Eğer futbolda şampiyon olsaydık; bütün camia "beşte beş" yapmak için basketbol takımının etrafında kenetlenip müthiş bir sinerji oluşturacaktı... Basketbol takımındaki oyuncularımızda "şampiyonluk yaşamayan tek branş" damgasından kurtulmak için extra motive olacaklardı... Bu şartlar altında; yani "hedef, takım sporlarında BEŞTE BEŞ" sloganıyla inanıyorum ki, Efes'e vurup geçecek, tahminime göre 4-1'le, en kötü ihtimal 4-2 ile seriyi bitirecektik...

Şu durumda dengeler öyle değişti ki... Ama ben koç ve menejer kadrosunu ne kadar eleştirirsem eleştireyim; oyuncularımızın yeteneğine, kişiliğine inanıyor, onların potansiyelini, ne kadar kazanmaya aç basketbolcular olduklarını çok iyi biliyorum...

Bilmiyorum; taraftar ne kadar destek verecek?.. Kulübün şu geldiği noktada yönetimle takım arasında ne kadar bütünleşme sağlanacak? Takım ne kadar kendini şu kaos ortamının dışında tutup finale odaklayabilecek?.. Yani futbolun karamsar havası bu branşa da bulaşabilir... Tersi de olabilir...

Yine de ben basketbolcularımızı çok seviyor, kazansalar kaybetseler ellerinden geleni yapacaklarına sonuna kadar inanıyorum... Onları her daim futbol takımına yönelik eleştirilerimden muaf tutuyorum... Bu final serisinde de çubuklunun hakkını vereceklerdir... Potansiyellerini sergiledikleri takdirde Efes bu takımı dört defa yenemez... Efes harika bir takım ama yaşadığımız onca soruna, Ömer Aşık ve Griçek'le yolların ayrılmasına rağmen biz bir derece daha kaliteli takımız...

Seri adına boyalı bölge savunması çok mühim... Kim orayı ele geçirirse bir adım öne geçer... Oğuz ve Semih vites yükseltmek zorunda... (Geçen yıl tanjeviç seri boyunca Oğuz'u kenarda unutmasaydı yine şampiyonduk...)

Bizim adımıza diğer kritik nokta; Roko Ukiç'in sahada ne kadar kalacağı... Bence rotasyondan muaf tutulup en az 32-33 dakika sahada kalmalı... Penetre edebilen tek gerçek oyun kurucumuz...

Emir egosunu dizginleyebilir ve tercihlerini doğru yapar, "esas oğlanlığa" soyunmazsa eşleşme problemi oluşturup, Efes'in başını epey ağrıtabilir... Point garddan power forwete kadar dört pozisyonda birden verim alınabiliyor ve bu büyük avantaj... Ama bazen acele ve saçma tercihlerle bir çuval inciri berbat ediyor... Mirsad'da böyledir ama final serisinde daha takım için ve dengeli oynayacaktır; buna eminim...

Ömer Onan'ın Rakoçeviç ile Efes arasındaki irtibatı koparacak ve Rakoçeviç'i bire bir oynamaya mecbur edecek bir savunma yapması lazım... Şu durumda Ömer Onan'da kritik ve fazla süre alması gereken isimlerden... Lynn Greer'i ilk defa banvit serisinde bu kadar takımla uyumlu ve yeri gelince sorumluluk alırken gördüm... Umarım bu olumlu gelişme final serisinde artarak devam eder... İşler tıkandığında onun üreteceği extra sayılara da çok iş düşecek... Kinsey şut yüzdesinde son haftalarda bir tutukluk yaşıyor ama özellikle baskılı savunmamız ve kısalardan gelecek ribaunt katkısı adına çok önemli...

Kim daha sert, sabırlı ve boyalı bölgeyi iyi kullanırsa o şampiyon olur... Niye biz olmayalım? Bizim oyuncularımız onlardan daha kaliteli...