeyler oluyormuş medya tabi hala uyuyor. Umarım ölü haberleri gelmez. Ölüden öte katliam olma riski dahi var.
"İngiltere'de 2 büyük takım vardır. 1-Liverpool, 2-Liverpool Genç Takımı" Bill Shankly
gezi parkinda yapilmak istenen taksim topcu kislasinin tarihimizde aldigi yeri anlatan kucuk bir ansiklopedik bilgi, bilmeyenler varsa okusunlar. tavsiye ederim.
http://tr.wikipedia.org/wiki/31_Mart_%C4%B0syan%C4%B1
Yargıçlardan Başbakan’a mektup var
’Siz bu halkın barış, özgürlük, güven içinde yaşama ve geleceğe umutla bakma duygularında travmalar ve korkular yarattınız; onun için bardağı taşıran damlalardan birinin...’
"Siz bu halkın barış, özgürlük, güven içinde yaşama ve geleceğe umutla bakma duygularında travmalar ve korkular yarattınız; onun için bardağı taşıran damlalardan birinin, Gezi Parkı’nda kesilen ağaçlar olmasına da çok şaşırmamak gerekir"
Yargıçlar Sendikası, bir basın açıklaması yayınlayarak Başbakan'a göndermelerde bulundu.
Açıklamanın tam metni şu şekilde:
Tarihteki gerici bir ayaklanmanın simgesi olan Taksim Topçu Kışlası’nın yeniden inşaası ve AVM yapımı için, anıtsal yeşil alan olan Taksim Gezi Parkı’nın yeniden düzenlenmesi projesinin gerçekleşmesi yolunda şahsınızın gösterdiği ısrar ve çabalar; İstanbul’da, Ülkenin ve Dünya’nın değişik yerlerinde düzenlenen örneği görülmedik toplantı ve gösterilerle protesto edilmektedir.
Her sınıftan, yaştan, meslekten, kökenden, düşünceden, inançtan insanın ortak irade ve paylaşım duygusu içinde katıldığı bu gösteriler; anlaşılmaz bir hırsla, ölçüsüz şiddet uygulanarak dağıtılmak istenmekte, polis kuvvetlerinin geri çekildiği yerlerde ise daha vahim sonuçlar yaşanması önlenmektedir.
Bu gösterilerde aşırılık gösterip kamu, kurum ve kişilere ait mallara zarar verenlerin eylemleri ise elbette ki kesinlikle onaylanamaz.
Bu toplantı ve gösterilere, toplumun barışçıl ve bugüne kadar tepkisiz kalmış kesimlerinin de yoğun ilgi ve duyarlılık göstermesi, başta siz olmak üzere hepimizi düşündürmelidir.
Tepki ve protestoların bu yoğunluk ve yaygınlıkta yaşanmasının nedenleri, hepimizce sorgulanmalıdır.
Tarihi bir sorumluluğun gereği olarak, biz gördüklerimizi, düşündüklerimizi söyleyelim:
-“İdeolojik, marjinal olmak” gibi sığ söylemlerle, kendinizden farklı düşünenleri ötekileştirip susturmaya çalıştınız.
-“Dinin emrettiğine neden karşı çıkıyorsunuz” türü ifadelerle, herkesin sizinle aynı inanç ve algılara sahip olması mecburiymiş gibi yaklaşım göstererek, başkalarının hukuk ve sosyal yaşam kurallarını kendi inanç referanslarınıza dayandırmayı alışkanlık hâline getirdiniz.
-Kendinizden görmediklerinizin iş, kariyer, özgür ve güvenli yaşam alanlarını gittikçe daralttınız. Parti referansı olmadan taşeron işçisi olmayı bile imkânsız hâle getirdiniz.
-Maksatlı, tek yanlı ağır vergi cezalarıyla; özgürlükçü, çok sesli basını, sesini çıkaramaz, demokratik işlevini yerine getiremez hâle getirdiniz.
-Batık gazeteleri devlet kurumları eliyle yandaşlara devredip iktidarınızın “hık deyicileri” yaptınız.
-Birkaç kadeh veya ne kadar içiyorsa içsin, içki içenleri “ayyaş-alkolik” diye aşağıladınız.
-Alkollü araç kullanmayı kabahatten cürme terfi ettirip hapisle cezalandırma niyetine girdiniz.
-Sigara içerek iyi bir şey yapmayan, ama asıl kendisine zarar verenlere, “gidin zehir odalarında için” diyerek kafes canlısı muamelesi yaptınız.
-Kentsel dönüşüm, imar planı değişimi gibi adlar altında birilerine tatlı rantlar sağlayan, beton yığını sitelerle, plazalarla, AVM’lerle her yeri doldurup fakirlik-zenginlik çelişkisini insanların gözüne gözüne soktunuz.
-5-10 yıl öncesinde hiçbiri yokken şimdi milyon TL’lerini nereye harcayacaklarını şaşırmış, iktidarcı dinsel kimliklerini kartvizit yapan, sonradan görmelerle etrafı doldurdunuz.
-“Başörtülüler dışlanıyor, ötekileştiriliyor” yakınmalarınızı, başı açıkları dışlayarak, ötekileştirerek giderdiniz.
-Devlet okullarında okuyan çoğunluğun çocuklarını, yetersiz kadro, donanım koşullarına, geçim zorluğu çeken öğretmenlerin bıkkınlığına terk ederken, nitelikli eğitim-öğretimi yüksek gelir sahiplerinin ayrıcalığına dönüştürdünüz.
-Artık iktidarınızın, bakanlıklarınızın, belediyelerinizin arzu ve taleplerine aykırı pek az yargı kararı çıkmasına rağmen, Taksim Gezi Parkı’yla ilgili “yürütmeyi durdurma” kararında olduğu gibi aleyhe çıkan tek tük mahkeme kararını bile sindiremeyip “maksatlı” buldunuzu beyan ettiniz; “sonunda yine de bizim dediğimiz olacak” diyerek yargıyı, hukuk devletini hiçe saydınız.
-Adalet Bakanınızın Müsteşarı eliyle oluşturulan yeni HSYK kararlarıyla, yargıyı tepeden tırnağa yeniden dizayn ettiniz; Yargıtay üyeliklerinde, özel görevli mahkemelerde nerdeyse size aykırı gelecek tek bir yargıca, savcıya yer vermediniz.
-Darbe planlarına katıldıkları iddiaları çerçevesinde adları öne sürülenlerden yargılanmadık, tutuklanmadık, en üstten en alt rütbeye kadar asker, bürokrat, akademisyen, gazeteci, sivil bırakmadınız. Kalabalık iddianame sayfalarına rağmen birçoğunun hangi terörist fiilleri işledikleri konusunda kamuoyuna somut bilgi aktarımında bulunmadınız.
-Genelkurmay Başkanı’nın, hükümet aleyhine internet sitelerini yayına sokarak “terörist şiddet yöntemleriyle hükümeti yıkmaya teşebbüs suçundan” özel görevli mahkemede yargılanmakta olmasını sorgulamazken, MİT Müsteşarınız için çok çabuk çözüm ürettiniz.
-Kesin delillere dayalı mahkeme kararıyla, “33 askerin şehit edilmesinin baş sorumlusu olduğu” sabit olan bölücü bir terörist şefinin, başka suçların failleri olan şahısların dahil olduğu kimi gizli tanıkların beyanlarıyla, üst düzey görevler yapmış insanların ağır suçlarla çok kolay suçlanmasına zemin hazırlayan düzenlemeler yaptınız.
-Tarihin en karanlık ve umutsuz günlerinde dahi Vatanın ve Ulusun umudu ve kurtarıcısı olmuş Türk ordusunun binlerce onurlu subayını, bu dava-tutuklama kaosu süreci içinde büyük bir moral, güven yıkımına uğratırken, ayaklar altına alınmış onurlarından başka bir şey düşünemez hâle getirdiniz.
-Halkın hiçbir onayını almadan, şehit yakınlarının ve gazilerin yaralarını yeterince sarmadan, yasal alt yapı oluşturmadan, kendi ordumuzun tutsak komutanlarına göstermediğiniz müsamaha ve anlayışla, bölücü terör örgütüyle müzakereler yaptınız.
-Bu Ülkenin her zaman asli unsuru olmuş milyonlarca Alevinin; “herkesin Sunni kurallara göre inancını yaşaması mecburiymiş” gibi “sapkınlık” olarak aşağılanmasına, hakarete uğramasına onay veren sözler sarf ettiniz.
-Bu aşağılama pervasızlığı üzerine; Alevi akıncıları ve yeniçerileri fetihten fetihe koşturup İmparatorluk topraklarını 2,5 kat büyütürken, diğer yandan 40 bin Alevi Türkmeni katleden bir padişahın adını “en uygunu bu” diyerek 3. Boğaz Köprüsüne vermeye niyetlendiniz.
-“Yasama, yürütme, yargı erklerinin, kendi içlerinde ve birbirlerine karşı ayrı görev ve sorumlulukları olmasını” ifade eden, “Devlette kuvvetler ayrılığı” ilkesini, “herşeye ilk önce ve en son kral karar verir” mantığına dayalı “kuvvetler birliği” ilkesine dönüştürmek isteyerek, “başkanlık despotizmi” tehlikesiyle toplumu son derece kaygılandırdınız.
-TV dizilerinin senaryolarını, oyuncu kıyafetlerini eleştirip baskılayıp değiştirecek, “kaç çocuk sahibi olmaları gerektiğini” söyleyecek kadar her konuya müdahil olarak, insanlarda özgürlüklerinin gırtlağına çöküldüğü duygusu yaratmaya başladınız.
- Kurucu önder Atatürk’ü getirdiği Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş, laik kimlik ve ilkelerini pek benimseyemediniz; Sık sık çıkmaya başlayan mazeretleriniz nedeniyle katılamadığınız Milli bayramları, bayram gibi kutlamamıza da izin vermediniz.
-Kendi savaşımız olmayan Suriye’de çıkan iç savaşta, Meclis kararı bile olmadan “fiili savaş tarafı” oldunuz.
-İleride belki de onbinlerce, yüzbinlerce çocuğumuzun canına mâl olacak, on yıllarca sürecek bir savaşa girmemize heveskâr olarak, geleceğe dair kaygılarımızı artırdınız.
-İktidarınız yenilendikçe, halkınıza daha yüksekten ve uzaktan bakmaya başladınız.
-“Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın” hadisini unuttunuz, eski Yunan tanrıları gibi davranmaya başladınız.
-Ve daha sıralayabileceğimiz pekçok gönül ve umut kırıcı şeyler yaptınız.
Ama siz maalesef bunların tek birini dahi görmediniz, kabul etmediniz.
Sanki, bizler sizin kullarınızmış gibi düşünmeye ve davranmaya başladınız.
Bu halkın düşünce ve iradesi, bir süre önce hararetle alkışladığınız başka ülkelerin meydanlarında toplanan halkların düşünce ve iradelerinden, çok daha demokratiktir, çok daha meşrudur ve çok daha az marjinaldir.
Siz bu halkın barış, özgürlük, güven içinde yaşama ve geleceğe umutla bakma duygularında travmalar ve korkular yarattınız; Onun için bardağı taşıran damlalardan birinin, Gezi Parkı’nda kesilen ağaçlar olmasına da çok şaşırmamak gerekir.
Saygılarımızla..
YARGIÇLAR SENDİKASI
Rize'de cok büyük olalylar var..
çözüm belli yap erken seçim
görelim o zaman bu halk ayaklanmasını
secim yapilacaksa anti demokratik %10 baraji kalkmali.
madem ileri demokrasiden bahsediliyor, icra edilsin (:
@yolcu
zaten o fotoğrafın montaj olduğunu anlamayacak adamla daha fazla kanıtlama tartışması girmem.
"insanı kirleten, ağzına giren değildir. ağzından çıkandır insanı kirleten."
Last edited by Aydin : 06.Haziran.2013 at 00:11
Bence tam başbakanlık bir olay sever böyle gider yapmayı
Last edited by petrol_fb12 : 05.Haziran.2013 at 23:49
Ankara'da Türk bayrağının yakıldığı görüntüleri paylaşan TRT'ye cevap geldi. TRT'nin iki farklı video yayınladığı ve birisinde tarih ve zaman yokken ötekinde var olduğunu Twitter hesaplarından duyuran Redhack, normalde mobese kameralarının çekim yaparken tarih ekleyerek çektiğini, bu haberden sonra yapılan düzenlemeninse insanlardan tepki gelmesinin sonucu olduğunu öne sürdü.
Görüntülerinse 2010 yılındaki bir eylemde kaydedildiği iddia ediliyor.
Redhack TRT'nin sahte haberle insanları provoke etmeye çalıştığını belirtti.
ulusalkanal.com.tr
Direnişi kötülemek için ellerinden geleni yapıyorlar.Halk salak değil neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor.
@_yoLcu_
Hala cevap bekliyorum..
Neyse boşver
Başbakan Erdoğan Tunus'tada ret edilmiş..
"erdoğan'la akşam yemeğine davet edilmiştik ama reddettik zira biz despot ve komplocuların ziyafetine katılmayız"
Last edited by petrol_fb12 : 06.Haziran.2013 at 00:57
Söylenmiş olabilir belki; ama Fas kralı 6. Muhammed, Erdoğan'la görüşmeyi reddetmiş.
Remaining silent in the face of injustice is the same as supporting it.
Öyle yazılmış.Bakalım cıkar kokusu yakında.
O değilde bu AKP'lilerin tamamı ölseler öbür tarafta CHP oyunudur bu diyecekler.. Bazı yorumlara cok gülüyorum
Bir tane böyle mantıklı aklı selim yorum yok.Nasıl Bir KİN nasıl bir NEFRET beslemişler içlerinde anlamıyorum
Akp'nin olayı chp'ye satmaya çalışmasının sebebi, zamanında, savaş dönemi sonrası yaşanan şeylerle şimdiki zamanı karşılaştırarak yani chp'ye sataşarak milletin bam teline dokunmaya çalışan ve bunu iyi başarmasıdır.
her olayı kafadan chp'ye mal ederek oy toplama peşinde. ve maalesef bu olayı hala chp'ye yoranlar var. ne diyim. yazık.
Şuradaki geri vites yeteneğine sahip başbakanımızdan bir geri vites daha bekliyorum ve olayları artık yatıştırmasını diliyorum yarın gelince.
[YOUTUBE="0tXiORcI3KI"]...[/YOUTUBE]
Bugünkü eylemimizde, bizlerle (ÇARŞI TARSUS) karşılıklı olarak Siyah & Beyaz çeken ve yanımıza gelip 'GÜNDOĞDU' marşını söylememizi isteyen çevik kuvvete teşekkürler ve helal olsun.
Ülkede, her iki tarafın da (halk ve polis) provokatif olmadığı nadir yerlerden birisidir burası. Günlerdir küçük olaylar dışında, hiçbir taşkınlık yaşanmadan eylemimizi gerçekleştiriyoruz.
Yürüyüş sırasında yolumuzu değiştirmemizi isteyen ve mekanlarının önünden yürüyüp geçmemize izin vermeyip bizleri caddenin ortasından yürütmek zorunda bırakan 'MADO'ya da sonsuz selamlarımı (!) yolluyorum. Bakalım bu günden sonra kolay kolay müşteri çekebilecek misiniz mekanınıza?
Last edited by footballer33 : 06.Haziran.2013 at 03:30
Geziden şimdi geldim yatağıma başımı koydum ve ipadden yazıyorum istdekiler için söylüyorum iki dk a geziye bi gidin insanları izleyin sonra mesaj yazın.
Benim umudum var, inşallah çok güzel günlere doğru yol alıcaz. Yarın akşam yurda döndüğünde tek yapması gereken ılımlı havayı devam ettirmesi. Krizi fırsata çevirme şansı hala devam ediyor. Buradan herkes kazanarak çıkabilir. Diyalog, saygı, hoşgörü, empati. Çok şey mi isteniyor?
Sözünden dönmez bu saatten sonra..
Dönerse EGOSUNA kibrine yenik düşer..
Bunu içine sinderemez Başbakan..
KİBİR en cok korktuğum şeydir.Kibirli bir insanın EGO'sunu tatmin etmemek için yapmıyacağı şey yoktur.
"EN BÜYÜK DÜŞMAN EN SON BAKACAĞIN YERE SAKLANIR"
Bir Zamanlar Batı'da..
Onu takan olduğunu sanmıyorum.Tehdit Vari acılamalarıda vardu.Başbakan özür dileyip projeden vazgeçerse her şey biter..
Lakin inadım inat derse işte bu %50 muhabbeti ile tam tuz biber.O zaman ülkeyi tam KAOSA götürür
Süpersin ÇOÇUK !
Başbakan bu inadı sürdürürse.Brezilya Dış İşleri bakanı ve Ekonomi bakanında üstün hizmet madalyası alabilir..
![]()
Last edited by petrol_fb12 : 06.Haziran.2013 at 03:42
öyle demese bile 18 yıl öncesinin istanbuluyla 2013'ün istanbulunu bir tutmak akıl karı değil
petrol benden cevap bekliyosun da iddialardan öte bi somut şey getir de cevap vereyim
iddia ediliyor belirtildi görüldü gibi cümlelerle biten haberler getiriyosun
hala 2010a ait olduğuna dair bi kanıt getiremediniz ki
izmirde hala bayan arkadaşlarımız okula rahat gidip gelemiyorlar biz refakat ediyoruz
her fırsatta başötrülülere laf atmalar üçyolda arkadaşımızın başörtüsüne el uzatıldı
otobüste herkesin içinde taciz edilen arkadaşım var
benden nasıl böyle bi zihniyeti hala savunmamı bekliyorsunuz
özgürlük başkalarının özgürlüğüne çirkince el uzatarak mı aranır
iki gün önce hangi özgürlüğünüz kısıtlandı diye sormuştum hala buna da cevap gelmedi
eylemin tek olumlu tarafı artık ak partiden kopma aşamasına gelen bir kısım seçmenini de tekrar ak partiye kazandırdılar. teşekkürler
halk her şeyi görüyor ve sandıkta cevabını verecek![]()
Last edited by sarianet : 06.Haziran.2013 at 04:32
Öyle bir şey okumadım.Okuduğum Öncellikle METRO -DENİZLERE-TÜP GEÇİT yapılması ÖNEM VERİLMESİ sonra 3.Köprüyü yaparız dememiş..
90'lı yıllarda"CİNAYET OLARAK GÖRÜĞÜ AĞAÇ KESİMİNİ" bugun yaptı..
Ayrıca eskiden daha demokratik ülke olduğumuzu gösterir şu fotoraf.Başbakan emir veriyor.Belediye başkanı kabul etmiyor ..
Bir fotoraf vardı bulursa paylaşarım geriye dönük bakarsın.Foruma geldiğin zaman.
Aynı kapalılar bugun İstanbul'da taksim'de çöp toplayıp dualar okuyup dilediğince eğlendi.Tek bir Kadına taciz edilmedi..
İzmir hassas bir şehir hemde cok hassas bir şehir.Başbakanın Gavur İzmir dediği bir şehir..Yani bu durumda otomatik olarak sende bu duruma düşüyorsun.Gavur İzmir'de yaşayan Müslüman halk komuna.Buda "AZINLIK OLARAK GÖSTERMENİ" sağlıyor seni..
Gelelim Özgürlüğe (HİÇ BİR SORUDAN KAÇMAM VE TARTIŞMADAN) (FİKİRLERE SAYGI DUYULDUĞU TAKTİRDE)..(GÖRMEMİŞ OLABİLİRİM)
Ben İnsanların bu kadar konuşmaya korktuğu başka bir dönem görmedim ..(SUS KONUŞMA SENİDE ALIRLAR.)
Aslında cok şey yazdım sonra yazdıklarımın hepsi şu söze uyunca hepsini sildim bunu yazdım.
Kıyamet kopsa o ağaçlar sökülecek ! ..Yani değişen isimler kalan lider oluyor ama Tansu Çiller Döneminde daha demokratik bir Türkiye olduğu kesin...Konuşma özgürlüğü bakımından ..ben 95-99 Çağlayan bir mitinglerini hatırlıyorum 1 milyon kişi giderdi.
Sende bana onun için.TRT veya diğer KANALLARIN arşivlerini açması lazım. Oda bugün ülkeme bakıyorum biraz zor.
18 Yıl önce ile tutmak tabiki akıl karı değil.Yanlız Gelişmiş ülkelerinin evlerine bakıyorum.En az 30 metre yeşil alanı var.
Last edited by petrol_fb12 : 06.Haziran.2013 at 04:41