Sen takımından memnunsan böyle devam et.
Vaslui'yi evinde yenemiyorsun, 10 kişi kalmış G.Saray seni EZİYOR. Yine 10 kişi kalmış Elazığspor'u yenemiyorsun, ilk yarı şutun bile yok. Vaslui karşısında ilk maçta pozisyona bile giremedin.
Milyon dolarlar harcayıp takım kuruyorsun. Oynadığın futbola bak. Her maç iyi oynarsın da şansın yaver gitmez gol atamazsın, eyvallah ama her maç rezil bir futbol ortaya koyuyorsun.
İyi günde kötü günde takıma destek olma ayrı bir şey. Takım geçen sene kötü gündeydi, herkes desteğini verdi ama bugün takım iyi günde. Kötü gün gelsin, yine destek olmasını biliriz.
Geçen sene yarım puanla şampiyonluk kaçtı, sonra geçmişe dönüp "Ah şu maçta puan kaybetmeseydik" deniliyor. Elazığspor maçında kaçan 2 puan ligin son haftalarında aranacak. Sen baştan kaybedersen son haftalara geldiğin zaman puan hesabı yaparsın.
Şu an ligdeki rakibimiz G.Saray olduğuna göre onunla kıyaslamamız normal. G.Saray bu ligin açık ara en iyi takımı. Bunu kadro olarak değil, OYNANAN FUTBOL olarak söylüyorum. G.Saray'ın orta sahası sadece bize göre çok iyi (Selçuk-Melo farkı). Diğer mevkiilerimiz onlarla eşdeğer veya daha iyidir. Ama oynanan futbola bak, G.Saray bambaşka bir top oynuyor. FATİH HOCA, risk de alıyor, yerinde değişiklikler de yapıyor, bir şekilde istediği sonucu elde ediyor; bizim hocamız gol yenilince değişiklik yapıyor (bkz. Elazığspor maçı). Maçın bitmesine 3 dakika kala Caner'i alıyor dün, Krasic'i hep 15 dk kala oyuna sokuyor. Ben bu kadar berbat bir teknik direktörü bu kadroya yakıştıramıyorum. Kocaman'ın karakteri, efendiliği, kişiliği ile teknik becerisini ayrı tutmak lazım. Duygusal değil, mantıklı düşünmek lazım. Duygusal olmak gerekirse ben Kocaman'ın seneler boyu takımda kalmasını isterim ama mantığım buna izin vermiyor.


