Öncelikle takip ettiğin için teşekkürler Sinyor Cultr23.

Sorularına gelince; 1-Kaleci mevkisinde sıkıntı çektiğim doğru ama bunun nedeni kalecimin çok genç olmasıdır.Henüz 19 yaşında Seria gibi bir ligde kaleye geçmek kolay değildir bu sezon ondan iyi bir performans bekliyorum.Ama şunu da ekliyeyim kale mevkisini alternatifler alındı.

2-Taktiksel anlamda bir değişiklik düşünmüyorum çünkü sistemi oturtmak neredeyse 1 sezonumu aldı.O yüzden herhangi bir değişiklik yapmıyacağım taktikte.Zaten bizde önemli olan oyuncuya göre sistem oluşturmak değil sisteme uyacak oyuncular almaktır


Evet arkadaşlar gelelim yeni sezona.Bu sezon takımımızda önemli değişiklikler oldu.Transferleri tamamlayınca buraya ekliyeceğim.Sezon öncesi hazırlık kampı bizim için çok önemliydi.İyi rakiplerle hazırlık maçları oynayıp yeni sezona hazırlanacaktık.Bu sezon çok önemliydi çünkü İnter-Toto'da oynayacaktık.Hedefimiz ordan UEFA Kupasına Katılmaktı.

İlk hazırlık maçımız Belçika'nın güçlü takımlarından Anderlecht.Çok üstün oynadığımız bir maçtı.Kampın 5.gününde böyle bir futbol açıkçası bana umut verdi.




İkinci hazırlık maçımız ise Celta Vigo ile.Celta Vigo'da bana göre İspanya'nın Parma'sı durumunda bir zamanlar çok iyiydi.Ama tabi Parma ile başa çıkmak kolay değil sezon hazırlıkları muhteşem gidiyordu çünkü.




Sıradaki rakip ise Daum'lu Köln'dü.Tekrar Bundesliga'ya döndüler ve iddalıydılar.Ama biz Çok formdaydık.




Ve geldi sıra hazırlık maçlarının en zoruna Hollanda şampiyonu PSV.Başa baş geçen bir maçtı ve berabere bitti.




Bizim için asıl önemli maçlar başlamıştı.İnter-Toto'da kuralar çekildi ve rakibimiz Maccabi Haifa oldu.İsraillilere hiç affım yoktu ve ezmeliydik onları.İlk yarı çok iyi oynadık ama 2.yarı yorgunluk nedeniyle oyundan düştük ama maçıda aldık.




Rövanşın ise önemi kalmamıştı çünkü Haifa bizim sikletimiz değildi.Maç bitsede gitsek havasındaydık yinede 1-0 aldık.




Artık hazırlıkları tamamlamıştık.İyi bir hazırlık döneminden sonra lige hazırdık ve hedefimiz ilk 5'ti.İşte şampiyonluk için oranlar.




İşte sıra geldi transferlere.Aaritalo'ya gelen teklifleri geçen sezon ara ara yazmıştı.Aslında satmak istemiyordum ama kendiside gitmek isteyince yapcak bişey kalmamıştı.Newcastle'den 20 milyon $ teklif geldi ben 30 milton $ istedim kabul etmediler.Lyon ve Zaragoza'da bu parayı vermeyi kabul etmedi.Son teklif Bolton'dandı ve teklifimi kabul ettiler ve Aaritalo 30 miyon $'a Bolton'a transfer oldu.Bende haftada 4500$ alan adam orda 135000$'a imzalamıştı.Sonrasında ise zaten performansını beğenmediğim Gasbarroni'yi Fiorentina'ya 16 milyon $'a sattık.Bu 46 Milyon $ bizim için müthiş bir paraydı.İşte transferler:




İşte ideal 11'im.




İşte takımı finansal açıdan rahatlatan Aaritalo.




Bu sezonki kadromuz...




Nasıl oldu anlamadım ama Haifa'yı eledikten sonra UEFA Cup'a katıldık.Gruplara kalmak için rakibimiz ise Avusturya'nın Mattesburg takımıydı.Sahanın tek hakimiydik şanssız bir gol yedik ama kazanmasınıda bildik.




Rövanştada rakibe şans tanımadık ve Mattesburg'u eledik.




Vee Seria A başladı.Rakibimiz ise Seria A'nın en büyüğü İnter'di.Ama bizde çok formdaydık geçen seneki Parma yoktu karşılarında...




İkinci hafta rakibimiz Reggina'ydı.Çok iyi oynamıştık ama malesef golü bir türlü bulamadık.




Livorno ise bize ters gelen bir takımdı kazanmak istiyorduk.Ortada geçen bir maçtı zor da olsa kazanmasını bildik.




Mattesburg'dan sonra gruplar için son rakibimiz Danimarka'nın OB takımıydı.Bize rakip olamazlardı çok ağır basıyorduk karşılarında ve rahat bir maçtı.2-0 ile geçtik deplasmanda.




Gerçekten sezona çok iyi başlamıştık hem Avrupa'da hemde ligde iyi gidiyorduk.Atalanta'yıda geçerken fazla zorlanmadık.




Empoli deplasmanında ise beklemediğim bir şekilde çok kötü oynadık ve beraberlik bu futbola göre geyet iyi bir sonuçtu.




Ve yine başımın belası Fiorentina.Bu takıma karşı bir türlü şansım tutmuyor.




UEFA için son engeldi OB rövanşı.Zaten deplasmanda kazanmıştık evimizdede rahat bir maç çıkardık ve artık UEFA'daydık.




UEFA Cup'ta rakiplerimiz belli oldu.İşte rakipler




Bu arada Real Madrid'in serbest bıraktığı Guti'yi Hamburg'un elinden zor da olsa kaptık.




Aaritalo'dan sonra sol kanatta bariz bir sıkıntı içerisindeydik.Oynayabilecek herkesi denedim ama bir türlü olmuyordu.En sonunda paraya kıydım ve Atletic Bilbao'nun kaptanı Francesco Javier Yeste'yi kadroya kattım devre arasında takıma katılacak.





Rakip bu sefer Torino'ydu.Onlarda lige çok iyi bir başlangıç yapmışlardı ama o gün sahada öyle bir Parma vardı ki kim olsa karşısında farketmezdi...




Rakibimiz Bologna lige yeni yükselmişti.Açıkçası küçümsemiştim rahat geçer diye düşünmüştüm ama ecel terleri döktük.Guti son dk'da kurtardı bizi.Budan'ın sakat olduğu için oynamadığı maçta gol yollarında çok zorlandık...




Sampdoria güçlü bir ekipti.Budan'sız çıktığımız ikinci maçtada gol yollarında çok zorlandık.Yine 90'da bulduğumuz golle kazanmasını bildik.2 haftadır 90'da gülüyoruz...




İki haftadır aldığımız şanslı puanlarla ligde iyi gidiyorduk ama Budan yokken takım gol atmayı bırakın pozisyona zor giriyorduk.Bu sefer rakip Milan'dı ve hakeminde büyük katkıları ile rahat bir maç çıkardılar.




Aldığımız Milan yenilgisinden sonra Udinese ile oynayacaktık.Budan dönmüştü ama bu seferde Falcone ve Gilberto yoktu.Ama beklemediğim şekilde rahat bir maç çıkardık.Bu seferde Motta'yı kaybettik.




Uzun bir aradan sonra UEFA'da maça çıkacaktık.Kobenhavn ile kendi sahamızda oynacağımız maçı açıkçası kazanacağımızı düşünüyordum.Ama yanıldım kötü bir gündeyik.




Kobenhavn maçı moralleri bozmuştu ve malesef Napoli'ye de kaybettik.




Everton maçı bizim için bir dönüm noktası olacaktı.Ya kazanıp belimizi doğrultacaktık.Ya da kaybedip düşüşe devam edecek belkide dibe vuracaktık.Ama sahada çok kötü bir Everton harika bir Parma vardı.




Everton maçının morali ile Palermo maçını kazanacağımız düşünüyorduk.Çokta iyi oynadık ama erken gelen golleri çıkaramayınca üstüne bide 10 kişi kalınca kaybettik.




Kötü gidiş sürüyordu.Çok iyi giriş yaptığımız sezona çok kötü bir şekilde devam ediyorduk.Shaktar tam bir Lucescu takımıydı.Kapandılar kapandılar bir kontrada golü atıp kazandılar.




Takımda sinirler iyice gerilmeye başlamıştı.Treviso beraberliği ile bu gerginlik tavan yaptı.Kötü oyun ve sonucunda beraberlik.Soyunma odasında ise fırçalamadığım oyuncu kalmamıştı.Basında artık iyice üstüme gelmeye başlamış yerime ise adaylar gösteriyordu.Artık bir onur mücadelesine dönmüştü bu iş.




Ama ne yapsam olmuyordu.Bu seferde İtalya Kupası'nda Sampdoria'ya kaybetmiştik.Tarafrarlarda ikiye bölünmüştü.İstifamı isteyenler ve destek verenler olarak.




Artık benim için kader maçıydı.Son sıradaydı Brescia ve bunada kaybedersem kovulacağımı hissediyordum.Çok gergin bir havada geçti maç ve nihayet haftalar sonra kazanmasını bildik.




Haftalar sonra gelen galibiyetten sonra morallerimiz yerine gelmiş ve UEFA'da ki kader maçımıza çok iyi hazırlanmıştık.Ve o gün gerçektende günümüzdeydik.