-
Kaybettiğimize değil, ama bu şekilde kaybettiğimize çok içerledim. Uyuta uyuta yendiler bizi. Bir defa öne geçtiler ve kazandılar. Bu şekilde kaybetmek çok acı...
Hakemler filan... Hepsini konuşulacaktır; konuşulması gerekir. Ama Spajia'nın göstere göstere, uyuta uyuta gelen Efes'e karşı maç sonu tercihlerini hiç ama hiç beğenmedim. Oyunun son bölümünde bu dakikaları seven dört faullü Emir Preldzic dururken, o dakikaya kadar hiçbir şey yapmayan, yapabileceği şeyleri yapmaktan çekinen, oldukça silik ve tutuk bir gününde ve yine dört faullü olan "soğuk" Marko Tomas'ı tercih etmesi kabullenilir şey değil... Faul hakkımızın dolmadığı dakikalarda kullanması gerektiği Vidmar'ı, faul hakkımız dolmuşken ve hücumda tıkanmışken sahaya sürüyor; Vidmar hücumda kaçırıyor ve akabinde rakoçeviç'e faul yapıyor, ki onun en kolay yaptığı şey faul... O serbest atışlarla kaybediyoruz. Halbuki periyot başı sert Vidmar'la başla; o dakikalarda Oğuz'u al... 1.8 saniye gayet iyi bir süre olmasına rağmen nasıl bir set çizmiş anlayamadım; niye kimse çember altına girmedi, niye o tür oyunları çok seven Emir orada olsun sahaya sürülmedi.
Üçüncü senedir üst üste Cumhurbaşkanlığı Kupasını kaybediyoruz. Artık Futbolda nasıl Türkiye Kupasından umudumu kestiysem ve kendime yasak koyduysam, sanırım aynı kararı basketbolda Cumhurbaşkanlığı Kupası içinde alabilirim. Yazık... Hem bayanlarda, hem erkeklerde toplamda oynadığımız son beş Cumhurbaşkanlığı Kupasını kaybettik. ama dediğim gibi bu şekilde kaybetmek çok üzüyor. Normal şartlarda kat kat daha kaliteli olduğumuz, en az 15-20 sayı farkla yeneceğimiz, 10 maç yapsak en az 7'sini kazanacağımız son yılların en zayıf Efes'ine göstere göstere maçı verdik. Kabul edelim ki, koç kriz anlarını hiç ama hiç iyi yönetemedi.
Maçın kırılma anlarını aklımda kaldığı kadarıyla özetlersem;
-3.periyotta serbest atışlara 1/6 ile başlamamız ve yanlış saymadıysam periyodu 4/10 yüzdeyle tamamlamamız... Farkın 2 sayıya indiği periyottur. Ben bu periyodu 4/10 saydım ama daha da düşük olabilir. Serbest atış krizi...
-Lavrinoviç ve Oğuz sahadayken efes'e hücum ribauntları vermemiz...
-16 sayı öndeyken (3.periyodun ilk dakikaları) kaçırdığımız boş bir üçlük... Devamında sayı yedik.
-Aynı pozisyonun devamında 14 sayı öndeyken kaçırdığımız boş bir üçlük... Devamında sayı yedik.
-Doping Kerem'in kritik üçlüğü... doping Kerem'in kritik orta mesafesi...
-Tunçeri'nin ilk yarının bitimi attığı ve soyunma odasına giderken onları morallendiren üçlük...
-Maçın bitimine iki dakika kala, skor eşitken hücumda topun Vidmar'la buluşması... Vidmar'ın takım geriye koşarken boş atıştan sonra Rakoçeviç'e faul yapması...
-Emir'e çalınan ve faul hakkımızı erken doldurduğu gibi bir hızlı hücumumuza mani olan saçma ve saçmadanda öte skandal olan 4. faul...
-Emir'in yerine soğuk ve bugün takımın ritminin tamamen dışında ve kötü bir gününde olan Marko Tomas'ın oyuna girmesi ve kritik bir hücumda çok kötü bir turnike kaçırması...
-Ukiç'in kritik saniyeler kala penetre etmek yerine orta mesafe şut denemesi, kısa düştü.
-son periyot 2 sayıya inen farkı yeniden 11'e çıkardıktan sonra bir şut kaçırıp devamında çok kısa zamanda 7-0'lık bir seri yememiz... Koç bu dakikaları sadece seyretti.
-Özellikle Kinsey'in kayıp kayıp düşmeleri, şaşkınca top kayıpları...
Bunların her biri "kelebek etkisi" yaptı, hatta bazıları deprem...
Sanırım koç oyuncuları henüz yeterince tanımıyor. Biz Emir'in ne kadar pişkin, -olumlu anlamda- arsız bir oyuncu olduğunu, 10 tane kaçırsa bile bu dakikalarda eli titremeden şut soktuğunu, gencecik yaşına rağmen son dakikaları en iyi oynayan oyuncumuz olduğunu bilmiyor. Ona güvenmedi, gitti son dakikalarda Marko Tomas'ı aldı. Emir'i tanısa, mesela geçen yıl Efes'e 20 sayıdan geldiğimiz bir maç var, onu bilse... Kesinlikle kullanırdı. Büyük bir koç hatasıydı.
Bir tercih hatasıda kolay faul alan Vidmar'ın faul hakkımızın dolduğu ve üstelik hücumda tıkandığımız dakikalarda süre almasıydı. Halbuki Vidmar'ı faul hakkımız dolmamışken, periyot başlarında sürmeli, sertliğinden fayalanmalı, yıpranan rakip uzunlara karşıda Oğuz'u periyot sonlarında kullanmalı... Gördük; en kritik yerde top Vidmar'la buluştu.
Koç maç sonunu çok kötü yönetti. Acaba takımı ve oyuncuların potansiyelini yeterince tanımadığı için mi?
Bütün bu üzüntü ve keşmekeş içinde sevindirici olan şu: efes bizi ancak böyle yenebilirdi. Uyutarak... Normal şartlarda Efes'ten üç gömlek daha üstün olduğumuzu ve uzun bir seride şu Efes kadrosunun şu Fenerbahçe kadrosundan taş çatlasın iki maçtan fazlasını alamayacağını gördük. Yeter ki yönetim taraftara efelendiği kadar inadına inadına Fenerbahçe maçlarını Zafer Yılmaz ve Engin Kennerman gibi hakemlere ısmarlayan zihniyete de diklenebilsin.
Mesaj Yetkileri
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
-
Forum Rules