Aslına bakarsanız, basın mensupları tarafından yöneltilen soruları kendi lehinize kullanabilirsiniz. Söylediğiniz her şeyin geri tepeceğini düşünmeyin. İlla ki geri teptiği zamanlar da olabilir ama bu birçok faktöre bağlı. Örneğin; Barcelona gibi büyük bir takımı yönettiğinizi varsayalım. Bir sonraki maçınızda Almeria gibi nispeten zayıf bir takımla karşılaşıyorsunuz. Maç öncesindeki basın toplantılarında "Onları ezer geçeriz" diyerek takımınıza gaz verebileceğiniz gibi, Almeria oyuncularını da daha iyi oynamalarına da sebep olabilirsiniz.
Çok kesin bir dille konuşmanın bazen geri teptiğine ben de şahit oldum. Böyle olması oyuna da gerçekçilik katıyor bana sorarsanız. Tabii ben "alayına gider" yapmaya devam ediyorum. Örnek verecek olursam son oynadığım Real Madrid karşılaşması. Maç öncesinde çok net hatırlıyorum "Real Madrid'i yeneceğiz" tarzında yorumlar yaptığımı. Hatta basın mensupları da benimle hafiften dalga geçmişlerdi iki kulübün arasındaki itibar farkından dolayı. Söylediklerine pişman ettim onları. İşte sonuç:
O yüzden sizlere naçizane tavsiyem basın toplantılarını asistanınıza bırakmayıp, hepsine katılmanız ve her soruya takımınızın durumunu göz önünde bulundurup cevap vermeniz. Bazen, mesela iyi bir form grafiği yakaladığınızda, kendinizden emin konuşabilir, bazen de daha çekimser cevaplar verebilirsiniz. İyi oyunlar.


Alıntılı Yanıtla