Tabi şu da var, röportajı çekici kılmak için etkili başlık şart, milli takım hakkında söyledikleri şöyle;
Milli takım antrenörlüğü için bir ara adınız geçer gibi oldu...
Yok, geçmiyor vallahi. Neden geçmiyor onu da anlamış değilim. Ben Milli Takım’ın teknik direktörlüğüne kendimi fazlasıyla yeterli buluyor ve çok da başarılı olacağıma inanıyorum. Ben Türkiye için fırsat olduğumu düşünüyorum ama bunu görmüyorlarsa yapacak bir şey yok. Bu konuyu gündeme de getirmiyorum. Ama Mahmut (Özgener) Başkan’la görüştüm ve alacakları teknik direktör için “Ekip yabancı olacak” dediler. Bir kompleksim de yok, gelirse de elimizden ne geliyorsa yardımcı oluruz. Milli Takım’ın hocası olma beklentim yok onu söyleyeyim. Fakat Türkiye’de bu işin birkaç isim üzerine yoğunlaşması da Türk futbolu adına doğru değil. Mesela Yılmaz Vural’ın bir demeci var, “Fatih Terim, Şenol Güneş, Ersun Yanal, sıra bende.” Dört yerli hoca var, dördüncü benim diyor sanki bu hoş değil. Ertuğrul da (Sağlam) Tolunay da (Kafkas) bu görevi başarıyla yapabilir.
Okumadan başlığa bakıp, hüküm giydirmeyelim yani.
